Milas Devlet Hastanesi’nde yaşanan doktor ve yönetici kayıpları artık sıradan bir “tayin” meselesi olmaktan çıktı. Şimdi de uzun yıllardır hastaneye emek veren kıymetli Başhekim Şefik Asmalı ve birçok doktorun yaklaşık bir ay sonra görevlerinden ayrılacağı konuşuluyor.
Bu tabloya sadece “giden gider” mantığıyla bakamayız. Çünkü mesele birkaç kişinin ayrılması değil; mesele Milas’ın sağlık yükünü taşıyan bir sistemin yavaş yavaş zayıflamasıdır.
Milas bugün sıradan bir ilçe değil. Yaz aylarında nüfusu katlanan, turizm, tarım ve sanayinin aynı anda yük bindirdiği dev bir coğrafyadan söz ediyoruz. Acil servis yoğunluğu yüksek, çevre mahalle ve kırsaldan sürekli hasta alan bir hastanede yaşanan bu erozyon, geleceğe dair ciddi soru işaretleri doğuruyor.
Peki neden sürekli doktor kaybediyoruz?
Sorunun temelinde sadece maaş ya da tayin meselesi yok. Türkiye’nin birçok bölgesinde olduğu gibi Milas’ta da sağlık çalışanlarının karşı karşıya kaldığı bazı temel problemler var:
Artan hasta yoğunluğu
Yetersiz personel desteği
Tükenmişlik sendromu
Barınma ve yaşam maliyetleri
Güvenlik ve çalışma şartları
Uzun nöbet sistemleri
Uzman doktorların büyük şehirleri tercih etmesi
İdari ve bürokratik baskılar
Bir doktorun ya da yöneticinin ayrılması sadece bir kişinin eksilmesi değildir. Arkasında binlerce hastanın randevu sürecinin uzaması, poliklinik yoğunluğunun artması ve sağlık hizmetinin yavaşlaması anlamına gelir.
Bugün Milas’ta vatandaşın en çok şikâyet ettiği konuların başında zaten MHRS randevu bulamamak, uzun bekleme süreleri ve yoğunluk geliyor. Eğer bu gidişat durdurulamazsa yarın çok daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalabiliriz.
Asıl soru şu;
Muğla İl Sağlık Müdürlüğü’nün elini bağlayan nedir?
Sağlık Bakanlığı neden daha güçlü şekilde devreye girmiyor?
Milas gibi stratejik bir ilçeye neden kalıcı çözümler üretilmiyor?
Çünkü artık geçici görevlendirmelerle, günü kurtaran çözümlerle bu yük taşınamıyor.
Milas’ın ihtiyacı olan şey;
Kalıcı uzman doktor kadroları
Güçlü teşvik sistemi
Sağlık çalışanları için lojman ve yaşam desteği
Yeni personel planlaması
Hastane kapasitesinin artırılması
Modern ekipman yatırımları
Çalışan memnuniyetini önceleyen yönetim anlayışı
Bir gerçek daha var ki onu da açık konuşmak gerekiyor:
Bir şehir, kendi hastanesine sahip çıkmazsa zamanla sağlık hizmetini kaybetmeye başlar.
Bu yüzden mesele sadece yöneticilerin ya da siyasetin değil; aynı zamanda toplumun da meselesidir.
Milas halkı artık sessiz kalmamalı.
Vatandaş ne yapabilir?
cimer.gov.tr üzerinden resmi başvuru yapabilir.
sabim.saglik.gov.tr üzerinden taleplerini iletebilir.
Muğla İl Sağlık Müdürlüğü’ne dilekçe verebilir.
Yerel yöneticilere ve milletvekillerine kamuoyu baskısı oluşturabilir.
Sosyal medyada organize ve seviyeli şekilde ses yükseltebilir.
Hastane için siyasi ayrım yapmadan ortak kamuoyu oluşturabilir.
Çünkü sağlık siyaset üstü bir meseledir.
Bugün susarsak yarın bir MR için aylarca sıra beklemek, bir uzman doktora ulaşamamak, başka ilçelere sevk edilmek zorunda kalabiliriz.
Milas büyüyor.
Ama sağlık altyapısı aynı hızla güçlenmiyorsa bu büyüme avantaj değil, risk üretir.
Bugün ayrılan her doktor, aslında Milas’ın sağlık gücünden eksilen bir parçadır.
Ve artık herkes aynı soruyu sormalıdır:
Milas Devlet Hastanesi’nde bu erozyon daha ne kadar devam edecek?

