Ahmet Özger
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. DEPREMLE YAŞAMAK – BÖLÜM 3

DEPREMLE YAŞAMAK – BÖLÜM 3

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

DENETİM VE ZEMİN: GÖRÜNMEYEN TEHLİKENİN İKİ YÜZÜ

Milas’ta inşaat sektörü büyüyor. Yeni binalar yükseliyor, mahalleler genişliyor, şehir adeta yeniden kuruluyor. Ama bu büyümenin ortasında cevabı hala net olmayan iki kritik soru var; Bu binalar gerçekten güvenli mi? Ve bu şehir, üzerinde yükseldiği zemini gerçekten tanıyor mu?

Çünkü bir şehrin deprem karşısındaki kaderini belirleyen iki temel unsur vardır.!! Denetim ve zemin. Biri görünür, diğeri görünmez. Ama ihmal edildiğinde ikisi de aynı sonucu doğurur. Felaket.

KAĞIT ÜZERİNDEKİ GÜVENLİK Mİ, GERÇEK GÜVENLİK Mİ?

Bir binanın güvenli olması sadece kullanılan betonla, demirle ya da çizilen mühendislik hesaplarıyla ölçülmez. Gerçek güvenlik, o projenin sahada nasıl uygulandığıyla belirlenir.

Dünyada bunun en net örneklerinden biri Japonya. Japonya’da bir bina yapılırken süreç sadece projeyle başlamaz, denetimle başlar.! Her proje bağımsız uzmanlar tarafından incelenir. Sahada uygulama, projeyle birebir karşılaştırılır. En küçük hata bile kayıt altına alınır. Ve en önemlisi; Her hatanın bir sorumlusu vardır. Sonuç?

Binalar sadece yönetmeliğe uygun değil, gerçekten hayatta kalacak şekilde inşa edilir.

MİLAS’TA DENETİM GERÇEĞİ

Peki Milas’ta durum ne? Ne yazık ki birçok projede denetim; Kağıt üzerinde kalıyor, imzayla tamamlanıyor, sahada yeterince kontrol edilmiyor.

Mühendis imza atıyor, ama uygulama bire bir denetlenmiyor.

Müteahhit sorumluluk alıyor gibi görünüyor, ama hata olduğunda çoğu zaman sonuç değişmiyor.

Şimdi soralım; Kaç şantiyede beton kalitesi gerçekten test ediliyor?

Kaç projede demir donatı ölçüleri bire bir kontrol ediliyor?

Kaç denetçi “formaliteden” çıkıp gerçekten sahayı inceliyor?

Cevaplar ne yazık ki tatmin edici değil.

Ve her eksik kontrol, aslında gelecekte oluşabilecek bir enkazın temelini atıyor.

GÖRÜNMEYEN GERÇEK: ZEMİN

Denetim eksikliği kadar tehlikeli bir başka konu daha var; Zemin gerçeği.

Milas’ın özellikle ova ve çevresindeki bölgeleri, alüvyon zemin yapısına sahip.

Bu şu anlama gelir; Taşıma kapasitesi sınırlı, deprem anında sıvılaşma riski yüksek,

Yani şu gerçek çok net; Zemin yanlışsa, bina ne kadar sağlam olursa olsun risk devam eder.!!

Ama ne yazık ki; Zemin etütleri çoğu zaman formalite olarak yapılıyor.!

Raporlar hazırlanıyor ama uygulamaya tam yansımıyor.!

Kağıt üzerindeki hesaplar sahada birebir karşılık bulmuyor.!

Sonuç?

Güzel görünen ama zeminle uyumsuz binalar.

Ve bu binalar, sessizce bekleyen birer risk haline geliyor.

ZEMİNİN KONUŞTUĞU ÜLKELER

Yine Japonya örneğine dönelim.

Orada şehir planlaması şöyle işler; Önce zemin analiz edilir, riskler haritalanır, kat sayısı zemine göre belirlenir.

Temel sistemi zemine göre seçilir.

Yani Japonya’da; Bina zemine uyar.

Bizde ise çoğu zaman ise zemin binaya uydurulmaya çalışılır.

Bu yaklaşım farkı, deprem anında hayatla ölüm arasındaki farkı belirler.

DİKEY BÜYÜME, DERİN RİSK

Milas’ta artan yapılaşma sadece sayısal bir büyüme değil.

Aynı zamanda yanlış bir yönelim riski taşıyor.

Plansız dikeyleşme gibi; Zemine ekstra yük bindirir, altyapıyı zorlar, mahalle dokusunu bozar, riskleri katlayarak büyütür.

Oysa güvenli şehirler ise; İnsana uygun, zemine saygılı ve planlı şehirlerdir.

ÇÖZÜM NET: DENETİM + ZEMİN ODAKLI PLANLAMA

Milas için yapılması gerekenler aslında çok açık;

  1. Denetim Sistemi Gerçek Anlamda Bağımsız Olmalı

Denetim, formalite değil; hayat koruyan bir mekanizma olmalı. Hiçbir çıkar ilişkisi, hiçbir baskı denetimi etkilememeli.

  1. Saha Uygulaması Birebir Kontrol Edilmeli

Projeler sadece çizilmemeli, sahada aynen uygulanmalı.

  1. Zemin Risk Haritaları Oluşturulmalı

Her mahalle için detaylı analiz yapılmalı ve halka açık olmalı.

  1. Kat Sınırları Zemine Göre Belirlenmeli

Her yerde yüksek bina değil, doğru yerde doğru yapı yapılmalı.

  1. Modern Temel Sistemleri Zorunlu Hale Gelmeli

Riskli bölgelerde standart yapı anlayışı değişmeli.

  1. Sorumluluk Mekanizması Net Olmalı

Hata varsa sorumlu belli olmalı. “Kimse suçlu değil” dönemi bitmeli.

VATANDAŞA DÜŞEN SORUMLULUK

Unutulmaması gereken önemli bir gerçek var.

Güvenli şehirler sadece devletle kurulmaz, talep eden bilinçli toplumla kurulur.

Ev alırken; Sadece fiyatı değil, denetim raporlarını sorun. Zemin etüdünü inceleyin. Temel sistemini öğrenin. Çünkü satın aldığınız şey sadece bir daire değil, hayatınızın güvenliğidir.

MİLAS İÇİN ÇAĞRI

Denetim sistemi şeffaf ve bağımsız hale getirilmeli, zemin risk haritaları acilen yayınlanmalı. Projeler bu verilere göre şekillenmeli. Hatalı uygulamalara karşı sıfır tolerans uygulanmalı

Milas hala bir yol ayrımında.

Bir tarafta; Denetimsiz, zemini yok sayan, hızlı ama riskli büyüme.

Diğer tarafta: Planlı, denetimli, zemine saygılı ve güvenli bir şehir.

Unutmayalım. Teknoloji tek başına çözmez, mühendislik tek başına çözmez, denetim ve zemin gerçeği olmadan hiçbir sistem güvenli değildir. Bugün göz yumduğumuz her eksiklik, yarının enkazına dönüşebilir.

Milas’ın geleceği, bugün aldığımız kararlarla şekillenecek.

Ve o kararın bedelini ya güvenle yaşayarak… ya da acı bir şekilde ödeyerek anlayacağız.

DEPREMLE YAŞAMAK – BÖLÜM 3
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter