Ahmet Özger
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. DİJİTAL LİNÇ

DİJİTAL LİNÇ

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bir zamanlar sokakta başlayan tartışmalar, kahvehanelerde büyüyen fikir ayrılıkları bugün cebimizde taşıdığımız ekranlara sığdı. Ama mesele sadece “taşınmak” değil…

Mesele, insanın insana olan mesafesinin artık bir ekran kadar incelmiş olması.

Bugün sosyal medya dediğimiz alan, bir iletişim devrimi olmaktan çıkıp, kontrolsüz bir güce dönüştü. Artık herkesin bir kürsüsü var. Ama ne yazık ki herkesin bir vicdanı yok.

Bir tuşla yargı dağıtılıyor.

Bir paylaşım ile insanlar mahkum ediliyor.

Ve en tehlikelisi…

Bir kalabalık, bir insanı yok edebiliyor.

Adı konulmamış bir terör bu; Sosyal medya terörü.

Bugün bir genç, yaptığı bir hata yüzünden hayatı boyunca taşıyacağı bir damga ile karşı karşıya kalabiliyor.

Bir video, bir cümle, bağlamından koparılmış bir görüntü…

Sonrası çığ gibi büyüyen bir saldırı; Hakaretler, Tehditler, Aşağılama,

Dışlama…

Bu sadece bir “yorum” değil. Bu, organize olmasa bile topluca yapılan bir psikolojik yıkım.

Üstelik bunu yapanların büyük kısmı kendini suçlu bile hissetmiyor. Çünkü kalabalığın içinde vicdan eriyor.

Gençler; Hem Fail Hem Mağdur. Bugünün gençliği bu sistemin tam ortasında.

Hem en çok maruz kalanlar onlar…

Hem de farkında olmadan en çok katkı sağlayanlar.

Bir paylaşımı “trend” yapmak için yapılan yorumlar, aslında bir insanın hayatını karartabiliyor.

Beğeni uğruna yapılan sert çıkışlar, karakterin önüne geçiyor.

Şunu sormak gerekiyor;

Birini linç ederken gerçekten doğruyu mu savunuyoruz, yoksa sadece görünür olmayı mı?

SESSİZ ÇOĞUNLUĞUN SUÇU

Belki de en tehlikelisi, saldıranlar değil…

İzleyenler.

Hiçbir şey yazmayan ama her şeyi gören,

Haksızlığı fark edip sessiz kalan,

“Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” diyen…

Unutmayalım;

Bir linç, sadece saldıranlarla değil, susanlarla büyür.

PEKİ ÇÖZÜM NEREDE?

Bu mesele sadece yasalarla çözülecek bir sorun değil.

Bu, ahlakın, eğitimin ve bireysel sorumluluğun meselesi.

  1. DİJİTAL AHLAK EĞİTİMİ ŞART

Okullarda matematik kadar önemli bir ders olmalı; “Dijital insanlık.”

  1. HUKUKİ DÜZENLEMELER GÜÇLENMELİ

İfade özgürlüğü ile hakaret arasındaki çizgi netleşmeli. Cezalar caydırıcı ama adil olmalı.

  1. PLATFORMLAR SORUMLULUK ALMALI

Algoritmalar nefret değil, sağduyu yaymalı.

  1. BİREYSEL FREN MEKANİZMASI

Herkes kendine şu soruyu sormalı; “Ben bunu yüzüne söyleyebilir miydim?” Cevap “hayır” ise, yazmamalı.

BİR TUŞUN AĞIRLIĞI

Bugün bir yorum yazarken elimiz hafif olabilir…

Ama o yorumun yükü, bir başkasının hayatında tonlarca ağırlık yapabilir.

Gençlere sesleniyorum;

Güç sizde. Ama bu güç yıkmak için değil, inşa etmek için kullanılmalı.

Büyüklere de bir çift sözüm var; Bu yangını sadece izlemeyin. Yol gösterin, sınır koyun, örnek olun.

Ve hepimize…

Unutmayın; Adalet, mahkemelerde başlar ama vicdanlarda yaşar. Vicdan sustuğunda, sosyal medya sadece bir platform değil… Bir infaz alanına dönüşür.

DİJİTAL LİNÇ
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481