Cinsel taciz, cinsel iyilik karşılığında istenmeyen ve uygunsuz ödül vaatleri dahil olmak üzere, açık veya örtülü cinsel imaların kullanılmasını içeren bir taciz türüdür. Cinsel taciz, sözlü ihlallerden cinsel istismara veya saldırıya kadar bir dizi eylemi içerir.
Cinsel taciz suçu, cinsel arzu ve isteklerini tatmin etmek üzere bir kimsenin başka bir kimseyi bedensel herhangi bir temasta bulunmadan rahatsız etmesidir. Halk arasında “laf atma”, “sözlü taciz” olarak bilinen anti-sosyal davranış biçimi de cinsel taciz suçunun unsurlarının oluşmasına yol açar. Cinsel taciz suçu serbest hareketli bir suç olup telefonla, sosyal medya üzerinden veya internet yoluyla başka bir yöntem kullanılarak da işlenebilir.
Cinsel taciz suçu, TCK md. 105’te “Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar” arasında düzenlenmiştir. Fail ile mağdur arasında herhangi bir bedensel temas olmadan ahlak temizliğine aykırı fiilleri cezalandıran bir suç tipidir. Fail ile mağdur arasında ani ve geçici bir şekilde de olsa cinsel amaçla bedensel temas olması halinde cinsel saldırı suçu oluşur. Örneğin, failin cinsel amaçla hareket ederek mağdura yönelik “seni bir kere öpeyim” şeklinde söz sarfetmesi cinsel taciz suçuna, failin mağduru öpmesi fiili ise cinsel saldırı suçuna vücut verir.
Özellikle ve tekraren belirtelim ki; cinsel amaçla işlenen bir fiilin cinsel taciz suçunu oluşturması için, failin, mağdurun bedenine sürtünme, dokunma, okşama veya başkaca herhangi bir surette temas etmemesi gerekir. Mağdurun bedenine fiziksel temasta bulunulduğu anda cinsel saldırı suçu vücut bulur.
Cinsel taciz oluşturacak davranışlar, mağdurun vücuduna temasta bulunmamak şartıyla ani olabileceği gibi, devamlı nitelikte de gerçekleşebilir. Cinsel yönden rahatsız edici söz, yazı, işaret veya her hangi bir davranışla işlenmesi mümkün olduğu için serbest hareketli bir suçtur. Suçun oluşabilmesi için, failin cinsel amaç gütmesi ve eylemin belirli kişi ya da kişilere karşı gerçekleştirilmiş olması gerekir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.2015 tarihli ve 669-68 sayılı kararında da belirtildiği üzere; cinsel taciz suçunun maddi unsuru, bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz etmektir. Suçun manevi unsuru ise kast olup, failin cinsel amaç gütmesi, başka bir ifadeyle cinsel arzu ve isteklerini tatmin maksadıyla hareket etmesi gerekmektedir.
Eylemin cinsel amaçla işlenip işlenmediği ya da hangi fiilin cinsel taciz suçunu oluşturacağı belirlenirken sosyal hayatın gerekleri, failin sarf ettiği söz ve davranışların niteliği, gerçekleşme biçimi, tarafların konumları, aralarındaki ilişki ile eylemin gerçekleştiği tüm koşullar birlikte değerlendirilmeli, bu kapsamda ahlaki kurallara uygun evlenme teklifi, tanışma isteği veya nazikane beğeni ifadelerinin cinsel taciz suçunu oluşturmayacağı kabul edilmelidir. Çünkü bunlar bazen toplumun temelini oluşturan ailenin kurulmasına veya saygın bir arkadaşlığın oluşmasına da vesile olan, insani ilişkiler bağlamında gerçekleştirilen, cinsel özgürlüğü ihlal amacı taşımayan ve esasen buna elverişli de olmayan davranışlardır.
Bununla birlikte evlenme veya arkadaşlık isteğinin iç çamaşırı hediye etme veya cinselliğe yönelen sözlerle gerçekleştirilmesi örneklerinde olduğu gibi kaba ve rahatsız edici bir üslupla yapılması, teklifin reddedilmesine karşın eylemin mağduru rahatsız edecek şekilde sürdürülmesi yahut mağdurun Medeni Kanun hükümlerine göre evlenme imkânı bulunmayan bir çocuk veya taraflardan birinin evli olması örneklerinde olduğu gibi evlilik veya arkadaşlık ilişkisinin önünde kanuni veya ahlaki engellerin bulunması durumlarında cinsel taciz suçunun oluşacağında hiçbir tereddüt bulunmamaktadır.
Cinsel taciz suçunun ispatlanması yargılama aşamasında en önemli tartışma konularından biridir. Cinsel tacizin çoğu zaman sadece iki kişi arasında geçmesi, olayın görgü tanıklarının olmayışı, kamera veya video kaydı gibi teknik araçların nadiren suç delili olarak dava dosyalarında yer alması nedenleriyle suçun sübut bulup bulmadığı mahkemelerin en çok tartıştığı konulardan biridir.
Sonuç: Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adli para cezasına, fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur..
Böylece genel olarak, cinsel taciz suçunun eğitimsizliğe bağlı olduğu görülmektedir.

