Sahada çok sık karşılaşılan bir tablo var. Satılık ya da kiralık dairesi olan bazı mülk sahipleri, dairelerinin camına küçük bir kağıt asıyor: “Satılık”, “Kiralık” ve altına bir telefon numarası,
Bazen yazı güneşte solmuş oluyor. Bazen uzaktan okunmuyor. Bazen telefon numarası seçilmiyor. Bazen de o bölgeden gerçekten alım yapmak isteyen kişi zaten hiç geçmiyor. Yani mülk sahibi ilan verdiğini düşünüyor ama aslında çoğu zaman yalnızca kendi çevresine görünür oluyor.
PEKİ SONRA NE OLUYOR?
Sahada çalışan emlak danışmanları o bölgede tarama yapıyor. Camdaki yazıyı görüyor, telefon numarasını okuyabiliyorsa arıyor ve gayrimenkulü portföyüne almak istiyor.
- Çünkü işi bu.
- Çünkü müşteri ağı var.
- Çünkü bölgede aktif çalışıyor.
- Çünkü o daireye alıcı ya da kiracı bulabilecek bağlantılara sahip.
Ancak bazı mülk sahipleri daha ilk telefonda sert tepki gösterebiliyor. Hatta zaman zaman küçümseyici, kırıcı, saygısız tavırlar ortaya çıkabiliyor.
Burada net konuşmak gerekir:
Hiç Kimsenin Kimseyi Aşağılama Hakkı Yoktur. Bir hizmet almak istemeyebi-lirsiniz. Emlakçıyla çalışmak istemeyebilirsiniz. Komisyon ödemek istemeyebilirsiniz. Bunların hepsi sizin tercihinizdir. Ama bir insanı mesleğinden dolayı küçümsemek, sertlemek, hakaret etmek doğru değildir. Nazikçe şunu söylemek yeterlidir: “Teşekkür ederim, şu an kendim değerlendirmek istiyorum.” Bu kadar basit.
CAMINA NUMARA ASMAK SATILDIĞI ANLAMINA GELMEZ
Bazı mülk sahipleri şöyle düşünüyor: “Ben ilana astım, nasıl olsa biri arar.” Oysa gerçek piyasa çoğu zaman böyle işlemez.
- Belki haftalarca telefon gelmeyecek.
- Belki arayanlar ciddi olmayacak.
- Belki gelenler sadece fiyat soracak.
- Belki evi gezip kaybolacak.
- Belki aylar geçecek.
Sonra zaman daralınca acele kararlar başlar.
- Fiyat düşürülür
- Önüne gelene verilir
- Yanlış kiracı seçilir
- Sorunlu alıcıyla uğraşılır
- Tahliye problemleri çıkar
- Ödeme sıkıntıları yaşanır
Emlak Danışmanı Ne İşe Yarar?
Bazı kişiler emlak danışmanını sadece “Komisyon Alan Kişi” gibi görüyor. Oysa profesyonel çalışan danışmanın görevi çok daha fazlasıdır:
- Doğru Pazarlama Yapmak: Fotoğraf, ilan metni, doğru fiyatlama, doğru platformlar, he-def müşteri kitlesi.
- Gereksiz Trafiği Önlemek: Her arayanı eve çıkarmak yerine filtrelenmiş müşteri getirir.
- Zaman Kazandırmak: Ev sahibi onlarca telefonla uğraşmaz.
- Doğru Kiracı / Alıcı Eşleştirmesi: Geliri uygun mu, ödeme disiplini var mı, ihtiyacı gerçek mi?
- Pazarlık Sürecini Yönetmek: Taraflar arasında tampon olur.
- Belgeleri ve Süreci Düzenlemek: Sözleşme, kapora, tahliye şartları, teslim süreçleri.
“Komisyon Vermeyeyim” Mantığı Her Zaman Kazanç Değildir.
Bazı mülk sahipleri sadece şu cümleye odaklanıyor: “Niye emlakçı komisyon alsın?”
Asıl soru şu olmalı:
- “Ben yanlış kiracı seçersem maliyeti ne olur?”
- “Evim aylarca boş kalırsa zararı ne olur?”
- “Yanlış fiyatla satarsam kaybım ne olur?”
- “Zamanımı harcarsam bedeli ne olur?”
Bazen komisyon vermemek için yapılan hatalar, komisyonun kat kat fazlasına mal olur.
Çok Önemli Bir Gerçek: Komisyonu Veremeyen Kiracı Kiranızı da Zor Öder. Bu sert ama piyasada sık görülen bir gerçektir. Eğer bir kişi giriş maliyetlerini karşılayamayacak du-rumdaysa, yarın düzenli kira ödemesinde de zorlanabilir. Elbette herkes için geçerli değildir. Ancak ödeme gücü analizi yapılmadan sadece “hemen kiralayayım” düşüncesi ciddi risk taşır.
SON KARAR YİNE MÜLK SAHİBİNİNDİR
Emlak danışmanı sizin yerinize karar vermez. Evi tek başına satamaz. Tek başına kiraya ve-remez. Size seçenek sunar.
- Siz incelersiniz.
- Siz onaylarsınız.
- Siz seçersiniz.
Yani kontrol yine sizdedir.
AMAÇ EGO DEĞİL, SONUÇ ALMAK OLMALI
Gayrimenkulde mesele “Komisyon Vermemek” değil, doğru kişiye, doğru şartlarda, güvenli şekilde işlem yapmaktır. Profesyonel destek almak bir kayıp değil, çoğu zaman kazançtır. Camdaki küçük bir kağıt bazen aylarca bekler. Ama doğru yönetilen bir portföy, çok daha kısa sürede doğru sonuca ulaşabilir.
Emlak danışmanları da emek veren, sahada çalışan, insanlarla muhatap olan meslek sahipleridir. Her sektörde iyisi de vardır kötüsü de. Doğru kişiyi seçmek önemlidir. Ama saygı herkes için zorunludur.
Çünkü iyi iletişimle başlayan süreçler, genelde iyi sonuçlanır.

