Volkan İlgüz
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. GASP EDİLMİŞ MİRASIN İZİNDE: BRİTİSH MUSEUM VE BERLİN PERGAMON’A AÇIK ÇAĞRIMIZDIR

GASP EDİLMİŞ MİRASIN İZİNDE: BRİTİSH MUSEUM VE BERLİN PERGAMON’A AÇIK ÇAĞRIMIZDIR

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Osmanlı coğrafyasından Batı’ya taşınan binlerce kültürel varlığın izindeyiz. Bu sadece bir tarih meselesi değil, bir aidiyet ve onur meselesidir. UNESCO’yu göreve, Türkiye Cumhuriyeti’ni bu mirasa sahip çıkmaya davet ediyoruz.

Bu bir sitem değil, bu bir tarihe çağrıdır.

Yüzyıllar boyunca Anadolu’dan, Mezopotamya’dan, Trakya’dan, Suriye’den ve Filistin’den taşınan; parçalanan, sökülen ve bugün Batı’nın görkemli müzelerinde “medeniyetin temsilcisi” olarak sergilenen her bir kültürel varlık, aslında eksik bırakılmış bir cümlenin parçasıdır. Ve biz bu eksikliği tamamlamaya, bu cümleyi yeniden kurmaya kararlıyız.

British Museum’da Halikarnassos’un Mozolesi duruyor. Berlin Pergamon Müzesi’nde Bergama Zeus Sunağı parça parça sergileniyor. Nefertiti, Babil Kapısı, Xanthos Lahitleri, Truva eserleri, Afrodisias heykelleri, Lidya altınları, Urfa heykeli, hatta Afrodit’in bizzat ayakları… Her biri bu topraklara aittir. Her biri koparılmıştır. Her biri geri istenmelidir.

Bu Kültürel Gaspın Adını Koyalım: Tarihsel Yağma

Bugün Batı’daki pek çok müze, yalnızca bilgi ve bilimle değil, sömürgeciliğin ve fırsatçılığın mirasıyla doludur.

  • British Museum, Halikarnassos Mozolesi’ni 1857’de Osmanlı’nın zayıflık döneminde, “armağan” adı altında almıştır.
  • Berlin Pergamon Müzesi, Zeus Sunağı’nı 1880’lerde, Carl Humann adlı Alman arkeolog aracılığıyla Bergama’dan parça parça taşıyarak almıştır.
  • Rosetta Taşı, Benin Bronzları, Nefertiti Büstü, İştar Kapısı… Hepsi başka coğrafyaların, başka halkların kültürel hafızalarıdır. Şimdi vitrinlerde kilit altında tutuluyorlar.

Bu eserlerin orada sergilenmesi, yağmanın ve zorbalığın estetikle kamufle edilmiş halidir. Bu, kültürel bir utançtır.

UNESCO’ya Açık Çağrımızdır

UNESCO, yalnızca “Dünya Mirası Listesi” ilanlarıyla değil, aynı zamanda mirasın yerine iadesi konusunda da etkin olmalıdır.

  • Kültürel varlıkların gasp edildiği bağlamlar açıkça belgelenmelidir.
  • Uluslararası müzelerden bu eserlerin aidiyetlerine uygun ülkelere iade edilmesi için çağrı yapılmalıdır.
  • Bu çağrılar yalnızca tavsiye değil, etik ve vicdani bir sorumluluğun ifadesi olmalıdır.

Dünya, 21. yüzyılda hâlâ 19. yüzyılın sömürge alışkanlıklarıyla yönetilemez.

Kültür, yalnızca bir vitrinde değil, ait olduğu topraklarda anlam bulur.

Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı’na Çağrıdır

Sayın Bakanlık yetkilileri, bu yalnızca geçmişin değil, gelecek kuşakların hakkıdır.

Sizden beklentimiz, bu meseleye daha güçlü, daha bütüncül, daha kararlı bir devlet politikasıyla yaklaşmanızdır.

  • Yurtdışındaki tüm eserlerin envanteri çıkarılmalı, dijital platformlarda halka açık hale getirilmelidir.
  • Tüm diplomatik ve hukuki yollar kullanılarak iade talepleri aktif şekilde yürütülmelidir.
  • Müzecilik anlayışımız, yalnızca “sergilemek” değil, tarihimize sahip çıkmak merkezli yeniden inşa edilmelidir.

Eserlerimizin kaderi birkaç diplomatın çabasına bırakılamaz. Bu artık bir ulusal bilinç ve kamu meselesi hâline gelmelidir.

Bu Yazı, Sessizlik Değil Takip Sözüdür

Bizler, bu eserlerin yalnızca taş, bronz ya da mermer olmadığını biliyoruz. Onlar bizim dilimizdir, sesimizdir, geçmişimizdir.

Bu yazı bir son değil, bir başlangıçtır.

İngiltere ve Almanya başta olmak üzere, Batı’nın büyük müzelerini bu tarihsel gasbı sona erdirmeye çağırıyoruz.

Aynı zamanda kendi halkımıza ve devletimize de sesleniyoruz:

Bir zamanlar bize ait olanı geri istemek, düşmanlık değil, onurdur. Bu takip bizim namus borcumuzdur.

GASP EDİLMİŞ MİRASIN İZİNDE: BRİTİSH MUSEUM VE BERLİN PERGAMON’A AÇIK ÇAĞRIMIZDIR
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481