Köylerin Nüfusu

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
featured

Nüfusumuzun azalmakta olduğu haberlere düşmekte. Yöneticilerimiz çocuk sayısının eski yıllara göre azalmakta olduğunu belirterek bunun için evlenecek gençlere destek olmak adına maddi yardımlar yapıldığını ifade etmektedir. Hepimizin anlaması gerekir ki nüfusumuzun arttıran köylülerdir.

Köylüler köyünü niye terk etti? Köylüler üzerinde yıllardır oynanan politikalara dayanamadılar. Siyasetçilerin birisi gelir, “Şeftali yetiştirmekle kalkınma olmaz, zeytin çalı yağıdır.” diyerek nimeti küçümseyerek, köylüyü küçümseyerek ürünlerini mahvetti. Birisi gelir, “Çobanın oyu ile benim oyum bir olamaz.” dedi, köylüyü cahillikle suçladı.

1980 öncesi gençlik hareketinin bir yönü, “Devrimi köyden başlatacağız.” diyerek köylüyü gene bilmediği bir kargaşada adının geçmesine sebep oldu. Denizde fırtınaya tutulan gemi gibi hep bir buz dağına çarpıldı. Çareyi şehre kaçmakta buldu. Şehirde yaşam daha da zorlaştı. Toprağında özgürce yaşayan adam, iş bulmak için birilerine yalvarmak zorunda kaldı. Köydeki toprağı satarak ev almak zorunda kaldı. Ev alamadıysa kira evi bulup kiranın ücreti sırtına bindi. Kendi yetiştirdiği meyveyi, sebzeyi parayla aldı. Bu adam nasıl çocuk kazansın?

Ülkemizde başbakanlık yapan bir parti başkanı Budapeşte’ye kumar oynamaya giderse, bu adam zamanında pamuğumuz, zeytinimiz dalında kaldı. Köylü zararını kapatmak için traktörünü, evini sattı sağolsun. Ülkücü olduğunu ifade eden bir kardeşimiz harp etmekle kimliğini halkımıza göstermiş oldu.

Bugün köylülere tarım aleti, traktör hayvancılıkta kolaylıklar sağlanmakta. Sağlık hizmetlerinde doktor köylere gelmektedir. Bu güzellikler inkâr edilemez. Tek dileğimiz, ürünlere taban fiyat verilmesidir. Çaya, fındığa, incire ve bilmediğimiz birçok ürüne verilen taban fiyat, üreticiyi kurtaracak bir rakam zeytinyağına da verilmelidir. Köylüleri şehirden köye döndürmek çoğunlukla mümkün değildir. Fakat bundan sonrasını korumak mümkündür.

Köylülerin özellikleri saymakla bitmez. Kahraman Atatürk, nüfusumuzun çoğunluğu köylü olmasaydı İstiklal Savaşı’nı kazanmayabilirdik demesiyle Kara Savaşı’nda köylülerin zorluklara karşı gücünü görmüştür. Bu savaş binlerce yıl geçse de altın harflerle yazılmış olup unutulmayacaktır.

Merhum Ecevit, “kalkınmaya köylüden başlayacağız” demekle köylülerin ürünlerine değer vermiş olup köylülere altın çağını yaşatmıştır. Sembol olarak zeytin dalı ve güvercini taşıyarak sevginin ve barışın yerini almıştır. Kıbrıs Harekâtı’nı gerçekleştirerek adını “Kıbrıs Fatihi” diye tarihe geçirmiştir.

Bu halk kahramanlarını unutmaz, onları her zaman saygıyla ifade eder. Hainlerini unutmaz, onları da nefretle hatırlar. Varlığımızı kahramanlarımıza borçluyuz. Onların ardından fatihalar göndeririz.

Köylerin Nüfusu