Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Uğur Mumcu

featured

(bölüm 1)

Uğur Mumcu, Türk gazeteci, araştırmacı ve yazar. 24 Ocak 1993’te Ankara’da Karlı Sokak’taki evinin önünde arabasına konulan bombanın patlaması nedeniyle suikast sonucu öldürüldü.

Annesi Nadire Mumcu, babası tapu kadastro memuru Hakkı Şinasi Mumcu’dur. Uğur Mumcu, 22 Ağustos 1942 tarihinde Kırşehir’de, dört kardeşin üçüncüsü olarak doğdu.Eşi Şükran Güldal Mumcu (Homan) ile olan evliliğinden bir oğlu (Özgür Mumcu) ve bir kızı (Özge) olmuştur.

Uğur Mumcu anısına ailesi tarafından Ekim 1994’te “Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı” adında bir vakıf kurulmuştur.

Eşi Şükran Güldal Mumcu, 23. Dönem TBMM’ye İzmir milletvekili olarak girmiş ve 10 Ağustos 2007 – 7 Haziran 2015 tarihleri arasında TBMM başkanvekilliği görevini yürütmüştür.

Ağabeyi ve İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Ceyhan Mumcu’nun Uğur Mumcu ile ilgili röportajlarının bir kısmı “Kardeşim Uğur Mumcu” adıyla bir kitapta toplanmıştır.

İlköğretimi Ankara Devrim İlkokulunda ve ortaöğretimi Ankara Bahçelievler Deneme Lisesinde okuyan Mumcu çok aktif bir öğrenciydi. 1961’de avukat olmak üzere başladığı üniversite eğitimini Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde 1965’te tamamladı. Henüz öğrenciyken 26 Ağustos 1962’de Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan “Türk Sosyalizmi” başlıklı makalesiyle Yunus Nadi Ödülü’nü aldı. 1963’te fakültede öğrenci derneği başkanı seçildi. 1969-1972 yılları arasında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde İdare Hukuku Profesörü Tahsin Bekir Balta’nın asistanı olarak çalıştı.

Askerliğini yapmaya hazırlandığı sırada, 12 Mart döneminde, bir yazısında kullandığı, “Ordu uyanık olmalı.” sözleriyle “orduya hakaret etmek” ve “sosyal bir sınıfın öteki sosyal sınıflar üzerinde tahakkümünü kurmak” suçunu işlediği iddiasıyla gözaltına alındı. Mamak Askerî Cezaevi’nde pek çok aydınla birlikte bir yıla yakın kalan Mumcu, bu davadan dolayı 7 yıl hapse mahkûm edildi. Fakat bu karar Yargıtay tarafından bozuldu ve Mumcu serbest bırakıldı. Bu olaydan sonra askerliğini yedek subay olarak yapması gerektiği hâlde 1972-1974 yılları arasında Ağrı’nın Patnos ilçesinde, resmî tanımıyla “sakıncalı piyade eri” olarak askerliğini tamamladı.

Patnos’ta ağır koşullar altında askerliğini yaparken zaten uzun zamandan beri var olan ülseri yüzünden mide kanaması geçirdi. Gazetecilik hayatı ise, Yeni Ortam gazetesinde köşe yazarlığı yapan Uğur Mumcu, 1975’ten itibaren Cumhuriyet’te “Gözlem” başlıklı köşesinde düzenli olarak yazmaya başladı. Aynı zamanda Anka Ajansında çalışmaktaydı.

1975 Mart’ında makalelerinden oluşan “Suçlular ve Güçlüler” adlı kitabını yayımladı. Aynı yıl, Altan Öymen’le birlikte hazırladıkları, Süleyman Demirel’in yeğeni Yahya Demirel’in hayalî mobilya ihracatını konu edinen “Mobilya Dosyası” adlı kitabı yayımlandı.

1977 yılından sonra sadece Cumhuriyet için yazmaya başladı. “Gözlem” başlıklı köşesinde 1991 yılının kasım ayına kadar aralıksız olarak yazdı. 1977’de “Sakıncalı Piyade” ve “Bir Pulsuz Dilekçe” kitapları yayımlandı. Ertesi yıl, “Sakıncalı Piyade” adlı yapıtını Rutkay Aziz ile birlikte tiyatroya uyarladı. Oyunu Ankara Sanat Tiyatrosu’nda tam 700 kere sahneledi. 1978’de ise ünlülerin yaşam öykülerini, siyasal geçmişlerini bir güldürü zenginliğiyle anlattığı kitabı “Büyüklerimiz” yayımlandı.

Uğur Mumcu, Londra’da BBC Türkçe için Nuri Çolakoğlu ve Ayça Abakan’ın konuğu olduğu bir röportajda siyasi görüşünü şu sözlerle açıkladı:

“Ben görüş olarak sosyalist eğilimliyim. Yani emekçi sınıfların toplumda yönetimi ele almasını istiyorum. Ben sosyalist bilincimi her gün artırıyorum. Ulusal bağımsız sol! Ben sosyalist eğilimliyim, işçi sınıfının, emekçi sınıf ve tabakaların demokratik yollarla iktidara gelmesini istiyorum. Bu görüşümden hiç ama hiç vazgeçmedim.”

Devam edecek…

Uğur Mumcu