Mehmet Nergiz
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Karikatürist Emre Yılmaz ile Sanat Üzerine

Karikatürist Emre Yılmaz ile Sanat Üzerine

çizdikçe
çizdikçe
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“SANAT, BİR YAŞAM BİÇİMİDİR”

Karikatür, kimi zaman bir tebessüm, kimi zaman da toplumsal bir ayna… Bu haftaki konuğumuz; karikatür, tasarım, animasyon ve eğitim alanında üretimler yapan sanatçı Emre Yılmaz. Ankara’da kurduğu Karikatür Atölyesi’nde çocuklarla yürüttüğü çalışmalarla sanatın geleceğine de katkı sunan Yılmaz ile üretim süreçlerini, ilham kaynaklarını ve karikatürün toplumsal yönünü konuştuk.

-Sayın Emre Yılmaz Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

1984 yılında Ankara’da doğdum. Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik bölümü mezunuyum. Karikatür, eğitim, tasarım, animasyon, kitap resimleme ve festivallerde görevler aldım. Gazete ve dergilerde karikatürlerim yayımlandı. Son 7 yıldır kurmuş olduğum Karikatür Atölyesi’nde çocuk ağırlıklı yüz yüze ve online atölye çalışmaları yapıyorum. Ayrıca atölyemizde karikatürist ve illüstrasyon sanatçılarının sergilerine yer veriyoruz. Burada hedefimiz sanatçılarla çocukların buluşması. Ve Ankaralı sanat severlere de farklı bir kapı açmak. 7 yıldır sadece atölyemizde 60 sergi açmışız. Amacımız bu sayıyı katlayarak devam etmek. Hedefimiz atölyemizde üretime durmadan devam etmek.

-Sanatla ilk bağınız ne zaman ve nasıl kuruldu?

Her çocuk gibi çok küçük yaşta çizmeye başladım. Genelde çocuklar belli bir yaşa gelince çizmeyi bırakır. Ben çizmeyi bırakmayanlardanım. Ayrıca devam etmemin bir sebebi abimin de çizer olması. Ben küçükken evde sıkıştığımda bana yardım ederdi. O da yıllardır resim öğretmenliği yapıyor. Küçükken çizgi film kahramanlarını çizmeyi çok severdim. Hatta o kadar çok çizerdim ki okulda arkadaşlarım bir karakteri istediğinde ezbere çizerdim. Ama ilginçtir üniversite dönemine kadar çizmeyi bir meslek olarak düşünmedim. Hayatımın doğal bir parçasıydı. Aileimizde de sanatçı olan çok kişi var. Ressamlar, seramik sanatçıları, fotoğraf sanatçıları, moda tasarımcıları. Biraz aileden gelen bir durum da söz konusu. Annem de sınıf öğretmeni olmasına rağmen hala resim yapmaya devam ediyor. Rahmetli babam da öğretmen ve yöneticilik yaptı. Onun da kaligrafi konusunda ciddi bir yeteneği vardı. Böyle güzel bir harman oldu ve karikatüre hayatımın güzel bir parçası olarak devam ediyorum.

-Bu alanda üretmeye sizi iten şey neydi? Bir kırılma anı veya ilham kaynağı var mıydı?

İnsanlara birçok şeyi bir anda hızlı bir şekilde anlatma isteği diyebilirim.

Karikatür benim için çok önemli bir iletişim aracı. Sanat dalları içerisinde insanlarla en hızlı iletişim kurulan alan bence. Bu hız benim kendimi daha iyi ifade etmeme neden oluyor. Ayrıca çizme eylemi beni çok rahatlatıyor. Kısaca beni üretmeye iten şey karikatürün kurduğu bu hızlı ve sempatik iletişimi diyebilirim.

-Bugüne kadar ortaya koyduğunuz eserler içinde sizi en çok yansıtan neler oldu?

Son dönem yaptığım kalabalıklar beni çok iyi hissettiriyor. Çizerken de çok keyif alıyorum. Çok kalabalık bir dünyada yaşıyoruz. Bir taraftan baktığımızda kalabalık içinde bir o kadar da yalnızız. Temalarımda kaynakları doğru kullanmak, tüketim, hayat ve sanat var. Her şeyi çok hızlı tüketiyor ve yaşıyoruz. Biraz sindirmekte fayda var. Bu çalışmalarımın yanında bant karikatürler de beni rahatlatan ifade araçları.

-Turhan Selçuk karikatür yarışması hakkında düşünceleriniz nelerdir?

Turhan Selçuk ustamız bu toprakların yetiştirdiği en önemli sanatçılardan birisi. Dünya çapında çizgisi ile yer edinmiş bir usta. Bir karikatürist olarak böyle bir ustayla aynı topraklarda doğmak benim için bir gurur. Onun adına yıllarca böyle bir yarışmanın düzenlenmesi büyük bir mutluluk. Ben de dördüncü yarışmada jüri üyesi olma onuruna kavuşmuştum. Dilerim bu yarışma yıllarca devam eder.

-Bugün sanatla uğraşmak sizce nasıl bir deneyim? İmkânlar, ilgi ve çevre açısından değerlendirir misiniz?

Güzel ve zor bir deneyim. Adeta tırnaklarımızla kazıyarak bir yerlere geliyoruz. Çok acılı bir süreç. Ve sanat bence bir meslekten daha fazla anlam ifade ediyor. Sanat bir hayat biçimidir bir yaşam felsefesidir. Ve hiçbir zaman emekliliği olmayan bir alandır. Çünkü kendisini durmadan yeniler. Sanatçı da buna ayak uydurmak ister. Sanatı üretmeyi bir iş olarak görürseniz sizi biraz üzebilir. Çünkü hep bir mücadele gerektiriyor. Tabi ki finalinde üretimleriniz izleyiciyle buluşunca büyük bir keyif yaşıyorsunuz. Ve bir anda o çektiğiniz zorluklar da yok oluyor.

-Sizce bir sanatçının toplumla ilişkisi nasıl olmalı?

Sanatçının toplumla ilişkisi toplumun tam içinde olmasıdır. Sanatçı toplumun bir üyesidir. Bütün üretimlerini toplumdan beslenerek yapar. Esin kaynağı toplumdur. Ve özellikle karikatür toplumla iç içedir. Toplumun var olan olumlu ya da olumsuz sorunlarını eserlerinde kullanır. Kısaca sanatçının toplumla ilişkisi sıkı bağlarla kuruludur.

-Son olarak, şu anda üzerinde çalıştığınız yeni bir proje veya paylaşmak istediğiniz bir gelişme var mı?

Karikatür Atölyesi atölye çalışmaları ve sergileri devam edecek. Bir de benim farklı mekanlarda kişisel sergilerim olacak. Bir de sürpriz bir projem var. Şu an üzerinde yoğun bir şekilde çalışıyorum. Sürpriz olarak kalsın. Eğer gerçeğe dönüşürse sizlere başka bir röportajla anlatacağıma söz veriyorum.

Karikatürist Emre Yılmaz ile Sanat Üzerine
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481