Ahmet Özger
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. ZULMÜN EŞ ANLAMLISI GAZZE

ZULMÜN EŞ ANLAMLISI GAZZE

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Zulüm… Artık bu kelimenin sözlükteki karşılığı “haksızlık” değil, “Gazze”dir.

Çünkü dünya, adını bile telaffuz ederken acıyla yutkunan bir coğrafyayı, kanla, küllerle ve çocuk çığlıklarıyla anmaya başladı.

Bir ülke, bir halk, bir çocuk bile bile yok ediliyor.

Ve biz, bu sessiz kıyametin seyircisiyiz.

BİR HALKIN ÜZERİNE YAĞDIRILAN SESSİZLİK

Gazze artık sadece bir şehir değil; insanlığın aynasıdır.

Ve o aynaya baktığımızda gördüğümüz şey, sadece yıkılmış binalar değil, vicdanı yıkılmış bir dünyadır.

Her bombanın altında bir bebek ölürken, dünya liderleri “itidal” çağrısı yapıyor.

Her cami, her okul, her hastane enkaz haline gelirken, “meşru müdafaa” deniyor.

Ne acıdır ki, zulüm artık sadece tanklarla, füzelerle değil; sözcüklerle de işleniyor.

Amerika’nın Körlüğü, İsrail’in Kibrine Yakıt Oluyor

ABD, demokrasi ihraç ettiğini söylüyor.

Ama bu “demokrasi”, Gazze’de çocukların üzerine yağan fosfor bombalarıyla geliyor.

Silah veriyor, sonra da “insani ara”dan bahsediyor.

Dünyaya vicdan dersi verenler, aslında vicdanı en çok kirletenler.

Washington’dan yükselen her açıklama, Tel Aviv’in tanklarını biraz daha cesaretlendiriyor.

Birleşmiş Milletler’den çıkan her kınama, etkisiz bir “not” olarak tarihin çöplüğüne atılıyor.

Ve biz hâlâ “barış masası”ndan medet umuyoruz…

Oysa masa çoktan devrildi, sandalyeler de yıkıldı.

SUSKUNLUK, SUÇ ORTAKLIĞIDIR

Bazen susmak, konuşmaktan daha büyük bir ihanettir. Bugün Filistin’in acısına sessiz kalan her ülke, her medya kuruluşu, her insan bilsin ki bu zulmün mürekkebi onların sessizliğiyle yazılıyor.

Gazze yanarken “tarafsız” kalmak, tarafını çoktan belli etmektir. Bir insanlık suçu işlenirken, “denge politikası” güdenler, aslında adaletsizliğe taraf olmuşlardır.

Sözde “insan hakları” örgütleri, “barış gücü” kuvvetleri, “özgür medya” kurumları…

Hepsi birer suskun seyirciye dönüştü.

Çünkü bu çağda gerçekler değil, çıkarlar konuşuyor.

ARTIK KİMİN KİM OLDUĞU BELLİ

Gazze’deki her yıkılmış bina, bir ülkenin ikiyüzlülüğünü gösteriyor.

Her çocuk mezarı, bir liderin samimiyetini ölçüyor.

Artık kim insan, kim menfaatperest; kim mazlumu sever, kim zalime dalkavukluk eder hepsi ortaya döküldü.

Bu çağın maskeleri Gazze’nin tozuyla düştü.

Artık kimse “bilmiyorduk” diyemez.

Kimse “elimden bir şey gelmedi” bahanesine sığınamaz. Çünkü zulme sessiz kalmak, zalimin dilini konuşmaktır.

SON SÖZ YERİNE, BİR VİCDAN ÇAĞRISI

Gazze’nin acısı sadece Filistinlilerin değil, hepimizin boynuna asılmış bir utanç kolyesidir.

Bu utançla yaşayamayız.

Susarak hiçbir şeyi kurtaramayız.

Bugün, zulmün eş anlamlısı Gazze ise, adaletin, merhametin ve insanlığın da yeniden anlamını bulması gerekiyor.

Gazze’yi savunmak, bir halkı savunmaktan öte bir şeydir. İnsanı savunmaktır.

ZULMÜN EŞ ANLAMLISI GAZZE
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481