Ahmet Özger
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. DUYDUM Kİ UNUTMUŞSUN GÖZLERİMİN RENGİNİ

DUYDUM Kİ UNUTMUŞSUN GÖZLERİMİN RENGİNİ

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İnsan, en çok ne zaman kaybeder bilir misin? Unutulduğunda değil… hatırlanması gerekirken geçiştirildiğinde. Bir bakışın, bir sesin, bir hatıranın değersizleştiği o ince çizgide kaybeder. İşte tam orada, gözlerimizin rengi silinir birbirimizin hafızasından.

“Duydum ki unutmuşsun gözlerimin rengini…”

Bu cümle bir sitem değildir sadece; bir çağrıdır. Görmenin, gerçekten görmenin ne kadar azaldığı bir çağda yaşıyoruz.

Artık birbirimize bakıyoruz ama görmüyoruz. Dinliyoruz ama duymuyoruz. Yan yana duruyoruz ama temas etmiyoruz.

Bir insanın göz rengini unutmak…

Aslında onunla kurduğun bağın yüzeyselliğini itiraf etmektir.

Eskiden insanlar birbirinin gözünde kendini bulurdu. Şimdi ekranlarda kayboluyoruz. Bir mesajı “görüldü” yapmak, bir insanı gerçekten görmek sanılıyor. Oysa gerçek bağ, dijital değil; vicdanidir, duygusaldır, insani olandır.

Bugün ilişkiler hızla kuruluyor ama aynı hızla tüketiliyor. Birbirimizi tanımaya vakit ayırmadan, anlamaya sabretmeden hüküm veriyoruz. Bir hata, bir eksik, bir yanlış… ve sil baştan. İnsanlar artık “anlaşılmak” için değil, “katlanılmak” için var gibi.

Oysa insan ilişkileri sabır ister. Emek ister. Ve en önemlisi farkındalık ister.

Bir insanın gözlerine bakıp onun yorgunluğunu, kırgınlığını, umudunu görebilmek…

İşte bu gerçek bir bağdır.

Bugün neden bu kadar yalnızız biliyor musun?

Çünkü kimse kimseyi gerçekten tanımıyor.

Aynı evin içinde yaşayanlar bile birbirine yabancı. Aynı sofrada oturup farklı dünyalarda kayboluyoruz. Bir çocuğun gözlerindeki çaresizliği, bir annenin sessiz çığlığını, bir babanın içe attığı yükü fark edemiyoruz. Çünkü bakmayı unuttuk.

Ve en acısı…

Artık hatırlamak için çaba göstermiyoruz.

Oysa hatırlamak, bir insanı değerli kılmanın en basit ama en güçlü yoludur.

Onun sevdiği şarkıyı bilmek…

Hangi kelimede kırıldığını fark etmek…

Ne zaman susarsa aslında konuşmak istediğini anlamak…

Bunlar küçük detaylar gibi görünür ama bir insanı hayatta tutan şeylerdir.

Şimdi kendine sor;

En son kimin gözlerine gerçekten baktın?

En son kimi anlamaya çalıştın?

En son kimin sessizliğini duydun?

Eğer bu soruların cevabı yoksa…

İşte asıl kayıp burada başlıyor.

Çünkü ilişkiler büyük ihanetlerle değil, küçük ihmallerle biter.

Bir mesajı ertelemekle…

Bir hal hatır sormayı unutmakla…

“Sonra konuşuruz” deyip hiç konuşmamakla…

Ve bir gün gerçekten unutursun…

Gözlerinin rengini, sesinin tonunu, birlikte güldüğünüz anları…

Ama o unutuluş, sadece bir insanı değil, senin içindeki insanlığı da götürür.

Bu yüzden…

Bugün birine gerçekten bak.

Ezberlediğin yüzlere yeniden dikkatle bak.

Sevdiğini söylediğin insanları gerçekten tanı.

Birinin göz rengini unutmayacak kadar derin bağ kur.

Çünkü insan, en çok hatırlandığı kadar yaşar.

Ve unutma:

Bir gün senin de gözlerinin rengi unutulabilir.

O gün geldiğinde, keşke dememek için…

Bugün hatırla.

Bugün gör.

Bugün gerçekten insan ol.

DUYDUM Kİ UNUTMUŞSUN GÖZLERİMİN RENGİNİ
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter