Ahmet Özger
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Hayal Mi Unutulan Gerçeklik Mi

Hayal Mi Unutulan Gerçeklik Mi

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bir ülkenin gelişmişlik göstergesi sadece binaları, yolları ya da havaalanları değildir. Asıl ölçü, o ülkenin coğrafyasını ne kadar “birbirine bağlayabildiğidir.” Çünkü bağlanamayan her bölge, aslında birbirinden kopmuş ekonomik adacıklara dönüşür.

Türkiye gibi üç tarafı denizlerle çevrili, doğusu ile batısı arasında ciddi üretim ve nüfus farkları olan bir ülkede demiryolu, sadece bir ulaşım aracı değil; bir denge politikasıdır.

Bugün Ege’den Karadeniz’e, Akdeniz’den İç Anadolu’ya uzanan entegre bir demiryolu ağı hâlâ tartışma aşamasındaysa, burada mesele teknik değil; daha çok vizyon meselesidir.

Bir Ülkenin Raylara Yazılmamış Haritası

Türkiye’nin demiryolu omurgası yıllardır belli eksenler üzerinde şekilleniyor;

Ankara merkezli hızlı tren hatları

Marmara ve İç Anadolu odaklı yoğunlaşma

Liman ve sanayi bağlantılı yük taşımacılığı

TCDD Yüksek Hızlı Tren Ağı

Ancak bu yapı içinde büyük bir eksik var. Doğu–Batı ve Kuzey–Güney arasındaki bütüncül entegrasyonun tamamlanmamış olması.

Bugün bir haritaya baktığınızda şu soru kaçınılmaz hale geliyor;

“Ege’deki üretim Karadeniz’e, Karadeniz’deki potansiyel Ege’ye neden hala tek bir güçlü ray hattıyla bağlanmıyor?”

Ege–Karadeniz Hattı; Bir Fikir mi, Bir İhtiyaç mı?

Aslında bu soru yeni değil. Yıllardır konuşulan bazı koridorlar var.

İzmir, Afyon, Ankara hattı

Ankara, Çorum, Samsun hattı.

TCDD Demiryolu Ağı

Bu iki ana eksen teorik olarak birleştiğinde ortaya çıkan şey şudur;

Ege’den Karadeniz’e uzanan kesintisiz bir lojistik ve yolcu koridoru.

Ama işte tam burada kritik bir ayrım ortaya çıkıyor.

Bu hatlar bir “vizyon bütünlüğü” olarak değil, parçalı projeler olarak ilerliyor.

Milas Nerede Duruyor? Asıl Görünmeyen Soru Bu

Konu sadece büyük şehirler değil.

Muğla’nın Milas ilçesi gibi noktalar, bu büyük resmin içinde çoğu zaman hiç konuşulmuyor. Oysa Milas.

Bodrum gibi dünya markası bir turizm merkezine kapı

Milas, Bodrum Havalimanı gibi stratejik bir ulaşım noktası

Ege’nin güneyinde lojistik bir geçiş bölgesi

Ama buna rağmen demiryolu ağında güçlü bir karşılığı yok.

Bu da bize şunu gösteriyor;

Türkiye’de ulaşım planlaması çoğu zaman “potansiyel merkezlere” göre değil, “mevcut merkezlere” göre yapılıyor.

Peki Neden Bu Hatlar Hala Yok?

Bu sorunun cevabı tek cümle değildir. Ama birkaç temel gerçek var;

  1. Öncelik sıralaması sorunu

Yüksek hızlı tren projeleri genellikle büyük nüfus koridorlarına odaklanıyor. Çünkü ekonomik geri dönüş orada daha hızlı görülüyor.

  1. Parçalı planlama anlayışı

Ege, İç Anadolu ve Karadeniz ayrı ayrı planlanıyor; ama birlikte düşünülmüyor.

  1. Yük taşımacılığı–yolcu taşımacılığı dengesizliği

Bir hat ya yük için ya yolcu için optimize ediliyor. Oysa modern sistem ikisini birlikte düşünür.

  1. Coğrafi maliyet

Dağlık alanlar, tüneller ve köprüler maliyeti artırıyor. Bu da projeleri yavaşlatıyor.

Ama Asıl Sorun Teknik Değil

Burada en önemli nokta şu:

Bu mesele mühendislik meselesi değil, ülke planlama felsefesi meselesidir.

Bir ülke kendini şöyle tasarlayabilir;

Büyük şehirleri büyüten model

Ya da bölgeleri birbirine bağlayan model

Türkiye uzun zamandır ilk modele yakın duruyor.

Oysa ikinci model şunu sağlar.

Bölgesel kalkınma

Göç dengesinin sağlanması

Lojistik maliyetlerin düşmesi

Üretimin yayılması

Gerçek Bir Soru; Türkiye Neyi Bağlamak İstiyor?

Bir ülke demiryolu yaparken aslında şunu cevaplar..

“Ben üretimi mi merkezde toplamak istiyorum, yoksa ülke geneline mi yaymak istiyorum?”

Eğer Ege’yi Karadeniz’e bağlayan bir hat yoksa, bu sadece bir ulaşım eksikliği değildir.

Bu aynı zamanda;

Ekonomik akışın yönü üretimin dağılım modeli kalkınmanın coğrafyası demektir.

Yapılabilir mi? Evet. Ama Nasıl?

Bu hatlar hayal değil. Ama doğru kurgu gerekir.

Aşamalı model

Bir anda değil,

Ankara merkezli genişleme

Karadeniz bağlantısının güçlendirilmesi

Ege’nin sisteme entegre edilmesi

Yük ve yolcu hibrit sistemi

Sadece hızlı tren değil,

lojistik taşımacılık

sanayi bağlantıları

liman entegrasyonu

Çok merkezli Türkiye modeli

İstanbul,Ankara tek merkez değil..

İzmir,

Samsun,

Gaziantep,

gibi yeni merkezler güçlenmeli.

Raylar Sadece Demir Değildir.

Demiryolu dediğimiz şey aslında bir ülkenin sınır sistemidir.

Eğer o sistem parçalıysa;

ekonomi yavaşlar

bölgesel farklar büyür

şehirler birbirinden kopar

Eğer o sistem bütünse;

üretim yayılır

insanlar daha dengeli yaşar

şehirler birbirini besler

Bugün Ege’yi Karadeniz’e bağlayan hat hala bir proje dosyasında tam anlamıyla karşılık bulamadıysa, bu bir eksiklikten öte bir sorudur.

“Biz ülkeyi birbirine mi bağlıyoruz, yoksa parçalı mı bırakıyoruz?”

Milas’tan Samsun’a, İzmir’den Trabzon’a uzanan bir ray hattı sadece tren değil; aslında bir ülke fikridir.

Ve belki de artık şu soruyu yüksek sesle sormanın zamanı gelmiştir.

“Bu ülkenin haritasını asfaltla mı çiziyoruz, yoksa raylarla mı yeniden yazacağız?”

Hayal Mi Unutulan Gerçeklik Mi
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter