Ahmet Özger
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Geriye Sadece Çöp Bırakmak

Geriye Sadece Çöp Bırakmak

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kıyıkışlacık’ın sessiz koylarından birinde hafta sonu güneş yine pırıl pırıl doğdu. Deniz maviydi, gökyüzü tertemizdi. Rüzgâr zeytin ağaçlarının arasından geçiyor, doğa tüm cömertliğiyle insanlara kucak açıyordu.

Ancak günün sonunda geriye kalan manzara, doğanın sunduğu güzelliklerle değil, insanların bıraktığı izlerle konuşuluyordu.

Vatandaşların iddiasına göre Denizli’den geldiği söylenen bir grup kampçının kullandığı alanda plastik şişeler, poşetler, yiyecek ambalajları ve çeşitli atıklar bırakıldı. Bölgeyi gören vatandaşlar ise duruma tepki gösterdi.

Aslında mesele birkaç plastik şişeden ibaret değil.

Mesele bir zihniyet meselesi.

Çünkü kamp yapmak doğaya gitmek değildir sadece.

Doğaya saygı göstermektir.

Bir ağacın gölgesinden faydalanıyorsanız, ayrılırken o gölgeyi kirletmemektir.

Bir koyun güzelliğinden yararlanıyorsanız, giderken o güzelliği bozmamaktır.

Bir bölgenin misafiriyseniz, ev sahibine saygı göstermektir.

Ne yazık ki son yıllarda doğa turizmi büyürken doğa bilinci aynı hızla büyümüyor.

Sosyal medyada kamp fotoğrafları paylaşmak kolay.

Araçları yan yana dizip manzara önünde poz vermek kolay.

Çadır kurmak kolay.

Mangal yakmak kolay.

Ama arkasından çöpünü toplamak nedense bazılarına çok zor geliyor.

Oysa medeniyet tam da burada başlıyor.

Bir insanın karakterini çoğu zaman konuşmaları değil, arkasında bıraktıkları gösterir.

Ve bazen bir çöp poşeti, uzun nutuklardan daha fazla şey anlatır.

Kıyıkışlacık sadece bir kamp alanı değildir.

Burası yaşayan bir doğa parçasıdır.

Burası balıkçıların ekmek teknesidir.

Burası çocukların denize girdiği kıyıdır.

Burası kuşların, böceklerin, ağaçların yaşam alanıdır.

Burası Milas’ın doğal mirasıdır.

Bugün yere bırakılan bir plastik şişe belki birkaç dakika içinde unutulur.

Ama doğanın onu yok etmesi yüzlerce yıl sürebilir.

Bugün atılan bir poşet belki sahibinin aklından çıkar.

Ama rüzgârla sürüklenip denize ulaştığında hepimizin sorunu haline gelir.

En acısı da şu:

Doğayı kirletenlerin büyük bölümü doğayı sevdiğini söyleyen insanlardan oluşuyor.

Oysa doğayı sevmek, onun önünde fotoğraf çektirmek değildir.

Doğayı sevmek, ayrılırken geldiğin gibi bırakabilmektir.

Hatta mümkünse geldiğinden daha temiz bırakabilmektir.

Vatandaşların tepkisinin temelinde de bu yatıyor.

Çünkü insanlar artık sadece kirletilen alanları değil, kaybedilen değerleri görüyor.

Bir koy kirlenince sadece görüntü bozulmuyor.

O bölgenin itibarı zarar görüyor.

Turizm zarar görüyor.

Doğal yaşam zarar görüyor.

Ve en önemlisi insanların ortak yaşam kültürü zarar görüyor.

Burada sorulması gereken soru şu:

Bu güzellikler bize atalarımızdan kalan bir miras mı, yoksa çocuklarımızdan ödünç aldığımız bir emanet mi?

Eğer emanet ise ona sahip çıkmak zorundayız.

Yerel yönetimler elbette denetim yapmalı.

Yetkililer gerekli önlemleri elbette almalı.

Ancak hiçbir ceza, hiçbir denetim, hiçbir kamera insan vicdanının yerini tutamaz.

Çünkü çevre temizliği önce yasalarla değil, ahlakla başlar.

Bugün Kıyıkışlacık’ta yaşandığı iddia edilen bu görüntüler aslında bütün Türkiye’nin ortak sorunudur.

Sahillerde…

Ormanlarda…

Mesire alanlarında…

Göletlerde…

Aynı manzaralarla karşılaşıyoruz.

Doğadan keyif alıyoruz ama doğaya karşı sorumluluklarımızı unutuyoruz.

Oysa kampçılığın dünyadaki en temel kuralı çok nettir:

“Geride iz bırakma.”

Ne ateş izi…

Ne çöp izi…

Ne tahribat izi…

Sadece güzel anılar bırak.

Kıyıkışlacık’ın koyları da bunu hak ediyor.

Milas’ın doğası da bunu hak ediyor.

Ve gelecek nesiller de bunu hak ediyor.

Çünkü insan gittiği yere bıraktıkları kadar insandır.

Bazen bir insanın medeniyet seviyesi, arkasında bıraktığı çöp poşetinin içinde saklıdır.

Ve ne yazık ki bazıları doğanın kalbine kamp kurarken, geriye sadece çöplerini bırakıyor.

Tabi sorulması gereken sorularda artıyor; yetkililer nerede dronla trafik cezası yazanlar dronla doğayı tahrip edenleri görmez mi? Yada OGM ne zaman bunları takip edecek? Belediyenin bu alanlarla ilgili bir adımı var mı çevreyi korumak adına yoksa herkes sorumluluk alanım değil yada gözümde kaçmış modunda mı?

Sorumluluk alıcak irade nerede?

Gibi gibi..

Geriye Sadece Çöp Bırakmak
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter