Milas son dönemde peş peşe gelen kararlarla önemli bir tartışmanın merkezine oturdu. Kamuoyuna “sağlık yatırımlarına kaynak oluşturma” gerekçesiyle sunulan özelleştirme kararları, vatandaşın zihninde bambaşka sorular doğuruyor. Çünkü ortada atıl duran, çürümeye terk edilmiş, kullanılmayan yapılar değil; aktif şekilde hizmet veren sağlık alanları bulunuyor.
Önce eski 75. Yıl Milas Devlet Hastanesi binası özelleştirme kapsamına alındı. İlçede diş hastanesi, ek sağlık tesisi, rehabilitasyon merkezi ya da farklı bir kamu sağlık yatırımı beklentisi varken gelen bu karar tepkiyle karşılandı. Şimdi ise ikinci perde açıldı. Bu kez Selimiye Mahallesi’ndeki Aile Sağlığı Merkezi ve 112 Acil Sağlık Hizmetleri noktasının bulunduğu alan satış listesine girdi.
Peki sormak gerekiyor…
Selimiye gibi Milas’ın hızla büyüyen, yerleşim yoğunluğu artan, çevre mahallelere de hizmet veren bir noktada sağlık tesisi büyütülmesi gerekirken, mevcut alanı satmaya çalışmak nasıl bir planlamadır?
Bugün Selimiye sadece bir mahalle değildir. Çevresindeki yerleşim alanlarıyla birlikte ciddi bir nüfusa hizmet veren merkez konumundadır. Böylesi bir bölgede yeni doktor kadroları, ek poliklinikler, kadın doğum hizmeti, çocuk sağlığı birimi, diş ünitesi gibi yatırımlar konuşulması gerekirken, biz satış kararını tartışıyoruz.
Üstelik ortada boş bir arsa da yok.
İçinde 4 hekimin görev yaptığı Aile Sağlığı Merkezi var. İçinde aktif çalışan 112 istasyonu var. Ambulansların konuşlandığı, vatandaşın her gün kapısından girip çıktığı bir kamu hizmet alanı var.
Şimdi vatandaş haklı olarak soruyor:
Bu satışın içinde ambulans garajı da mı var?
112 noktası da mı devredilecek?
Aile Sağlığı Merkezi hizmet verirken bina da mı satılacak?
Yoksa sağlık çalışanları yarın başka yere mi taşınacak?
Eğer kamu hizmeti devam eden alanları satmak “faydalı hizmet” olarak görülüyorsa, o zaman yarın başka bölgeler için de aynı senaryolar konuşulabilir.
Ören’de turizm bölgesinde yer alan, geniş arsa yapısına sahip sağlık alanları…
Denize yakın kamu taşınmazları…
Merkezde kalan değerli arsalar…
Bugün Selimiye ise yarın neden başka bir yer olmasın?
Asıl mesele sağlık yatırımı için kaynak bulmaksa, bunun yolu mevcut sağlık alanlarını elden çıkarmak olmamalıdır. Çünkü sağlıkta yatırım demek sadece bina yapmak değildir; doğru yerde, doğru zamanda, büyümeye uygun alanları korumaktır.
Bir kamu yöneticisi şunu düşünmelidir:
Nüfus artıyor mu?
Mahalle büyüyor mu?
Turizm sezonunda yoğunluk oluyor mu?
Ambulans ihtiyacı artıyor mu?
Yeni sağlık birimleri gerekli mi?
Eğer cevap evetse, o alan satılmaz; büyütülür.
Milas halkı artık şunu net şekilde görmek istiyor: Sağlık alanları değerli arsa olarak mı görülüyor, yoksa vatandaşın gelecekteki sağlık güvencesi olarak mı?
Çünkü Selimiye’de satılan sadece bir taşınmaz değildir. Eğer dikkat edilmezse, satılan şey geleceğin sağlık planlaması olur.

