Ahmet Özger
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. MİLAS DEVLET HASTANESİ’NDE SESSİZ EROZYON

MİLAS DEVLET HASTANESİ’NDE SESSİZ EROZYON

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Milas’ta sağlık sistemine dair son dönemde kulislerde dolaşan bir gerçek var;

Bir şeyler eksiliyor… Hem de sessizce.

Milas Devlet Hastanesi artık sadece hasta yoğunluğuyla değil, aynı zamanda hekim kaybıyla da konuşuluyor.

GİDEN SADECE DOKTOR MU, YOKSA UMUT MU?

Bir şehirde iyi hekimler birer birer ayrılıyorsa, orada sadece kadro boşalmaz…

Güven azalır.

Son dönemde adı saygıyla anılan isimlerin ayrılması, yeni istifa söylentilerinin artması, ister istemez şu soruyu gündeme getiriyor; Bu bir tesadüf mü, yoksa bir sistem sorunu mu?

MESELE SADECE GENEL POLİTİKALAR MI?

Elbette sağlık sistemi ülke genelinde ciddi bir yük altında;

Yoğun hasta sayısı, uzayan çalışma saatleri, artan beklentiler…

Tükenmişlik sendromu.

Ama mesele sadece bundan ibaret mi?

Açık konuşalım…

Eğer aynı sistem içinde bazı hastaneler ayakta kalabiliyor, bazıları ise hızla kan kaybediyorsa, burada yerel dinamikleri de konuşmak gerekir.

YERELDE GÖRÜNMEYEN SORULAR

Şu sorular artık yüksek sesle sorulmalı;

Çalışma ortamı yeterince destekleyici mi?

İdari yük dengeli mi dağıtılıyor?

Hekimlerin mesleki saygınlığı korunuyor mu?

Kurum içi iletişimin oldukça sağlıklı olduğunu bildiğimiz Milas Devlet Hastanesinde

Fiziki ve teknik imkanlar yeterli mi?

Bunlar suçlama değil…

Bir durum tespiti ihtiyacıdır.

SAĞLIKTA ŞİDDET: EN KRİTİK KIRILMA NOKTASI

Üzülerek ifade etmek gerekiyor ki, özellikle acil servislerde görev yapan hekimlere yönelik; Sözlü tehdit, fiziksel sataşma baskı ve tahammülsüzlük iddiaları kulaktan kulağa yayılıyor.

Bu noktada çok net bir şey söylemek gerekiyor;

Sağlık çalışanına yönelik şiddet, sadece bireysel bir suç değil, toplumsal bir çöküştür.

Unutmayalım;

O “hemen müdahale et” diye bağırdığınız kişi, sizin hayatınızı kurtarmaya çalışan insandır.

Ve evet…

O insanlar olmazsa, tedavi de olmaz.

YÖNETİM VE SORUMLULUK

Hakkını teslim etmek gerekir;

Başhekimlik gibi görevler, ciddi sorumluluk ve denge ister.

Burada önemli olan kişileri tartışmak değil, sistemi güçlendirmektir.

Kurum içi huzurun sağlanması

Hekimlerin desteklenmesi

Sorunların erken tespiti

Şeffaf iletişim

Bunlar sağlanmazsa, en iyi niyet bile sistemi ayakta tutmaya yetmez. Ve bu noktada gerçekten Şefik ASMALI Bey; görevini samimiyet ve özveri ile eda etmekte ona ve emeklerine rağmen yaşananlar ise bizleri üzmekte…

MİLAS NEYİ KAYBEDİYOR?

Bir doktorun gitmesi, sadece bir kişinin ayrılması değildir;

Yılların tecrübesi gider, hastanın güveni sarsılır.

Yeni gelenin adaptasyonu zaman alır…

Ve en önemlisi…

Şehir sağlıkta geriye gider.

ÇÖZÜM NE?

Bu yazı bir eleştiri değil…

Bir çağrıdır.

Yerel yönetime;

Sağlık çalışanlarına yönelik güvenlik önlemleri artırılmalı.

Hastane fiziki ve teknik olarak güçlendirilmeli.

Sosyal destek mekanizmaları kurulmalı.

Genel yönetime; Hekimlerin çalışma koşulları iyileştirilmeli… Atama ve yerinde tutma politikaları gözden geçirilmeli… Sağlıkta şiddete karşı caydırıcı uygulamalar artırılmalı…

Topluma; Sağlık çalışanına saygı kültürü yeniden inşa edilmeli… Sabır ve empati hatırlanmalı…

Bir şehir doktorunu kaybediyorsa, aslında geleceğini kaybediyordur.

Unutmayalım;

Doktoruna, öğretmenine sahip çıkmayan şehirler bedelini yıllarca öder.

Ve o bedel, ne yazık ki en çok hastalara çıkar.!!

MİLAS DEVLET HASTANESİ’NDE SESSİZ EROZYON
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481