Siyasette ikinci dönemler her zaman daha zordur.
Çünkü ilkinde umut konuşur, ikincisinde muhasebe.
AK Parti Milas İlçe Başkanı Levent Akyer, teşkilatın başına ilk kez gelmiş bir isim değil. Daha önce de bu görevi yürüttü. Dolayısıyla bugün ortaya koyacağı vizyon, sadece vaatlerle değil, geçmiş performansın terazisinde tartılacak.
DÜNÜN KARNESİ;
Levent Akyer’in önceki dönemine bakıldığında teşkilat içi disiplin, saha temasları ve parti içi organizasyon kabiliyetinin öne çıktığını söylemek mümkün.
AK Parti’nin Milas’taki kurumsal varlığını diri tutma çabası, Ankara ile yerel arasında köprü kurma gayreti dikkat çekmişti.
Ancak Milas seçmeni için ölçü sadece bununla sınırlı değil;
TEŞKİLAT CANLI OLABİLİR AMA ŞEHİR NE KAZANDI?
Milas’ta kronikleşen sorunlar, altyapı eksiklikleri, tarımın katma değer üretme sıkıntısı, gençlerin göçü, yatırım eksikliği o dönemde kökten çözülebildi mi? Açık konuşmak gerekirse, büyük ve dönüştürücü projelerle hafızalara kazınmış bir dönem olmadı. Daha çok “mevcudu koruma ve parti organizasyonunu ayakta tutma” refleksi öne çıktı. Elbette Ak Parti siyaseti açısından başarılı işlere imza atmış olsa da yeterliliği sorgulanır bir dönemdi.
Bu kötü bir performans mıydı? Hayır.
Ama Milas’ın ihtiyacı olan sıçrama mıydı? O da değil.
BUGÜNÜN SÖZÜ
Şimdi ikinci kez göreve gelen bir ilçe başkanından beklenti doğal olarak daha yüksek. Çünkü artık “tanıma süreci” yok. Şehri de biliyor, teşkilatı da biliyor, Ankara’nın kapılarını da biliyor.
Bugün ortaya koyduğu söylemlerde birlik, saha çalışması, kamu kurumlarıyla koordinasyon ve yatırım takibi vurgusu var. Özellikle sağlık, altyapı ve gençlik alanında temas trafiği dikkat çekiyor. Fakat Milas için asıl belirleyici olan, ziyaret fotoğrafları değil; sonuç üreten dosyalar olacak.
MİLAS’IN GERÇEK İHTİYACI
Milas artık klasik siyaset dilini aşmak zorunda.
Bu şehir;
Tarımda organik üretim üssü olabilir.
Turizmde Bodrum’un gölgesinden çıkabilir.
Genç göçünü tersine çevirecek istihdam alanları oluşturabilir.
Kültürel mirasını ekonomik değere dönüştürebilir.
Bunun için Ankara ile güçlü bağ kurabilen, yatırım getirebilen, bürokratik engelleri aşabilen bir ilçe başkanlığı gerekir.
Levent Akyer’in avantajı şu; Tecrübesi var. Sistemi biliyor. Dezavantajı ise beklentinin yüksek olması.
İkinci dönemler mazeret kaldırmaz.
KATKI SAĞLAR MI, SAĞLAMAZ MI?
Eğer bu dönem;
Sadece teşkilat içi uyumla sınırlı kalırsa,
Fotoğraf ve ziyaret siyasetine sıkışırsa,
Milas’ın ekonomik dönüşümüne dair somut proje üretmezse,
Katkı sınırlı olur.
Ama;
Organize sanayi, tarım markalaşması, genç girişimcilik destekleri gibi somut dosyalar Ankara’ya taşınır ve sonuç alınırsa,
Milas’ın kronik altyapı meselelerinde merkezi destek sağlanırsa,
Şehir için parti üstü bir vizyon ortaya konursa,
O zaman bu ikinci dönem gerçek bir “vizyon dönemi” olabilir.
Milas artık küçük hesapların şehri olmamalı.
Bu topraklar potansiyelini yıllardır erteliyor.
Levent Akyer’in önünde iki yol var. Ya geçmişin tekrarını yaşayacak,
Ya da Milas’ın kaderine dokunacak.
Siyasette koltuklar gelip geçicidir.
Ama şehre bırakılan iz kalıcıdır.
Milas’ın hafızası güçlüdür.
Yapılanı da unutmuyor, yapılmayanı da.
Şimdi gözler ikinci perdede.
Eserler siyaseti geleneğinden gelen biri olan sn Levent bey için;
Söz değil, eser zamanı.

