Milletimizin her bir ferdini doğumundan vefatına kadar koruma altına alan sosyal güvenlik sistemimiz, huzurlu ve güvenli geleceğimizin sarsılmaz teminatıdır. Yarınlara güvenle bakabilmemizi sağlayan bu güçlü yapı, her geçen gün daha modern ve daha etkin bir kimliğe bürünmektedir.
Sosyal güvenlik, bireylerin hastalık, yaşlılık, işsizlik, kaza veya ölüm gibi gelir kaybına yol açan sosyal risklere karşı devlet güvencesi altına alınmasıdır. Temel bir insan hakkı olan bu sistem, toplumun huzurunu ve ekonomik güvenliğini sağlayarak, primli veya primsiz yöntemlerle gelirden bağımsız bir koruma kalkanı sunar.
Bu yıl büyük bir gururla kutladığımız Sosyal Güvenlik Kurumumuzun 20. yaşı ve Sosyal Güvenlik Haftası vesilesiyle; kayıtlı istihdamın sürdürülebilir kalkınmadaki kritik rolünü bir kez daha vurgulayıp, toplumun tüm kesimlerinde sosyal güvenlik bilincini diri tutmak istenilen hedeftir.
İnsan odaklı hizmet anlayışı ile, sosyal güvencenin sunduğu imkanlardan her bir vatandaşımızın eksiksiz ve hızlı bir şekilde yararlanması ana hedeftir. Dijital dönüşümün sunduğu imkanları en üst seviyede kullanarak üretilen yenilikçi çözümler ile hizmet verilmesi ana istek ve arzudur.
Sosyal güvence, bireylerin sağlık hizmetlerinden yararlanmasını, emeklilik haklarını ve hastalık, işsizlik, kaza gibi durumlarda gelir kayıplarına karşı korunmalarını sağlayan devlet destekli bir sistemdir.
Türkiye’de SGK çatısı altında 4A (SSK), 4B (Bağ-Kur) ve 4C (Emekli Sandığı) gibi kollarla toplumun temel refahını güvence altına alır.
Modern anlamda sosyal güvenlik kavramı 1935 tarihli social security act denilen sosyal güvenlik hukuku kavramıyla ortaya çıkmıştır. Burada ABD Başkanı Roosevelt, gelirin adil bir biçimde dağılımının sağlanması için; yoksulluğu önlemeye çalıştı, hastalık, yaşlılık gibi hallerde insanlara finansman sağlamaya çalıştı. Daha sonra bu akdi tamamlayıcı nitelikte olan 1942 tarihli Beverage raporu çıkarıldı (Sir William Beverage). Burada temel felsefe, yoksulluğun insanlar için bir yüz karası olduğu bu nedenle sosyal destek ile çözülmeye çalışılması gerektiğidir.
Bu anlamlı hafta vesilesiyle; gece gündüz demeden büyük bir özveriyle çalışan tüm mesailerini veren ve emekleriyle ülkemizin refahına katkıda bulunan tüm çalışanlarımıza, istihdam sağlayan işverenlerimize ve kıymetli emeklilerimize şükranlarımızı sunarız.
Milletimize sosyal güvenlik çatısı altında sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir gelecek diliyorum.

