
Bileğindeki altın bileziklerin ve okuduğu okulların sayısını, düşlediği mesleği yapmak için artıran Şeyda Ölmez, 1972 doğumlu Milaslı bir emekli hemşire ve çiçeği burnunda turist rehberi. Niyeti; arkeoloji ile rehberliği birleştirerek, “Arkeorehber” olmak.
İlk ve orta öğrenimi boyunca başarılı bir öğrenci sayılan Ölmez, ailevi koşullar nedeniyle, parasız yatılı sınavlarına girerek, Muğla Sağlık Meslek Lisesi Hemşirelik Bölümü’nde 4 yıl yatılı okumuş. Aslında hiç aklında olmayan bu eğitimi ve mesleği, bir an önce memuriyete atılarak, ekmek parasını kazanmak amacıyla tercih etmiş… Bundan sonrasını Şeyda Hanım’ın ağzından dinleyelim:
“Mecburi hizmetle atamamın yapıldığı Burdur ilinin bir köyündeki sağlık ocağında bir yıl çalıştım. O dönemde evlenince, Milas’a geldim. Toplam 31 yıl devlet memurluğumun büyük bölümünde Milas Devlet Hastanesi’nde görev yaptım. İki oğlum oldu (Şimdi 34 ve 19 yaşlarındalar).

Arkeolog olmak, tarihle ilgili bir bölüm istiyordum. Dershaneye gidemediğim halde üniversite sınavına girdim ve mesleğimin yüksek bölümünü kazandım. 2 yıl ön lisans eğitimi de aldım. Lisansımı da hak tanınınca tamamladım. Emekli olmadan, ikinci üniversite programından Anadolu Üniversitesi Kültürel Miras ve Turizm ön lisans programını okudum.
HEM FAKÜLTE HEM BÖLÜM BİRİNCİSİ
Bu arada doğa sporları ve dağcılıkla ilgilenmeye başlamıştım (2010). Birkaç gezi yazısı denemem de oldu. Haziran 2021’de emekli oldum. Emekli dilekçemi imzaladıktan 1 gün sonra, Stratonekiea’da gönüllü kazı elemanı olarak çalışmaya başladım. Beni mutlu eden o bir aylık süreçte çok şey öğrendim.
Sonra dikey geçiş sınavıyla Andan Menderes Üniversitesi Turizm Fakültesi Rehberlik Bölümü’ne girdim. Yabancı dil için bir yıl hazırlık sınıfındaydım. Haftanın 4 günü Milas’tan Aydın’a gidip geldim. 2021 Ekim ayında bölüme başladım ve Kuşadası’na taşındım. 4 yıllık bölümü, 3 yılda – üsten ders alarak – fakülte ve bölüm birincisi olarak bitirdim.
Mayıs 2025’te mezun olduktan sonra, rehberlik mesleğinin gerektirdiği uygulama eğitim ve gezilerini tamamladım. Ağustosta mesleğe kabul sınavına girdim. Sınavı geçtim ve ‘Çalışma Kartı’ başvurumu yaptım. Kartım bir hafta önce elime geçti; bir gün sonra ilk turuma çıktım.”
Profesyonel anlamda ilk turunun kendisi için anlamının çok büyük olduğunu vurgulayan Şeyda Ölmez, bunun nedenini şöyle açıkladı:
“İlk turum, çalışma kartımı aldıktan bir gün sonra Anıtkabir’e oldu. Ata’mın manevi huzuruna kokartımla çıktım. O’nun Türk kadınına, ülkemize kazandırdıkları karşısında, üzerime düşeni yapma gayretinde ve başarılı olduğumu göstermiş oldum bir bakıma…
Şimdi yabancı dile ağırlık vereceğim. Hâlâ Arkeoloji okumayı çok istiyorum. Ama, öncelikle mesleki deneyimimi artırmak istiyorum. Arkeoloji ile rehberliği birleştirip, ‘Arkeorehber’ olmak niyetindeyim.”

“EMEKLİLİK BİR BİTİŞ DEĞİL”
Büyük oğlu, gelini ve üç torunu ile aynı evde yaşayan Şeyda Ölmez, “Babaannelik duygumu tatmin edebiliyorum. Ama, emekliliği hiç yaşamadım. Emeklilik bir bitiş değil; ikinci hayatımın başlangıcıydı.” Diyor.
Hem orta yaşlılara hem de gençlere yönelik şu sözlerine kulak verelim:
“Mezuniyet konuşmamda vurguladığım gibi; sevdiğiniz işi yapın. Asla vazgeçmeyin, pes etmeyin. Hedefinize ilerlemeyi sürdürün. Ben 53 yaşımda bunu başardım. Hiçbir şey için geç değil. Öğrenmenin yaşı ve sonu yok. Yanımda sürekli kitapla dolaşıyorum… Bu konuda cesaret ve yönlendirmeye gereksinim duyan herkese örnek teşkil eder umarım yaptıklarım.”


