6. Bölüm
“HALAYLAR”
Yozgat’taki Yayık Halayı, Adana’nın Pekmez Halayı, Adı yaman’ın Keçeci Halayı ile Demirci Halayı bu tür iş veya meslek belirten halaylardandır. Şanlıurfa’nın Kımıl Halayı ise, tarlada ekine büyük zarar veren buğday böceği kımıl ile olan mücadeleyi gösterir. Adıyaman’ın Galuç Oyunu’nda olduğu gibi, insanların çaresizliğini, sıkıntıya ve darlığa düşmesini, Allah’a dua etmesini bu Kımıl Halayı’nda görürüz.
Anadolu’daki bazı halayların da bir insan adıyla anıldığı bilinmektedir. Adana yöresi halaylarından olan Temur Ağa veya Demür Ağa, Adana ve Gaziantep’te bilinen “Derik saçın örmezler” dizesi ile başlayan Deriko Halayı, Yozgat’ın Halime’si, Tunceli’nin Kemal Çavuşu, Van’ın Osman Ağa’sı, Ağrı’nın Ömer Ağa’sı, Sivas’ın Abdurrahman Halayı, Gaziantep’in Garip Halayı bu tür kişi adlarıyla tanınmış olan halaylardandır.
İnsanların kendi yaşayış biçimlerinden ve bunun sergilenmesinden hız kazanan halayların bir bölümünde, bitmek tükenmek bilmeyen kavgalar, savaşlar, mücadeleler konu olarak işlenir. Birçok ilde görülen bıçağın yanı sıra, Erzurum’da kılıç, Yozgat’ta ve Kars’ta kama, Elazığ ve Şanlıurfa’da kalkan, birçok ilde sopa, değnek veya asa, Adana’da tüfek veya kılıç-kalkan bu kavgayı ve savaşı anlatan halaylarda kullanılan araçlardır. Ayrıca iki gruba ayrılan halay ekibinin karşılıklı olarak hareketlendiğini, ellerini açıp birbirlerine şiddetle çarptıklarını gördüğümüzde müziğinde en güçlü seslerden oluştuğunu duyarız.
Gaziantep’te ellerin birbirine vurulmasına Çibik denmektedir. Bazı oyunlarda ise vuruşun şiddetini artırmak, daha güçlü vurabilmek için bir ayak geride kalıp dayanak oluştururken kuvvetli el çarpmaya Çepük-Çapuk, Çalma, Antakya yöresinde ise Çipillemek denir.
Bitlis’in Harkuşta, Muş’un Yalkuşta halayında da iki bö lükte saf tutup sıra olan oyuncular, karşısındakine avuçlarının ve kollarının bütün güçleri ile vurarak, şiddet gösterisinde bulunurlar. Bu çarpışma, seyircileri de he yecanlandırır; onların da bir an önce halaya girme arzusu coşkuyla belirtilir. Bu kelime birçok yerde Arkuşta, Harkoşte, Akışta, Alkış, Arguştak, Yarkuşta biçimlerinde de söylenir. Eski bir kelime olduğu bellidir.
Halayların bazıları adlarını oyun sırasındaki hareketlerin adlandırılmasından, adımların türü ve sayısından, yerden yük selme hareketinden alırlar. Sözgelimi, Şanlıurfa, Diyarbakır, Tunceli, Bingöl, Elazığ, Sivas ve Yozgat’ta Üç Ayak, Di yarbakır ve Şanlıurfa’da Çift Ayak veya Tunceli’de İki Ayak, yine Diyarbakır’da Tek Ayak bu şekilde adları almış olanlardır.
Bazı halay adlarında da tarihin izlerini buluruz. Çeşitli boy- ların, aşiretlerin, toplulukların veya milletlerin adını taşıyan ha laylardan, Çukurova yöresindeki Acem Halayı, Tunceli’de Türk Kızı, Gaziantep dolaylarında Cezayir, Sivas’da Yörük Halayı örnek olarak verebileceğimiz adlardır.
Ayrıca hayvan adları taşıyan halaylar arasında da, Tunceli’de At, Bitlis, Muş, Van’da Ayı, Yozgat’ta Keklik, Sivas ve Yoz gat’ta ise Turnalar halaylarını hemen saymamız mümkündür.
Devam edecek

