- Bölüm
“HALAYLAR”
Bir Sivas türküsünde sorulan sorulara ve verilen cevaplara bakalım:
“Halay başı kim çeker?
Bir edalı kız çeker.
O kız yolun şaşırmış,
İnşallah bize gider.
Halaylı yâr halaylı,
Maşrapası kalaylı.
Halayda gördüm seni
Gül iken derdim seni,
Sevmeye kıyamazken
Ellere verdim seni.
Halaylı yâr halaylı,
Maşrapası kalaylı.
Aynı soruyu ve cevapları Yozgat’ta da buluyoruz:
“Halay başı kim çeker?
Kırmızı donlu kız çeker.
O benim nazlı yârim
Durur durur of çeker.
Engine de deli gönül engine
Şimdi rağbet güzel ile zengine,
Güzel isen hatırını sayarlar,
Çirkin isen dış kapıdan koyarlar.”
Bu illere komşu olan Amasya’da halay oynamanın şart olduğu, oynamak istemeyenin ağır bir biçimde cezalandırılması gerektiği özellikle vurgulanır:
“Halay çekin düzülsün,
Sürmeli gözler süzülsün,
Haleye girmeyenin,
Vurun boynun üzülsün.
İndim nane biçmeye,
Eğildim su içmeğe,
Baktım ki yâr geliyor,
Kanetlendim uçmağa.”
Aynı cezanlandırma biçimini Niğde yöresinin bir halay türküsünde şöyle ifadesi vardır:
“Halaya çıkmayanın,
Kolu budu üzülsün.”
Bütün bu söz sanatlarında oyuncuların birlikte oluşları, toplu olarak uyum içinde hareket ettikleri ifade edilmektedir. Bu topluca davranışların sonucu, oyuncular arasında dostluğu, arkadaşlığı, dayanışmayı, paylaşmayı, sırt sırta veya omuz omuza eğlenmeyi veya kavgaya, savaşa gitmeyi, mertliği, soyluluğu, yardımseverliği ana çizgisiyle bulmaktayız.
Halayın oyun ezgisinin değişik bölümlere ayrılması, halayın en belirgin ve karakteristik özelliklerinin başında gelir. Oyunun ağırlığı, çabukluğu, kuraklığı, bu bölümlerinin adlarından da anlaşılır. Sözgelimi; Çorum, Yozgat veya Sivas halaylarında dört ayrı ritmde oynanan dört bölüm yer alır. Çorum’da bu bölümler, “ağırlama-oynatma-ikileme, yelle me” başlıklarını taşırken, Sivas düz halayında “ağırlama yanlama veya sıktırma, oynatma veya tek ayak hoplatma veya yeldirme” terimleri kullanılır. Ağırlama türkülü veya türküsüz olabilir. Sözlü parçalar oyuna, müziğe sevgiyi, bağlılığı ortaya koyarlar.
Devam edecek

