22. Bölüm
“ZEYBEKLER”
Zeybek giyimi-kuşamı da zengin bir görünüm içindedir. Hareketlerinin çabuk olmak mecburiyeti, onların çevik, canlı ve atak olmasını engellemeyen bir kıyafete sahip bulunmalarını gerektirir. Yürüyüşte zorluk çıkarmayan “Potur, paça don, çakşır, kısa don” vb. adlarla bilinen kısa şalvarlar giyen zeybeklerin bu giysisi dizleri üstüne kadar uzanır. Koyu mavi, maviye yakın tonlar, kara gibi renkler tercih edilen renklerdir. İç giyim olarak kullanılan uzun don beyazdır ve paçalarının dışarıdan görülmemesi için üstlerine bacağa giyilen tozluğun üst kısımları getirilerek örtülür. Böylece çalılık, koruluk, dikenlik yerlerden geçerken çizik ve sıyrıklardan korunmuş olunur. Tozluklar ayağın üstüne kadar da uzanabilir. Tozluğun altında bulunan çoraplarla birlikte ayakkabı olarak çarık veya yemeni en çok kullanılan parçalardandır. Bazı yörelerde yemeni “çapula” adıyla da bilinir. Özellikle efelerin 19. yüz- yıldan itibaren “kayalık” adı verilen özel çizmeler giydikleri, sonradan bunun diğer zeybekler tarafından da kullanıldığı görülmektedir. Yemenilerin renklerinin bölgelere göre koyu sarı, açık kahve olmalarının yanı sıra, en yaygın renk kırmızıdır. Çizmelerde ise ağırlık siyah renktedir. Bazı çizmelerin “körüklü” tipleri de görülür.
Zeybeklerin üst giysileri arasında da başlarında fe veya börk, bunların üstüne sarılan ipekten yapılmış ince, süslü, çiçekli oyalarla bezeli yemeniler veya poşular sarılmıştır. İpek kumaş kat kat sarıldığı için, başa gelebilecek bir bıçak veya kurşun darbesi, daha hafif bir yaralanmayı sağlayabilir. Baştaki bu özel donanımdan sonra soğuk havalarda boyunlara takılan işlemeli, uzun ör gülerle yapılmış püskülleri olan, ipekli kumaştan bir “kefiye” vardır.
Zeybekler, ketenden, pamuklu veya ince bürümcekten yapılmış “ten gömleği” giyerler. Gömleğin etekleri bel üstüne gelecek veya şalvarın içine girecek kadar uzun tutulur. Bunun üzerine çocuk giyiminde rastladığımız “zıbın” veya diğer adıyla “işlik” giyilir. Bunlar kutnu kumaştan veya yine ipekten yapılmıştır. Kolları uzun olup bilek üstünden itibaren yırtmaçları vardır. Yakası dik olup, önü düğmelidir. Bunların bazılarının içleri astarlı olup, yakalarında ve üstlerinde siyah veya altın sarısı ipek kaytandan işlemeler görülür. İşliğin üzerine de “camadan” veya “kapaklı” (Aydın yöresi), “kepçen” (Ödemiş-İzmir) giyilir. Ön tarafı üst üste kapanacak bi çimde olup, kaytan veya ibrişimden yapılma düğmeler bulunur. İçleri renkli astarla kaplıdır. Kollar, ön ve arka çok ince işlemeli, süslü ve çeşitli motiflerle tamamen kaplanmış bir görünümdedir. Bilek üstünde yırtmaçları vardır. Önde bulunan iki cep, köstekli saat, çakmak vb.’lerini bulundurmaya yararlar. Camadan üzerine de “kartal kanadı” adı verilen “cepken” giyilir. Üzeri sırmalarla donatılmış olup, boyları camadandan daha kısadır. Kanat adının verilmesine sebep ise, omuz hizasından itibaren sallama diye bilinen parçaların açık olmasıdır. Hareketleri engellemez ve kolların üstüne hafifçe dökülmüştür. Zeybekler oyuna kalktıklarında hareketlerle uyumlu olarak bu sallamaların öne-arkaya-yana dalga dalga salınımları, zeybeğin hareketlerini ve oyununu bir kat daha güzelleştirir. Cepkenlerin iç kısmının astarı kırmızıdır. Diğer parçalar, aksesuarlar, silahlar vb. ile ortaya çıkan bir zeybek görüntüsü ve böylesine bir renk zenginliği, süsleme bolluğu içinde görünen zeybek, oyunları sergilerken muhteşem bir gösteriyi de çevresindekilere sunar. Zaten davul-zurnanın müthiş sesiyle yürekleri kıpır kıpır olan insanlar, zeybeğin yiğitliğini, heybetini, asilliğini ortaya koyan bu oyunlardan büyük bir zevk alırlar. Oyun türküleri hemen herkesçe bilinir ve hatta birlikte söylenir, coşku ve heyecan paylaşılır.

