10/11
(Geçen makalenin devamı)
Bilâli Köyü Şenlikleri
Bilâli köyü, Mardin’e 10 km uzaklıkta güzel ve şirin bir köydür, Halk arasında köyle ilgili şöyle bir efsane vardır: Hz. Muhanmed’e müezzinlik yapmış olan ve güzel sesiyle tanınan Bilal-i Habeşî’in pek çok kere bu köy sakinleri tarafından görüldüğü rivayet edilmektedir. Bu nedenle köye Bilâl-i Habeşî’ye izafeten Bilâli adı verilmiştir, Mardinlilerin bu köyle ilgili özel bir haftası vardır. Bu haftaya Kır Haftası anlamına gelen Haset Meran veya Kereni adı verilmektedir. Bu hafta Mayıs ayının ilk haftasında Hıdrellez’le birlikte kutlanır. Düzenlenen şenlikler 7 gün sürer. Bu günlerde içli ve çiğ köfteler başta olmak üzere özel yemekler yapılır. Sazlar çalınır, davullar vurulur, halaylar çekilir, çeşitli oyunlar oynanır. Bu 7 gün İçinde her gün ayrı bir mesire yerine gidilir. Ayrıca bu günlerin sırası, adları ve yerleri özel olarak bilinmektedir. Bu şenliklere ait gün, yer ve adları şöyledir 1- Cuma günü Mardin kalesi; 2- Cumartesi günü Zibre Çeşmesi. 3- Pazar günü Kale Arkası; 4- Pazartesi günü Ravs-a; 5- Salı günü Fahriye; 6- Çarşamba günü Kız Kalesi ve Manastır; , 7- Perşembe günü Vali Parkı.
Yozgat’ta Çiğdem Pilavı
Yozgat’ta Mart, Nisan’da 7-12 yaş arasındaki çocuklar, ellerinde çomaklarla sık sık kırlara çiğdeme giderler Söktükleri çiğdemler, bir kısmını hilâl şeklinde alınlarına, kalanlar: da deste deste ellerine alarak mahallelerine gelirler, Mahallede diğer çocuklar bunların başına toplanır çiğdem isterler. Bunlar da birer ikişer çiğden verirler, Bazen toplanan bu çocuklarda- birkaçı “Hadin çiğdem” diye topluluğa öneride bulunurlar. Zaman uygunsa topluluk hep birlikte çiğdem çağırmaya karar verir. Kemen. bir “Karamık” çalısı dalı bulurlar. Ellerindeki çiğdemlerin bir kısmını, “karamık” çalısının dikenlerine lopçuklarından tutturarak çalıyı çiğdemle donatırlar. İçlerinden büyükçe olanlardan biri, çiğdemle donatılmış çalıyı eline alır, öne düşer Fistanlı bir çocuk da bunun yanına katılır. Diğer çocuklar bunların ardına düşer ve şu maniyi söylerler:
“Çiğdem çiğdem çiçecik, Ebem oğlu göçecik, Çiğdem geldi yapıya, bahşiş getirin kapıya”
Kendi mahallelerinde ev ev dolaşan çocuklar her geldikleri evin, dış kapısı önünde bu maniyi söylerler. Bunu duyan evin, hanımı ya bir miktar bulgur ya bir kaşık sade yağ veya biraz ekmek, tuz ve odun verir. Buna karşılık çocuklar da evin hanımına çalıdaki çiğdemlerden bir tanesini armağan ederler, Evin hanımı ısrar ederse çalıdan bir çiğdem verirler. Eğer kadın onların hoşuna gidecek tarzda konuşur, yalvarır, daha fazla çiğdem isterse çalıdaki çiğdemden birkaç tane daha verirler. Fakat alıçlarındaki çiğdemden tek bir tane dahi vermezler. Çocuklar alıçlarındaki çiğneme el uzatanlara karşı kıyameti koparırlar. Ellerindekinden de pek vermek istemezler. Çünkü akşam, üzeri evlerine çiğdemlerle gidecekler, ellerindeki çiğdem de pilava konacaktır. Evlerden verilenleri, fistanlı çocuk alarak eteğine koyar ve bu çocuğa Abdal denir. Çiğdem, çağıranlara kız çocuklar da katılır. Fakat erkek çocuklar kızlardır. Abdal sevmezler. Çocuklar geldikleri evde ilgi görmezler veya evin hanımı ağırdan alırsa şu maniyi söylerler.
Çiğdem geldi kapıya, Yağ istiyor yapıya, Yağ olmazsa bal olsun, Oğlun uşağın bol olsun.
Bir verenin kızı olsun, İki verenin oğlu olsun, Kız çatlasın ölsün, Oğlan yanımıza yoldaş olsun.
Yine bir şey verilmezse bu kez de şu maniyi okurlar:
Dam başında boyunduruk, Dura dura yorulduk, Verirseniz giderik, Vermezseniz dururuk.
Buna rağmen yine bir şey getiren olmazsa bu sefer “hanım abla yağdan bulgurdan” diye bağırırlar. Beylere ev ev dolaşarak topladıkları bulgur, yağ ve odunu mahallenin en çok sevilen yaşlı ninesine götürerek, bunlarla kendilerine Çiğdem Pilavı pişirmesini söylerler. Yaşlı nine çocukların önüne düşer, kırda bir ocak yapıp ateş yakarak kazan kurar. Çocukların evlerden topladıkları bulgurla yağı, kırlardan topladıkları çiğdemlerle karıştırarak, çocuklara pilav pişirir. Pilavı büyük bir siniye boşaltır, temiz çimenlerin ortasına koyar. Bütün çocuklar sininin çevresinde toplanır. Onlar iştahla pilavı yerlerken yaşlı nine onlara öyküler anlatır, Çocuklar şarkılar söyleyip oyunlar oynarlar.
(Devamı gelecek sayıda)

