Ahmet Özger
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. SOSYAL MEDYA SPAZMI

SOSYAL MEDYA SPAZMI

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Dijital çağın yeni salgın hastalığı maalesef sosyal medya gevezeliği oldu.

Eskiden hastalar polikliniğe “öksürüyorum, ateşim var” diye gelirdi. Şimdi gelen şikâyetler şöyle:

“Hocam sabah story atmadım, içim daraldı.”

“Hocam tweet atmadan düşünemiyorum.”

“Hocam biri yazıma yorum yapmadı, özgüvenim düştü.”

Buyurun efendim, yeni çağın muayene odasına…

Siyasetçiler Koridoru

Belirtiler net; Kamera görünce mikrofondan hızlı koşanlar, her gün “millete sesleniyorum” diyerek kendi seslerini bile duyamaz hale gelenler…

Sosyal medya gevezeliği onlarda daha ileri safhada. Her gün aynı mesajlar, aynı sloganlar, aynı “çok çalışıyoruz” pozları.

Tedavi önerisi ; Haftada bir gün tweet yerine gerçek bir basın toplantısı yapmak.

Ek uyarı: “Like” sayısı, icraat sayısı değildir!

Akademisyenler ve Uzmanlar Odası

Yeni belirti; “Konuşmadan önce araştırmak” yerine “önce paylaşmak, sonra gerekirse bakarız.”

Her konuda fikir beyan etme mecburiyeti, adeta yeni bir uzmanlık dalı olmuş: “Herşeybilim.”

Tedavi önerisi; Makale yazmadan önce iki dakika sessiz kalmak. Bazen susmak da akademik bir duruştur.

Halk Katmanı Servisi

Günlük yaşamın en sıradan anları artık sahne… Kahvaltı tabağındaki zeytin bile yayın yıldızı.

Çocuklar sokakta oyun oynamak yerine “reel” çekiyor; yetişkinler ise birbirini değil, ekranı dinliyor.

Tedavi önerisi;

En az bir gün “hikâye orucu”.

Bir manzaraya story atmadan bakabilme kaslarını güçlendirme.

Sessizliği beğenme refleksi kazanma.

Gazeteci ve Kanaat Önderleri Koğuşu

Bir zamanlar bilgi vardı, şimdi “ilk paylaşan” kazanıyor.

Gerçek doğrulanmadan, manşet atılıyor; haber yazılmadan “ön bilgi” diye servis ediliyor.

Tedavi önerisi: “Paylaş” tuşuna basmadan önce iki defa düşünmek. Biri habercilik için, diğeri insanlık için.

Genel Bulgular;

Herkesin sesi var ama kimse kimseyi duymuyor.

Paylaşmak konuşmayı, konuşmak anlamayı; anlamak ise düşünmeyi unutturmuş.

Toplum “bildirim” sesiyle irkiliyor, ama vicdan sesiyle hiç kıpırdamıyor.

Toplumsal Reçete;

  1. Günde bir kez “dijital sessizlik saati.”
  2. Like değil, içerik üretmek.
  3. Paylaşmadan önce düşünmek; düşünmeden paylaşmamayı alışkanlık haline getirmek.
  4. Mizahı unutma ama hakikati de gömme.

Sonuçta mesele şu;

Modern tıp hâlâ kolesterolle uğraşırken, toplum “bilgi gevezeliği”yle tıkanıyor. Belki de artık tıp fakültelerine yeni bir bölüm açılmalı;

“Sosyal Medya Enfeksiyon Hastalıkları ve Toplumsal Dürtü Kontrolü Anabilim Dalı.”

Çünkü bazen en bulaşıcı olan, bir öksürük değil… bir “paylaş” tuşudur.

SOSYAL MEDYA SPAZMI
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481