Bir orman yanar…
Hepimiz üzülürüz.
Ama Türkiye’de bazıları sadece üzülmez…
Hesap yapar.
Milas’tan Bodrum’a uzanan o hat var ya…
2021 yazında günlerce yandı.
Sadece ağaçlar mı yandı?
Hayır.
Vicdan yandı.
Güven yandı.
Ve en önemlisi… şüphe doğdu.
Yetkililer diyor ki;
“Yanan alanların tamamı ağaçlandırılıyor.”
Peki gerçek?
Rakamlarla konuşalım, çünkü bu mesele lafla değil belgeyle konuşulur;
Muğla genelinde yanan alan 50 bin hektarın üzerinde.
Peki bunun tamamına fidan dikildi mi?
Hayır.
Yaklaşık 29 bin hektar “doğal gençleşmeye” bırakıldı.
Yani doğa kendi haline…
Sadece 2 bin hektar civarında aktif fidan dikimi yapıldı.
12 bin hektara yakın alan ise “zor arazi” denilerek tam anlamıyla ağaçlandırılamadı.
Şimdi sormak lazım;
Bu tabloya “tamamı yeşillendirildi” demek…
Gerçeği anlatmak mı, yoksa gerçeği eğmek mi?
Gelelim işin en kritik yerine…
Milas – Bodrum hattında yaklaşık 400 hektarlık alan “Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi” ilan edildi.
Ne demek bu?
Basit Türkçesi şu;
Bu alanlar turizm yatırımlarına açılabilir.
Üstelik bu alanların içinde ne var?
Orman parçaları, doğal alanlar, su havzalarına yakın bölgeler..
Şimdi kimse kusura bakmasın…
Ben burada saf bir soru soruyorum;
Yangından önce bu alanlar neydi?
Yangından sonra ne oldu?
Hukuk diyor ki; “Yanan orman alanları imara açılamaz.”
Peki sahada ne oluyor?
Kimse çıkıp “Buraya otel yapıyoruz” demiyor zaten.
Ama ne yapılıyor?
Statü değişiyor.
Plan değişiyor.
Tanım değişiyor.
Ve bir bakıyorsun…
Orman değil artık, turizm alanı.
İşte vatandaşın içini yakan da bu zaten.
Çünkü mesele sadece ağaç değil.
Mesele güven.
Mesele şu soru;
“Bu orman gerçekten geri mi gelecek, yoksa yerine beton mu büyüyecek?”
Bakın açık konuşalım…
Bu ülkede insanlar artık şuna inanmıyor.!!
“Her şey olması gerektiği gibi ilerliyor.”
Çünkü görüyor.
Yangından sonra bazı alanlar hızla projeye giriyor.
Bazı bölgelerde planlar değişiyor.
Bazı yerlerde “acele kamulaştırma” kararları çıkıyor.
Ve bütün bunlar üst üste gelince…
Ortaya bir gerçek çıkıyor.
Şüphe, yangından daha hızlı yayılıyor.
Milaslı, Bodrumlu şunu soruyor;
“Benim yanan ormanım gerçekten geri mi geliyor?
Yoksa birilerinin yatırım fırsatına mı dönüşüyor?”
Bu soruya net, şeffaf, belgeli cevap verilmediği sürece…
Hiç kimse kusura bakmasın…
Dikilen fidanlar da yapılan törenler de insanın içini rahatlatmaz.
Çünkü bu mesele artık sadece çevre meselesi değil.
Bu mesele; ahlak meselesi.
Orman yanabilir.
Bu bir felakettir.
Ama o felaketin ardından kim ne kazandı sorusu…
İşte o, bir ülkenin karakterini gösterir.
Bugün Milas – Bodrum hattında cevap bekleyen soru şudur;
Yanan alanlar gerçekten orman olarak mı kalacak?
Yoksa plan değişiklikleriyle başka bir geleceğe mi hazırlanıyor?
Ağaç dikmek kolaydır.
Ama o ağacı ranttan korumak… niyet ister ahlak ister omurga ister.!!

