Ahmet Özger
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. AH BİZİM TOPLUM

AH BİZİM TOPLUM

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Nice kitaplar yazsanız, binlerce konferans verseniz, hakikati haykırarak anlatmaya çalışsanız da; ufku kararmış, vicdanı uyuşmuş, ruhu ölmüş bir topluma gerçeği gösteremezsiniz.

Zira dünyanın en cahil insanı, anlamak istemeyen insandır.

Bizler, hakikati duymaktan korkan, düşünmeyi bir tehdit gibi gören bir çağın çocuklarıyız.

İçinde yaşadığımız toplum, kendi çürümesine rıza göstermiş bir topluma dönüştü.

İnsan, artık kendi hapsini kendi elleriyle örüyor; hem zinciri dövüyor, hem de o zincire razı oluyor.

Ne acıdır ki, bu zincirlerin adı artık “alışkanlık”, “konfor”, “gündelik yaşam” oldu.

Naçizane bu köşeden bir şeyleri hatırlatmak, bir yankı uyandırmak istedikçe;

boş bakışlarla, kapalı kalplerle, donmuş zihinlerle karşılaşmak insanın yüreğini acıtıyor.

Çünkü ben, hâlâ insanın değişebileceğine, uyanabileceğine, yeniden dirilebileceğine inanmak istiyorum.

Ama ne yazık ki çoğu insan, düşünmenin yorgunluğuna katlanmak yerine uyumanın huzuruna sığınıyor.

Oysa kurtuluş, öyle uzaklarda değil.

Haftada bir kitap açsanız, kelimelerle tanışsanız;

bir tiyatro sahnesine oturup insan hikâyesine şahitlik etseniz;

bir sinemada, başka birinin kaderine birkaç saatliğine dokunsanız…

Bunlar bile zihnin pasını silmeye yeter.

Haftada bir akşam, televizyonu kapatsanız…

Telefonu, tableti, ekranları bir kenara bırakıp ailecek bir sofrada buluşsanız…

Birlikte bir saat geçirseniz; konuşsanız, dinleseniz, gülümsemeyi hatırlasanız…

İnanın, o bir saat, bütün bir haftayı anlamlı kılar.

İnsan yeniden insana dokunmayı hatırladığında, kalbi canlanır, zihni berraklaşır.

Fakat biz, zamanın bizi esir aldığına inanarak yaşıyoruz.

Oysa esir eden zaman değil, alışkanlıklarımız.

Hakikatten uzaklaştıkça, sahte konfor alanlarımızda kayboldukça, kendimizi kaybediyoruz.

Hayatın özü; çok yaşamakta değil, farkında olarak yaşamaktadır.

Her gün biraz daha eksiliyoruz; çünkü durup düşünmeye cesaret edemiyoruz.

Ve insan, düşünmeyi bıraktığı anda, yaşasa da aslında ölmeye başlar.

İçimizdeki ölü sessizliği bozmanın vakti çoktan geldi.

Yeter ki, bir yerden başlayalım.

Bir kitapla, bir sohbetle, bir sessizlikle…

Belki o zaman yeniden duyarız içimizdeki sesi; bizi insana dönüştüren sesi.

AH BİZİM TOPLUM
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481