YASİN ARSLAN
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. “Residence” Yazınca Saray Olmuyor

“Residence” Yazınca Saray Olmuyor

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Son yıllarda Milas’ta olduğu gibi ülkemizin birçok yerinde yeni başlayan inşaat projelerinin tabelalarına baktığınızda dikkat çeken ortak bir durum var. Daha temel bile atılmadan devasa reklam panoları hazırlanıyor; üzerinde yabancı kelimeler, gösterişli ifadeler, havalı sloganlar

“Residence”,

“Tower Palace”,

“Loft City”,

“Smart Home”,

“Premium Life”,

“Bosphorus Concept”…

Peki durup düşünelim:

  • Bu kelimelerin gerçekten ne anlama geldiğini kaç kişi biliyor?
  • Daha önemlisi, bu projeler gerçekten yazdıkları özellikleri taşıyor mu?

Bugün toplum olarak en büyük sorunlarımızdan biri sorgulamamamızdır. Önümüze ne konursa kabul ediyoruz. Bir şeyin adının büyük olması bizi etkiliyor. İçeriğine, gerçeğine, niteliğine bakmadan satın alıyoruz. Sonra da kültürel yozlaşmadan, samimiyetin kaybolmasından, insanların birbirine olan saygısının azalmasından şikâyet ediyoruz.

Oysa mesele sadece bir bina tabelası değildir. Bir toplum önce kelimelerini, sonra anlamlarını, ardından da değerlerini KAYBEDER.

Bugün yapılan birçok projede kullanılan yabancı ve süslü isimler aslında bir pazarlama taktiğidir. İnsanların gözünü boyamak, sıradan bir yapıyı olduğundan daha prestijli göstermek için tercih edilir. Çünkü insanlar artık çoğu zaman binanın kalitesine değil, isminden hissettirdiği “Hava”ya para veriyor.

Peki “Residence” nedir?

Gerçek anlamıyla residence; otel konforuna yakın hizmetler sunan, resepsiyonu, güvenliği, teknik hizmetleri, profesyonel yönetimi olan yaşam alanıdır. Peki bugün “Residence” yazılan projelerin kaçında bu hizmetler gerçekten var?

“Loft” nedir?

Loft mimari olarak yüksek tavanlı, geniş hacimli, endüstriyel tarzda özel bir yaşam konseptidir. Ama bakıyorsunuz; normal apartman dairesi. Sadece adına “Loft” eklenmiş.

“Akıllı Ev” nedir?

Gerçek akıllı ev sistemlerinde güvenlikten enerji yönetimine kadar birçok otomasyon bulunur.

Ama bazı projelerde iki telefon uygulaması koyup adına “Akıllı Ev” deniliyor.

Yani isim büyük ama daire yine bizim bildiğimiz anam babam usulü daire. Burada mesele sadece para da değildir. Kültür meselesidir.

Kendi mahalle kültürümüzü, kendi mimari anlayışımızı, kendi yaşam tarzımızı küçümseyip; yabancı kelimelerle süslenmiş projeleri daha değerli görmeye başladığımızda aslında fark etmeden zihinsel bir dönüşüm yaşıyoruz.

Bugün “Aman Bana Ne” dediğimiz küçük ayrıntılar, yarın toplumsal kimliğimizi aşındıran büyük problemlere dönüşebilir. Çünkü insan sürekli gördüğü şeye alışır. Bir süre sonra kendi kültürüne ait olanı sıradan, yabancı olanı ise kaliteli sanmaya başlar.

O yüzden artık biraz durup düşünmek gerekiyor. Bir projeye gittiğinizde sadece tabelasına bakmayın.

Şunu sorun:

  • Yazdığı özellikleri gerçekten taşıyor mu?
  • Kullanılan isim sadece reklam amacı mı?
  • Ben bu parayı gerçekten kaliteye mi veriyorum, yoksa havalı bir isme mi?
  • Bu proje bana yaşam kalitesi mi sunuyor, yoksa sadece gösteriş mi satıyor?

Çünkü bilinçli tüketici olmak sadece cebimizi korumaz; kültürümüzü de korur.

Eğer insanlar sadece süslü isimlere aldanıp yüksek fiyatlar ödemeyi bırakırsa, sektör de kendini değiştirmek zorunda kalacaktır. O zaman gerçekten kaliteli projeler ön plana çıkar. İnsanları manipüle etmeyen, bulunduğu yörenin ruhuna saygı duyan yapılar değer kazanır.

UNUTMAYALIM! Bir binayı değerli yapan yabancı kelimeler değil; dürüstlük, kalite ve samimiyettir. İsmi büyük diye değil, hakkını verdiği için değerli olan yapılar çoğaldığında hem paramız korunur hem kültürümüz.

 

“Residence” Yazınca Saray Olmuyor
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter