1/6
Yazı yazar müzesi çalışmaları;
Yazının icadı, ticaretle başlamıştır. Konuşma dilinin işaret veya harfler yardımı ile belgelenmesinin, anlamlı bir bütün meydana getirmesi amacıyla ortaya çıkmıştır. Anadolu’da yaşayan insanların ilk yazıyı kullanmaları Sümerler döneminde başlamıştır. Meşhur Hammurabi Kanunları tabletiyle günümüze kadar değişiklik göstererek gelmiştir. Yazının tarihçesi incelendiğinde ortaya çıkışının MÖ.5260) Dispilio tabletine dayanmaktadır.
En erken yazılı belgeler MÖ 4 binlerde (MÖ 3600) Mezopotamya da Sümerler tarafından keşfedilmiştir. Bu en erken belgeler daha çok ticari amaçlarla ortaya çıkan ihtiyaca bir cevap vermek amacıyla ticari malların dolaşımı için kullanılan basit işret ve resimlerdir. Yazının bir dilin anlamlı cümlelerine dönüşmesi ticaretle birlikte gelişen siyasal ve sosyal ilişkilerin belgelenmesi için gelişmiş olmalıdır. İki taraf arasındaki düşüncelerin ve isteklerin temsilciler aracılığı ile birbirine ulaştırılması yazının mümkün kıldığı bir durumdur. Ticaretin oluşması yazının oluşmasını hızlandırmıştır.
Bilinen en erken yazı karakteri çivi yazısıdır. MÖ 4. Binde Sümerlerin öncelikle hesaplar için kullandıkları işaretler zamanla bir alfabeye daha sonrada yazıya dönüşmüştür. Çivi yazısı pişmiş toprak üzerine ucu sivri bir çubukla yapılan işaretlerin kombinasyonu ile oluşturulan bir işaret yazısıdır. Çivi yazısı Sümerlerden sonra önce Akhalar, Hurriler ve Hititler tarafında kullanılmış daha sonra da Ugaritlere ve eski Perslere de etki etmiştir.
Çivi yazısının okunması ve yazması zor olduğundan zamanla sembollerle şekillendirilmeye başlanmıştır. Sümer çivi yazısının ardından dünya tarihindeki en eski yazı sistemi olan Hiyeroglifler’in Sümer yazı sisteminden etkilenerek ortaya çıktığı düşünülmektedir.
Daha çok simgesel resim ve işaretlerin bir araya getirilmesi ile anlamlı bir kompozisyon haline getirilen hiyeroglif dili Eski Mısır’ın idaresinde ve saray içerisinde kullanılan, bugün bile bazı noktaları keşfedilememiş çok zor bir yazı sistemidir.
(Devamı gelecek sayıda)

