Milas siyasetinde 3 Kasım 2026 tarihi, yalnızca bir belediye başkan vekilliği seçimi olarak hatırlanmayacak.
Bu tarih, yıllardır Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönetiminde bulunan Milas Belediyesi’nde siyasi dengelerin değiştiği, bir harfin seçim sonucuna damga vurduğu ve belediye başkanlığı koltuğuna farklı bir siyasi partiden ismin oturduğu gün olarak da hafızalara kazınacak.
Üstelik bütün bunlar, dört tur süren ve itirazlarla gündeme gelen bir meclis seçiminin sonunda yaşandı.
BİR HARFİN DEĞİŞTİRDİĞİ SİYASİ TABLO
Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz’un tutuklanarak geçici olarak görevden uzaklaştırılmasının ardından belediye meclisi yeni başkan vekilini belirlemek üzere toplandı.
Mecliste üç ayrı siyasi grup vardı. CHP 10, Yeni Parti 10, Cumhur İttifakı 10 üyeyle temsil ediliyordu.
İlk iki turda sonuç çıkmadı. Üçüncü turda ise CHP’nin adayı Çağlar Koban’a verilen bir oy, isminde bulunan “ğ” harfinin “g” olarak yazılması nedeniyle geçersiz sayıldı.
İşte o bir harf, seçimin en kritik tartışmasına dönüştü.
CHP’nin itirazları kabul edilmedi. Çağlar Koban yarış dışında kaldı. Dördüncü turda Yeni Parti’nin adayı Av. Barbaros Gezgin ile Cumhur İttifakı’nın adayı Sibel Karakaş karşı karşıya geldi.
Sandıktan Barbaros Gezgin’e 18, Sibel Karakaş’a 10 oy çıktı. İki oy geçersiz sayıldı.
Böylece Milas Belediyesi’nin yeni başkan vekili Barbaros Gezgin oldu.
Ancak geriye önemli bir soru kaldı:
Bir harf gerçekten yalnızca bir oy pusulasını mı geçersiz kıldı, yoksa Milas siyasetinde yeni bir dönemin kapısını mı araladı?
1989’DAN BUGÜNE UZANAN SİYASİ HİKÂYE
Bugünkü tabloyu anlayabilmek için Milas’ın siyasi geçmişine bakmak gerekiyor.
Fevzi Topuz, 1989 yılında Sosyal Demokrat Halkçı Parti’den (SHP) Milas Belediye Başkanı seçildi. 1999 ve 2004 yerel seçimlerinde de belediye başkanlığı görevini üstlendi.
22 Temmuz 2007 genel seçimlerinde Muğla Milletvekili seçilmesiyle belediye başkanlığı görevinden ayrıldı.
Topuz’un milletvekilliğine gitmesinin ardından belediye meclisi, Hürol Önder’i başkanlık görevine seçti.
2007–2009 döneminde belediye başkanlığı yapan Hürol Önder, 2009 yerel seçimlerine Demokratik Sol Parti’den (DSP) aday olarak katıldı. Ancak seçimi CHP’nin adayı Muhammet Tokat kazandı.
Tokat, 2009’dan 2024’e kadar üç dönem üst üste Milas Belediye Başkanlığı görevini yürüttü.
2024 yerel seçimlerinde ise Fevzi Topuz yeniden belediye başkanlığı koltuğuna oturdu.
Kısacası Milas’ta belediye yönetiminin siyasi geçmişi, Fevzi Topuz ve Muhammet Tokat isimleri etrafında şekillendi.
MİLAS BELEDİYESİ’NDE İKİNCİ KEZ FARKLI BİR SİYASİ BAYRAK
Milas’ın yakın siyasi tarihinde CHP’den istifa eden Hürol Önder döneminde yaşanan DSP süreci, CHP çizgisinin dışındaki önemli bir dönem olarak hafızalarda yer aldı.
Şimdi ise aslında yine benzer bir tabloyla karşı karşıyayız.
Bu kez belediye başkanlığı koltuğuna CHP’den istifa ederek Yeni Parti’ye katılan Barbaros Gezgin oturdu.
Elbette ortada bir yerel seçimle kazanılmış yeni belediye başkanlığı yok. Fevzi Topuz’un görevden uzaklaştırılması nedeniyle meclis tarafından belirlenen bir başkan vekili var.
Hürol Önder dönemindeki DSP sürecinin ardından, Milas Belediyesi’nde bu kez Yeni Parti kimliğiyle bir başkan vekili görev yapacak.
Bu durumun ilçenin siyasi tarihinde ayrı bir yeri olacağı açık.
CHP’NİN HESABI NEDEN TUTMADI?
Seçimden bir gün önce Milas’a gelen CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı, Fevzi Topuz’un da deyimiyle Yeni Partili meclis üyeleriyle birlikte kendilerini 20 kişi olarak değerlendirdiklerini açıklamıştı.
Fevzi Topuz’un da kendilerinin de Yeni Parti’nin aday çıkarmamasını beklediklerini de açıkça dile getirmişti.
Ancak sandık, siyasi beklentilerle aynı sonucu vermedi.
Yeni Parti aday çıkardı. CHP’nin adayı üçüncü turda elendi. Son turda ise Barbaros Gezgin 18 oyla seçildi.
Burada yalnızca geçersiz sayılan bir oy değil, siyasi partilerin meclisteki ilişkileri ve seçim stratejileri de tartışılmalı.
CHP’nin 20 üyelik ortak hareket beklentisi neden gerçekleşmedi?
Yeni Parti’nin kendi adayını çıkarması neden önceden uzlaşıyla sonuçlandırılamadı?
Ve en önemlisi, üçüncü turdaki harf hatası yaşanmasaydı dördüncü turun adayları kimler olacaktı?
Bunlar Milas siyasetinde uzun süre konuşulacak sorular.
GEZGİN’İN İLK MESAJI: “BU BİR EMANET”
Seçim sonucunun ardından kürsüye çıkan Barbaros Gezgin’in sözleri de dikkat çekiciydi.
“Keşke böyle bir gün yaşanmasaydı. Keşke belediye başkanımız şimdi burada olsaydı” diyerek başladığı konuşmasında, başkan vekilliğini büyük bir sorumluluk ve emanet olarak gördüğünü söyledi.
CHP’li ve Yeni Partili meclis üyelerine teşekkür etti. Fevzi Topuz’un bir an önce özgürlüğüne kavuşmasını ve emanet süresinin kısa olmasını temenni etti.
Bu açıklamalar, yeni başkan vekilinin göreve hangi siyasi atmosferde başladığını göstermesi bakımından önemli.
Ancak bundan sonra sözlerden çok icraatlar konuşulacak.
Çünkü belediye başkan vekilliği, hangi siyasi partiden seçilirse seçilsin, bütün Milas’a hizmet etme sorumluluğunu beraberinde getiriyor.
SİYASETİN KAZANANI VAR, PEKİ MİLAS NE KAZANACAK?
Milas’ta dört tur süren seçimin bir kazananı var: Barbaros Gezgin.
Fakat bu seçimin asıl değerlendirmesini zaman içerisinde Milas halkı yapacak.
Belediye hizmetleri aksamadan devam edecek mi?
Meclisteki siyasi ayrılıklar belediyenin çalışmalarına yansıyacak mı?
Yeni başkan vekili, farklı siyasi grupların bulunduğu mecliste ortak çalışma zemini oluşturabilecek mi?
Bütün bu soruların yanıtı, önümüzdeki süreçte ortaya çıkacak.
Fevzi Topuz hakkındaki yargı süreci devam ediyor. Suçluluğu kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmadığı sürece masumiyet karinesi esastır.
Bu nedenle belediyedeki mevcut görev değişikliğini kesinleşmiş bir siyasi sonuçla değil, devam eden hukuki sürecin ortaya çıkardığı geçici yönetim düzeniyle birlikte değerlendirmek gerekiyor.
Sonuç olarak; Milas’ta bir harf, bir oy ve dört tur süren seçimle siyasi tablo değişti.
Dün CHP’nin yönetiminde bulunan belediyede bugün Yeni Partili bir başkan vekili görev yapıyor.
Ama unutulmaması gereken bir gerçek var:
Belediyenin siyasi bayrağı değişebilir. Başkanlık koltuğundaki isim değişebilir. Değişmemesi gereken tek şey, Milas’a hizmet etme sorumluluğudur.
Şimdi Milas’ın beklediği de tam olarak budur.
Sandıktaki hesaplaşma geride kaldı.
Artık söz hizmette.

