Müfit Demirkol
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. SAVAŞ EKONOMİSİ

SAVAŞ EKONOMİSİ

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Savaş ekonomisi, bir ülkenin askeri çatışma sırasında kaynaklarını, üretim kapasitesini ve dağıtım ağlarını tamamen savunma ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlediği, devlet müdahalesinin en üst düzeye çıktığı geçici ekonomik sistemdir. Tüketim malları yerine silah üretimine öncelik verilir, sıkı piyasa kontrolleri uygulanır ve enflasyonist baskılar artar.

Savaş ekonomisi bir devletin ekonomisini savaş zamanında canlı tutmak adına aldığı önlemlerin genel adıdır. Çoğu devlet savaş zamanında ekonomisini belirli bir plana göre yönetmektedir.

Savaş zamanında ülkeler, yurt içindeki iktisadi kaynaklarının çoğunu halkın refahını arttıran kalemlerden çekip savaşta kullanılacak ürünlerin üretimine kaydırır. Bu nedenle savaş zamanlarında karaborsacılık ve enflasyon artar. Başka bir deyişle halk önceki döneme göre görece daha fakirleşmesinin yanında önceki dönemlerde görece ucuz ama tercih edilebilir olan mallara da erişimi kısıtlanır. Temel ürünlerin (gıda, temizlik, giyecek, iletişim vs) dağılımında askerî birimlere öncelik verilir.

Savaş ekonomisi, bir ülkenin ekonomik üretimini savaş için yeniden düzenlemesi anlamına gelir. Sanayiler tüketici ve ihracat malları üretmeyi bırakır ve bunun yerine savaş malzemeleri, tanklar, uçaklar, silahlar, cephane üretir.

Bu, her türlü farklı politikayı içerebilir: hükümetin silah üretimini finanse etmek için derin borca girmesi, hükümetin fabrikalara ve işçilere yeniden düzenleme (veya yeniden eğitim) emri vermesi ve askeri üretim siparişlerine geçmesi, üretim kotaları, karne uygulaması savaş ekonomisinin uygulanmaya başlamasının ilk görüntüleridir. Bunun ardından, orduya yönelik artan veya orantısız devlet harcamaları, belirli ekonomik faaliyetlerin orduyu desteklemek için yönlendirilmesi, kaynakları orduya yönlendirmek için uygulanan diğer acil durum önlemleri…

Kaynakların dolaşımında esneklik sağlamak için yasal değişiklikler… Savaş ekonomileri genellikle geçici ve acil duruma dayalıdır.

Savaşın, zorunluluktan dolayı hükümet tarafından ve özel teşebbüs tarafından ani bir kaynak akışı gerektirmesidir. Bu nedenle mevcut ekonomik yasa ve ilkelerin hızla geçersiz kılınması için yasalar ve kararlar çıkarılır.

Savaş ekonomisi uygulama kararı almak siyasetçiler için oldukça zordur. Çünkü halkın enflasyonla boğuşacağı kesin olduğu gibi savaşın galibiyetle sonlanmaması ihtimali de vardır. Bu yüzden ülkeler tamamıyla savaş ekonomisi uygulamak yerine diğer birimlerin bütçelerinden azar azar keserek askerî birimlerin bütçelerini arttırma yoluna giderler. Böylece savaşın iç siyasetteki maliyetini en aza indirmek isterler.

Her ne kadar son günlerine kadar taraf olmasa da Türkiye’nin tam anlamıyla savaş ekonomisi uyguladığı görülmektedir.

Özellikle, yurdumuzun dışında görev için gönderilen askerlerimizin gelecekleri ve ne olacakları düşünülmektedir. Halen ekonomisini raya oturmaya çalışan genç bir ülke olan Türkiye, zaten kısıtlı olan hammadde ve ekonomik kaynağının çoğunu, asker alma ve askerî donatma işlemleri için de çok ciddi paralar harcamıştır.

Ülkemizdeki savaş beklentisi sonucunda stok ve karaborsacılık ve her türlü kanunsuzluk artmış, halkın temel ihtiyaç malzemeleri pahalılaşmış ve pahalılaşmaya devam etmektedir.

SAVAŞ EKONOMİSİ
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481