Siyaset kendi yararımıza kullanılacak menfaat kapısı olan bir hizmet olmamalı, topluma yapılması gereken hizmetler her zaman ön plana çıkmalı. Siyaseti böyle yapanların toplum içinde değerleri sonsuza kadar yaşar. Siyasette bu görevlere talip olanlar topluma her zaman eşit hizmet sözü verirler. Ne yazık ki bu anlayış son yıllarda siyasette yozlaşmaya, çıkara dayalı seyrettiğini gördüğümüzde bir menfaat aracı olarak kullanıldığına tanık oluyoruz. Verilen sözler unutuluyor.
Siyaset ve menfaat bir araya gelmeyecek iki kavramdır. Çünkü siyaseti menfaat olarak yorumladığınızda toplum yararına hizmetler yapamaz ve düşünemezsiniz.
Siyasetin temel esprisi, insanları sisteme uygun bir şeklide yönetmek ve var olan taleplerini makul bir şeklide gerçekleştirmektir. Eğer siz siyaset adına insanları yönetmez uyutur ve yanlış yerlere kanalize eder, gelecek istikbaliniz için yanlış yönlendirirseniz, bu siyaset değil, ihanettir ve halka karşı nankörlüktür. Siyaset bir yandan insanları yönetmeye talip olmak, onları bilgilendirmek ve aydınlık yarınlara giden yolda öncü olmaktır. Siyasette menfaat gözetmek her ne kadar icra eden birey için mubahsa da, toplumsal açıdan etik olmayan bir davranıştır. İnsanlar sizleri toplum yararına güzel şeyler yapasınız diye seçer, siz ise cebinizi doldurmak için gayret sarf edersiniz, bu topluma ihanettir. Günümüzde toplumumuza ihanet etmeyen hiçbir siyasetçi ve partisi yoktur.
Yıllardır bölgede siyaset yapanlar ne yazık ki geleceklerini ve ceplerini doldurmaktan başka hiçbir şey yapmadılar. Neden bir şey yapmadınız diyen insanlara ise aba altından hep sopa gösterdiler. Bu süreç bugüne kadar sürüp gitti. Ancak bundan sonraki süreçte de bu halin devam edip etmeyeceğini zaman gösterecektir.
Toplum olarak bölgenin menfaatlerini gözetmeyip sadece kendi menfaatini gözeten siyasetçilerin maskelerini düşürmeliyiz.
Her seçimde, seçim ortamında arzı endam eden ve yenilmekten usanmayan mağlup siyasetçilerin artık tedavülden kaldırılmalarının zamanı gelmiştir. Her seçimde aday olmaktan bıkmayan ve hiç yüzleri terlemeyen bu siyasetçiler, her seçim döneminden sonra köşe olur ve çarptıkları paralarla, vatandaşın parası ile keyif çatarlar.
İşte bu siyasetçilerin yaptığı siyaset değil, kişisel menfaat devşirmektir. Siyaset, bu tip insanların yüzünden sevilmeyen yalan, dolan, üçkâğıt ve ahlaki olmayan bir sanat olarak anılmaya başlandı.
Her seçim döneminde millete mavi boncuk dağıtan ve toplumdan adeta dalga geçen bu siyasetçilere artık itibar etmeyelim. İtibar etmeyelim ki siyasetin bir menfaat mekanizması olmayıp, bir hizmet ve sorumluluk anlayışı olduğu anlaşılsın.
Siyasetin bir menfaat aracı değil de toplum yararına yapılan bir sorumluluk işi olduğu ve bu anlayışın gelişmesi adına umutlarımızı korumalıyız.
Siyaset, ülkeye ve şehre hizmet etmenin en iyi yolu. Tabi anlayış, hizmet etmek ise. Ancak, günümüzde çoğu kişi siyaseti Ülkeye ve şehre hizmet için değil de Kendisine ve çevresine hizmet için yapıyor, durum böyle olunca da siyasetin anlamı da, yolu da değişiyor.
Netice itibarıyla Siyaset çoğu kişi tarafından resmen menfaat için yapılıyor.
Günümüzde milletvekillerine sağlanan ve sağlanmakta olan hakların, normal bir vatandaşımızın sahip olduğu halkların yanında, inanılmaz bir şatafat içerisinde oldukları görülmektedir. Siyasi partilerin, görünürde ki savaşları, çıkarlarına göz değdirmemek şartı ile sadece gösterişten ibarettir.
Bütün bunlar onları seçip, o noktaya getiren halkımızın yanlışlıklarıdır. Yeni bir seçim yapıldığında milletçe dikkat etmemiz gereken nokta, şu anda siyasetçilerin sahip oldukları tüm hakların yok sayılarak, normal bir vatandaşımızın sahip olduğu tüm hakların da seçilecek olan siyasilere tanınması şarttır.
Öğretmen kadar maaş verilip, vatandaş gibi yaşamaları gerekir.

