Müfit Demirkol
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. KAHRAMANLARIMIZ

KAHRAMANLARIMIZ

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

SÜTÇÜ İMAM

31 Ekim 1919 günü hamamdan çıkan 3 Türk kadına Fransız Ermeni lejyonerleri “Burası artık Türk memleketi değildir. Fransız müstemlekesinde peçe ile gezilmez!” diyerek kadınların peçelerini zorla açmak istemişlerdir. Olaya ilk müdahale eden Çakmakçı Sait; “Gâvur oğulları! Dokunmayın bacılarıma!” diyerek Ermeni lejyonerlerinin üzerine yürür. Üzerinde silahı olmayan Çakmakçı Sait, silahlarıyla karşılık veren işgalciler tarafından yaralanır ve daha sonra ölür.

Bu olaya şahit olan Sütçü İmam silahıyla ateş açar ve bir Ermeni lejyon askerini öldürür, bir diğerini de yaralar.

1 Kasım 1919 tarihinde, ölen Ermeni için büyük bir cenaze töreni düzenlenir. Ermeniler ve Fransız askerleri Sütçü İmam’ı aramaya başlayınca Sütçü İmam bir atla Ağabeyli köyüne gider. Ermenilerin ve Fransızların bütün çabalarına rağmen Sütçü İmam bulunamaz. 31 Ekim 1919’da Kahramanmaraş’ta düşmana ilk kurşunu atan Sütçü İmam, Kahramanmaraş’taki kurtuluş hareketini başlatmıştır.

Sütçü İmam, Bertiz bölgesinde Yüzbaşı Muharrem Beyazıt komutasındaki birliğin hazırlıklarına katılır. Olaydan sonra Sütçü İmam ev ev aranır. Ancak hiç kimse nerede olduğu bilgisini vermez. Hatta dayısının oğlu olan Kireççioğlu Kadir’e yerini öğrenmek için işkence yapılır, burnu ve kulakları kesilerek öldürülür. Bir tabutun içine koyularak, vatandaşa gözdağı olsun diye Hükûmet Meydanında vatandaşlara teşhir edilir.

Osmanlı İmparatorluğu, I. Dünya Savaşı’nda yenilmesi üzerine, 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi [2] çerçevesinde Anadolu’nun birçok yeri gibi Maraş’ da işgal altına alınmış ve işgal güçlerine karşı 21 Ocak 1920’de başlayan direniş, 12 Şubat 1920 tarihinde işgalin ortadan kalkması ile sonuçlanmıştır.

Savaş çıkacağının ilk kıvılcımı 31 Ekim 1919’da Sütçü İmam Olayı ile yaşanmıştır. Ermeni-Fransız Lejyon askerlerin Uzunoluk Hamamı’ndan çıkan peçeli Türk kadınlarına el uzatmaları sonucunda ayaklanan Türkler Ermeni-Fransızlara saldırmaya çalışsa da Ermeni-Fransız askerler, olaya müdahale etmek isteyen Çakmakçı Sait’i yaraladı.[3] Sütçü İmam’ın da karşılık vererek Ermeni-Fransız lejyonerlere kurşun atmasından sonra kısa süreli bir arbede yaşandı.

27 Kasım 1919’da Agop Hırlakyan Ağa’ın evinde Fransız komutanı için bir dans tertiplenir. Komutanın dansa davet ettiği Ermeni kızı “Sizinle dans etmekten mazurum. Çünkü kendimi esarette hissediyorum. Kalede Türk Bayrağı dalgalandığı sürece, sizinle dans edemem” diyerek teklifini kabul etmez. Bunun üzerine kaledeki Türk Bayrağı indirilir. Fransızların şehrin kalesindeki Türk Bayrağı’nı indirmeleri, suçsuz kişileri öldürmeleri, Maraş ileri gelenlerinin tutuklamaları tepkileri artırdı.

Ulu Cami İmamı Rıdvan Hoca’nın “Kalesinde bayrağı dalgalanmayan ülkede cuma namazı kılınmaz!” sözü, halkı Fransızlara karşı harekete geçirdi.

Kaleye saldıran Maraş halkı, içerideki Fransız askerlerini etkisiz hâle getirip yeniden Türk bayrağını dikti. Bunun üzerine 72 gün boyunca şehrin her yanında çatışma çıktı. Muharebe sırasında yaşanan en büyük çarpışma Türkoğlu Savunması idi. Ayrıca Pazarcık’ta da bir savunma yapılmıştır. Afşin ve Elbistan çevresinden de önemli derecede yardım gönderilmiştir. Daha sonra Fransızlar şehri 11 Şubat 1920’de boşalttı. Fransızlar İslahiye yolunda Kuvâ-yi Milliye saldırılarına uğradı. Böylece 200 kayıp verdi.

Fransız askerler, İslâhiye tarafına geri çekildi. Hemen ardından Mustafa Kemal ve Kâzım Karabekir birer telgraf çekerek Millî Kuvvetler’in galibiyetini kutladı.           Güney Cephesi’nde Kuvây-i Milliye’nin kendine güveni arttı. Türk Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Maraş’a 5 Nisan 1925’te İstiklal Madalyası ve 7 Şubat 1973’te Kahraman unvanı verildi.

KAHRAMANLARIMIZ
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481