Müfit Demirkol
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. DENGESİZLİK

DENGESİZLİK

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Güç ve iktidar hırsı benliğine işlemiş “haris” siyasi liderlerin “hubris” karakter özellikleri ile buluşması kadar tehlikeli hiçbir şey yoktur. Hubris sendromunun belirgin bir şekilde ortaya çıkmasında sınırsız ve genellikle kontrol edilmeyen siyasi güce sahip olmak önemlidir. Makama, mevkiye, otoriteye karşı hevesli ve açgözlü, siyasi liderler, eğer uzun süreli ve kalıcı mutlak siyasi güce sahip olursa, o takdirde sahip olduğu kişilik özellikleri (narsisizm, Makyavelist karakter, psikopati, büyüklük sanrısı vs.) etkilerini gösterir ve “güç zehirlenmesi” adı verilen bir olgu ortaya çıkar. İktidarda kalmayı ve iktidarını devam ettirmeyi amaç edinen bir Makyavelist siyasi liderin paternalist ve popülist olması beklenir. Mutlak güç ve yetkilerini zalimane bir şekilde kullanan suistimalci siyasilerin yükseldiği zirvede kalabileceği sürenin de bir sınırı vardır ve günü geldiğinde düşüş (ikarus) kaçınılmazdır.

İnsanoğlunun doğasında var olan en önemli yaradılış özelliklerden birisi, “güç” adı verilen motivasyona duyduğu istek ve arzudur. Denilebilir ki, hiçbir insan yoktur ki, güç peşinde koşmasın, sahip olduğu gücü muhafaza etme ve genişletme girişiminden uzak olsun! İster kaba kuvvet anlamında olsun ister para, servet, mal ve mülk anlamında olsun, ister makam ve mevkiye sahip olmak şeklinde olsun insanoğlu daima güç (= kuvvet, erk, iktidar) ve menfaat peşinde koşan bir varlık olmuştur.

İnsana güç veren iki temel motivasyon vardır: para (servet) ve makam (mevki). Parasal gücü ve siyasi gücü temsil eden bu iki motivasyonel güç insanlık tarihi boyunca savaşların ve kavgaların ana sebebi olmuştur. Savaşı kazanmak ise bir başka güce, yani silah gücüne sahip olmakla mümkündür. Silah gücüne ve organize bir silahlı kuvvetlere sahip olan bir ordu her zaman rakiplerine karşı üstün konumdadır. Modern yaşamda bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişmesine paralel olarak medya “enformatik güç” olarak önemini artırmıştır. Günümüzde geleneksel medyanın çok daha ötesinde “sosyal medya” adı verilen etkili bir enformatik güç daha söz konusudur. Parasal gücü elinde bulunduran plütokrasi ya da burjuvazi geleneksel medya ve post modern sosyal medya aygıtlarını kurarak ve satın alarak enformatik güce sahip olma hevesindedir. Siyasi güce sahip olan iktidarlar da medyanın ne denli güçlü bir araç olduğunun farkında oldukları için her yönüyle medyayı kontrol etmek ve yönetmek isterler.

Parasal güç, enformatik güç, siyasi güç, silahlı güç ya da başka hangi şekillerde Parasal güç, enformatik güç, siyasi güç, silahlı güç ya da başka hangi şekillerde olursa olsun güç (iktidar) kontrol edilmez bir boyuta ulaştığında tehlikeli olmaya başlar. Mutlak güç, mutlak yozlaşma anlamına gelir. Mutlak ya da sınırsız güce sahip olan bir kişi ya da organizasyon bu gücünden vazgeçmek istemez, büyütmek ve genişletmek ister.

Yurdumuzda, hangi siyasi partiden olunursa olunsun, tüm siyasiler, yurdumuzun içerisinde olduğu ekonomik bunalımın ne hale geldiğini görmemezlikten gelerek sadece kendi menfaatlerinin ve alacakları oylarının peşindedirler.

Asgari ücretin, emekli maaşların arttırılması gibi isteklerde bulunan halkımızdan oy isteyen siyasetçilerin, önce kendi gelirlerini ve harcamalarını kamuoyuna açıklamaları gerekir.

Milletvekilliği maaşları ile yan gelirlerinin toplamı, ülkemizin içinde olduğu bunalımlı ekonomik sıkıntılarımıza yetecek miktardadır. Diğer bir değişle, siyasilerin maaşları asgari ücret sınırına indirilirse ne emeklilerimizin ne gençlerimizin ne de işsizlerimizin hiçbir sıkıntısı kalmayacaktır.

Bu dengesizlik ortada iken, hala milletimizden oy isteyen tüm siyasilerimiz kısa bir değiş ile “vatan hainleri” dir.

DENGESİZLİK
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481