Mehmet Nergiz
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. KLAUS PİTTER: “KARİKATÜR, HAYAL GÜCÜNÜN ÖZGÜRCE YAŞADIĞI BİR ALAN”

KLAUS PİTTER: “KARİKATÜR, HAYAL GÜCÜNÜN ÖZGÜRCE YAŞADIĞI BİR ALAN”

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Avusturyalı karikatürist Klaus Pitter, sanat yolculuğunu, Türkiye’ye dair izlenimlerini ve karikatürün yaşamla kurduğu bağı anlattı.

Uluslararası karikatür dünyasının saygın isimlerinden Klaus Pitter, çizgiyle düşünen, mizahla sorgulayan ve her karesinde insan yaşamına dair derin izler taşıyan bir sanatçı.

1947 yılında Yukarı Avusturya’da doğan, Viyana Uygulamalı Sanatlar Üniversitesi’nde grafik eğitimi alan Pitter, uzun yıllardır Viyana’da serbest illüstratör ve karikatürist olarak çalışmalarını sürdürüyor.

Çevre eğitimi kitaplarından okul yayınlarına, çizgi romanlardan uluslararası sergilere uzanan üretim süreciyle tanınan sanatçı; eserlerinde insanın iç dünyası, toplumsal ilişkiler ve yaşamın ironik yanları arasında özgün bir denge kuruyor.

Karikatürleri Avusturya ve Almanya başta olmak üzere pek çok Avrupa dergisinde yayımlanan Pitter, bugüne dek Avusturya, Almanya, İsviçre, Belçika, Çekya ve Hindistan’da kişisel sergiler açtı; Arjantin’den Türkiye’ye kadar uzanan çok sayıda uluslararası yarışmadan ödülle döndü.

Hırvatistan, Kosova, Sırbistan ve Türkiye’deki uluslararası karikatür yarışmalarında jüri üyeliği yaptı.

Türkiye’de de karikatür dünyasının en prestijli organizasyonlarından biri olan Turhan Selçuk Karikatür Yarışması’nda ödül alan sanatçı, zaman zaman bu yarışmaların jüri üyeliğini de üstlendi.

Sanatını “yaşamın hayal gücüyle genişlemesi” olarak tanımlayan Klaus Pitter, çizgilerinin sadece kendi öyküsünü değil, başkalarının da duygularını, düşlerini ve sorgulamalarını yansıtmasını hedefliyor.

Hem bireysel hem toplumsal anlamda özgür düşüncenin önemine vurgu yapan sanatçıyla; çocukluk yıllarından ilham kaynaklarına, Türkiye’ye dair gözlemlerinden sanatın özgürlükle ilişkisine uzanan keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

– Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Benim adım Klaus Pitter. 1947 yılında Yukarı Avusturya’da küçük bir köyde doğdum. Babam öğretmendi, annem ise ev hanımıydı. Her ne kadar öğretmen olsa da, babam Donald Duck gibi Amerikan çizgi romanlarını çok severdi. Bunun üzerimde kalıcı bir etkisi olduğuna eminim. Ayrıca annemin yemek kitaplarını resimlememe de izin verilirdi.

– Sanatla ilk bağınız ne zaman ve nasıl kuruldu?

Dolayısıyla, çocukluk yıllarımda Walt Disney dergilerinin de hayranı oldum. Bence mekânsal algım ve çizgi karakterlerin ifadesini kavrama yeteneğim bu hikâyeleri küçük yaşta izleyerek gelişti.

– Bu alanda üretmeye sizi iten şey neydi? Bir kırılma anı veya ilham kaynağı var mıydı?

15 ya da 16 yaşlarındayken, ünlü karikatüristlerin hayatlarını ve sanatlarını anlatan bir “Kim Kimdir” kitabı elime geçti — Sempé, Bosc, Steinberg, Searle ve diğerleri gibi isimleri içeriyordu. Bu kitap beni çok etkiledi; kendi hikâyelerimi anlatmaya başladım ve tarzım sevdiğim tüm sanatçıların bir karışımı hâline geldi. İlk çizimlerimden bazıları yerel gazetelerde yayımlandı — bu benim için çok teşvik edici bir deneyimdi.

– Bugüne kadar ortaya koyduğunuz eserler içinde sizi en çok yansıtan neler oldu?

Biyografik arka plana sahip çalışmalarımda kendimi en çok yansıttığımı düşünüyorum. Ancak işlerim, başkalarının yaşamları için de anlam ifade ettiğinde daha mutlu oluyorum. Karikatür dünyasında, tıpkı sinemada olduğu gibi, gerçek hayatta asla yapamayacağınız şeyleri deneyebilirsiniz. Bu da bir tür yaşam genişlemesi gibidir — en azından hayal gücü alanında. Karikatürlerim, izleyicileri hayal dünyama katılmaya ve belki kendi yaratıcılıklarıyla devam etmeye davet eder.

– Eserlerinizde Milas’tan, Ege’den, yöresel unsurlardan izler bulunuyor mu? ve Turhan Selçuk karikatür yarışması hakkında düşünceleriniz nelerdir?

Turhan Selçuk Karikatür Yarışması, dünyanın en saygın yarışmalarından biridir. Türkiye, yüksek kaliteli yarışmalar açısından zengin bir ülkedir ve ara sıra ödül kazandığımda, organizatörlerin misafirperverliğini deneyimlemekten mutluluk duydum. Yarışmalarda konu olarak Ege bölgesi istendiğinde, eserlerimde bu bölgeden izler taşıdığı da oldu. Çalışmalarımın sergilendiği özel yerlerde sergi tasarlarken, ziyaretçilerin ilgisini çekmek için genellikle yerel özellikleri de dahil etmeye özen gösteririm.

– Bugün sanatla uğraşmak sizce nasıl bir deneyim? İmkânlar, ilgi ve çevre açısından değerlendirir misiniz?

Çizim yaparak ve üreterek, adım adım ve tamamen kendiliğinden sanata dâhil oldum. Bugün geriye baktığımda, yalnızca çok sayıda çizim ve illüstrasyon üretmediğimi, aynı zamanda insanların çoğunun yaşam tarzından oldukça farklı bir yaşam biçimi yarattığımı görüyorum. Düşüncelerim, fikirler ve bunları resimlere nasıl dönüştürebileceğim etrafında dönüyor. Ayrıca eserlerimi izleyiciye ulaştırmanın yollarını da arıyorum — ister sosyal medya, ister sergiler ya da karikatür yarışmaları aracılığıyla olsun. Hatta görsel sanatların sınırlarını aşarak tiyatro projelerinde işbirliği yapmayı da deniyorum.

– Sizce bir sanatçının toplumla ilişkisi nasıl olmalı?

Kuralların ve kesin tanımlı görevlerin egemen olduğu bir dünyada, sanatçı özgür düşüncenin ve toplumsal normlardan bağımsızlığın yaratıcılık için ne kadar gerekli olduğunu göstermeye çalışmalıdır. Sanat üretimi, özgür bir güçler oyunu içinde gerçekleşmelidir; bunu başarabilen sanatçılar, daha özgür bir dünyanın öncüsü olabilirler.

-Son olarak, şu anda üzerinde çalıştığınız yeni bir proje veya paylaşmak istediğiniz bir gelişme var mı?

Güncel projelerim arasında, Avusturya içinde ve dışında çalışmalarımın sergilenmesi yer alıyor. Ayrıca oyun yazarı ve besteci bir sanatçıyla işbirliği yapıyorum. Birlikte bazı multimedya projeleri üzerinde çalışıyoruz. Bu projelerden biri — sahnede, video aracılığıyla illüstrasyonların eşlik ettiği bir tiyatro oyunu — halihazırda başarıyla sahnelendi. Bu projelerin çoğu maddi kazanç sağlamasa da, yayınevlerinden gelen siparişler için hâlâ minnettarım.

KLAUS PİTTER: “KARİKATÜR, HAYAL GÜCÜNÜN ÖZGÜRCE YAŞADIĞI BİR ALAN”
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481