Ahmet Şenol
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. TÜRK HALK OYUNLARINDAN SEÇMELER

TÜRK HALK OYUNLARINDAN SEÇMELER

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

4. Bölüm

“HALAYLAR”

Oyuna başlamayı belirten ağırlamada tempo ger çekten ağırdır. Kullanılan terimler yanlama, yaslanma, eğilme, sıktırma, kollama, elleme, ayrılma, diz bükme, sekme, yeğinleme, yeldirme, bu oyunların hızlanan ezgi ye uygun düşen karakterlerin adları olmuştur. Ağır bir ritmle başlayan ve oyunun sonuna kadar hiç değiştirilmeyen bu ritmde oynanan oyunlara da kaba adı verilmektedir. Gaziantep’te de ağır başlayan halaylar oyun süresi içinde gittikçe hız kazanıp çabuklaşır.

Türkiye’nin halay bölgesi olarak kabul edilen illerinde, oyuna başlayışta halay oyuncularının bir sırada, bir dizi içinde sessiz ve hareketsiz durduğu görülür. Bu durup beklemeye Ege bölgesinde “havayı alma” adı verilmektedir. Oyuna hazır olduğunu belirten çıkış havasından da sonra, yavaş yavaş yürünen bir dolaşma, gezinti havası bölümüne gelinir. Başlangıçtaki duruş çevredekileri selamlama yerine de geçer. Oyunun bölümleri ardı ardınca çalınır ve oyuncular elele, kol kola, yan yana, ritme uygun bir biçimde hareketlerini gerçekleştirirler.

Bazı halayların davul-zurna çalınmaksızın, sadece seslendirilen türküler eşliğinde oynandığı görülür. Bu tür halaya Gaziantep’te leylim denmektedir.

Halaylarda kullanılan çeşitli araçlar vardır. Ateş hem kutsallığı sembolleştirmesi, hem sağaltma işlerinde kullanılması, hem de herkes tarafından kullanılıp yararlanılması düşünülen bir varlıktır.

Hastalığı yapan ve yayan kötü ruhlardan korunmayı, bunların etkisinden kurtularak iyileşmeyi umut eden insan, yanan ot veya odunun üstünden hızla atlayarak inançlarını pekiştirir. Adıyaman’ın Simsimi Oyunu Ankara’nın Sin Sin Oyunu, Eflani-Zonguldak’ın Gavur Oyunu vs… Bu tür bir inancın sergilenmesine dayanır. Ortada yakılan odunların etrafında davulun hızlı ritmi ile halay çekilir. Bazen bir oyuncu sıradan ayrılıp çeşitli figürleri ateşin çevresinde yapar. Başka bir oyuncu gelip onun koluna vurunca oynayan kenara çekilir, vuran kişi kendi yeteneğini ve becerisini göstermeye başlar. Sonra başka bir oyuncu gelir, onun koluna vurur ve sonra oynamaya başlar. Oyun böylece sürüp gider.

Başka bir uygulamada ise, oyuncuların isteklerini, dileklerini yüksek sesle söyledikten sonra alevlerin üzerinden atlayarak karşı tarafa geçip bekleştikleri görülür. Bütün oyuncular sırayla ateşin üzerinden atladıktan sonra, davul-zurna hareketli bir tempo ile halay havasını çalmaya, oyuncular da bir sıra içinde kalarak halay çekmeye başlarlar. Açık havada, geniş bir alanda oynanan bu oyuna kadınlar katılamaz.

Adıyaman ile yakın yörelerinde oynanan Galuç Oyunu da konulu bir halaydır. Oyunun asıl amacı berekete kavuşmak, kıtlıktan ve yoksulluktan kurtulmak, kuraklığı atlatabilmek için yağmur yağdırmak, kızgın güneşin altında ürün elde etmek için çırpınan insanın çare sizliğini göstermektedir. Çok eski Şamanist inancın kalıntı örneklerinin de görülebileceği Galuç  Oyunu, önce kadın ve er keklerin bir arada sevinçli, mutlu, huzurlu, neşeli ve canlı olduklarını sergileyen bölümle başlar.

Devam edecek

TÜRK HALK OYUNLARINDAN SEÇMELER
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481