Ahmet Şenol
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. KURULUŞLARDAKİ SAVURGANLIKLAR VE GİDERİLMESİ

KURULUŞLARDAKİ SAVURGANLIKLAR VE GİDERİLMESİ

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

1. Bölüm

Öteden beri Milli Prodüktivite Merkezi verimlilik bilincini oluşturmak ve yaygınlaştırmak amacıyla her yıl Aralık ayının son haftasında “Verimlilik Haftası” kutlamaları düzenlemektedir. Ayrıca, Türkiye İsrafı Önleme Vakfı (TISVA) öncülüğünde Türkiye’nin önde gelen kırk sivil toplum kuruluşu ise bir araya gelerek, her yıl “İsrafı Önleme ve Verimlilik Yılı” ilan etmektedir. Bu çalışmaların AB’ye giriş sürecinin hızlandığı bu dönemde savurganlık ve verimlilik kavramına ilgiyi artırdığı söylenebilir.

İnsanların yaşamlarını sürdürürken kaynak tüketmek zorunda oldukları bir gerçektir. Ancak hangi kaynağın, hangi gereksinmeler doğrultusunda nasıl ne kadar ne zaman ve nerede kullanılacağı hesaplanırsa, insanoğlunun sahip olduğu kaynakları savurganlığa fırsat vermeden, sorumsuzca ve bilinçsizce tüketmesinin önüne geçilecektir. Bu anlamda kaynakları verimli kullanmayı planlamak, organize etmek, kontrol etmek, başka bir deyişle yönetmek gerekmektedir. ( Avcı, 2004.s.5).

Kamu yönetimindeki en büyük risk mal ve hizmet üretimine ayrılan kaynakların yerli yerinde kullanılmamasından, bir başka ifadeyle savurganlıktan kaynaklandığını söylemek mümkündür. Bürokrasinin azaltılması, devletin küçültülmesi gerekirken, her dönemde devlet kuruluşlarının kadroları şişirilmiş, işe göre adam değil, adama göre işler üretilmiştir. Bilgi çağı dediğimiz günümüzde bilimsellikten uzak ezberci eğitime devam edilmekte, araştırma geliştirmeye yatırım yapılmamaktadır. Sağlık personeli hem devlet kurumlarında hem özel muayenehanelerde hem de özel hastanelerde çalışmakta. Eczanelerde ise, her şey satılmaktadır. Böyle bir sisteme verimli denilir mi?

Kuruluşlarda fazladan kullanılan kâğıt, kalem, boşa yakılan ampul veya musluktan damlayan su gibi maddenin tüketimiyle ilgili savurganlıklar daha çok önemsenmekte ve dikkati çekmektedir. Çünkü bunların görülüp izlenmesi ve alınan önlemlerin sonuçlarının ölçülmesi daha kolaydır. Ancak, daha da önemli sonuçlara neden olan, boşa harcanan emek, zaman, liyakate bakılmadan verilen görevler, kayırmalar gibi savurganlıklar dikkatten kaçmakta ya da görmezden gelinmektedir. Bütün bu savurganlıklar birlikte değerlendirildiğinde, kamu kuruluşlarında karar almada ağır kalındığı, gerekli yatırımların yapılmadığı, devlet gelirlerinin azaldığını söyleyebiliriz. Bütün bu göstergeler kamuda verimsizliğin kanıksanmış olduğunu ortaya koymaktadır.

Savurganlık ve ilgili Kavramlar

“Savurganlık; kuruluşun amaçları için öngörülen üretim öğelerinden gereğinden fazla almak depolamak, kullanmak veya az ya da hiç kullanmamak, var olan uygun öğeleri kullanmayıp yerine başkasını kullanmak, ya da bir amaç için var olanı bir başka amaç için kullanmaktır” (Açıkalın, 1985.s.17). Yıldırım’a göre, (2002.s.14) savurganlık; kuruluş kaynaklarının amaçsız ve yararsız kullanılmasıdır.

Savurganlık, Tutumluluk ve Tasarruf

Tutumluluk, en yalın biçimiyle tutumlu olma ve bunu kesintisiz sürdürebilme durumudur. Bir başka tanıma göre tutumluluk, hedeflenen mal ve hizmet kalitesine ulaşılabilmek için yapılan

kaynak kullanımının sınırlı tutulmasıdır. Kaliteden vazgeçmeksizin mal ya da hizmetin en düşük maliyetle elde edilmesidir. Buna kısaca az harcama da denilebilir. Kuruluş açısından tutumluluk, kuruluş kaynaklarının savurganlığının önlenmesi olarak tanımlanabilir (Lekesiz, 2004.S.6, Argüden, 2004.s.1).

(Devamı gelecek makalemizdedir)

KURULUŞLARDAKİ SAVURGANLIKLAR VE GİDERİLMESİ
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481