3/11
(Geçen makalenin devamı)
Pancarcı Eğlenceleri
GeneL olarak tarımla uğrasan Artvin’in Savşat ilçesiyle köylerinde mısır çapasının bitimiyle çayır biçme arasında kalan yaklaşık 15 günlük süre içinde düzenlenen Pancarcı Eğlenceleri, yeni bir çalışma dönemine girmeden önce dinlence ve güç toplama amacını güder. Beş gün süren bu eğlencelere her köy belli bir programla katılır. Belli bir yerde toplanan yüzlerce köylü, atlı ve yaya olarak davul-zurna eşliğinde türküler söyleyip oyunlar oynayarak yaylaya çıkarlar. Yaylada yeri olmayanlar komşularında konuk edilirler. Hemen o gece tüm eğlenceleri organize edecek bir Delikanlı başı seçilir. Delikanlı başı, sabahın programını akşamdan bildirir. Ertesi sabah bir buzul gölü olan Kız Gölü’ne gidilir. 2612 metre yükseklikteki gölün çevresi renk renk çiçeklerle bezenmiştir. Bir yandan çalgılar çalıp oyunlar oynanırken, bir yandan grup grup yeltekler yenir. Kadınların türküleri, erkeklerin naraları çağlayanların sesine karışır.
Arsiyan Yaylası’nda ilgi çeken ve oranın 2’nci büyük göllerinden olan “Kız Gölü”nün Mitolojik Bir Efsanesi Vardır. Arsiyan da ikinci büyük göl olan Kız Gölü Gençiyan Dağı’nın eteğinde güzel bir göldür. Bir gün güneşin doğuşuyla göle yaklaşan çoban güzeller güzeli bir kız görür. Kız göl kenarındaki pikal taşın üzerine çıkıp saçlarını taramaktadır. Çoban bir zaman bu güzel kızı sessizce izler. İzlerken de hayal alemine dalar, kendinden geçer. Çobanın garipliğini fark eden güzeller güzeli hemen suyun içine dalar. Gölde görünmez olur. Heyecanla göle yaklaşan çoban kızdan kalan tarağı alır. Perişan bir şekilde eve döner. Yemek filan yiyemez, yorgun bir haldedir. Günler geçtikçe kıza olan sevgisi iyice artar. Hastalanır yataklara düşer. Sonunda bir nene bunun kurtulması için tarağın aynı yere bırakılması gerektiğini söyler. Söylenilen yapılır ve çoban kurtulur. Efsaneye göre bu göldeki kız peri kızıdır. Kız Gölü ya da bir diğer adıyla Gözyaşı Gölü doğaseverleri büyülemeye devam ediyor.”
Bir sonraki gün Gölle: denilen yere geleneksel gezi saati yaklaşınca hep birlikte yola çıkılır, bu yürüyüş sırasında davranışlar, kıyafetler, çalgılar ve şarkılar o kadar çeşit çeşittir ki sanki bütün Türkiye gözler önüne serilmiş gibidir. Bakarsınız yürüyüşe mola verilir, bir grup Deli Horon çekerken bir grup Tavas Zeybeği oynar, birisi mahalli bir türkü tutturmuş söyler. Tavar. Sadeva, Boğa gölleri gibi buzul göllerinin bulunduğu Göller denilen yere gelindiğinde küçük çocuklar Gölün kıyısında tebeşir keserlerken bir grup köylü 2000 kadar hayvanı suya dökerler. Hayvanlar gölü yüzerek geçerlerken halk onları seyreder. Köylü kadınların hayret ifadesi ve nidaları arasında gençler gölde yüzerler, Yanlarında kayık ve ağ getirmiş olan Posoflular kayıkla gezip balık ağlarını çekerler. Eğlence aynı şekilde Boğa Gölü’nde de devam eder.
(Devamı gelecek sayıda)

