Ahmet Özger
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Hayallerimdeki Milas

Hayallerimdeki Milas

featured
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bir şehri sevmek , Onun yarınını bugünden görebilmektir.

İnsan bazen yaşadığı şehir için hayal kurar. Çünkü bilir ki her değişim, önce bir hayalle başlar.

Benim de Milas için hayallerim var.

Bugüne kadar kaleme aldığım her satırın, yaptığım her eleştirinin ve sunduğum her önerinin arkasında tek bir düşünce vardı; Daha güzel, daha yaşanabilir, daha mutlu bir Milas.

Ben hiçbir zaman sadece sorunları anlatan biri olmak istemedim. Zira biliyordum ki sadece sorun konuşmak zaman israfından öte bir şey değildi. Bırakın çözüme katkı sunmayı, sorunu büyütürdü. O sebeple her sorunun yanına bir çözüm koymaya, her eleştirinin ardından bir yol göstermeye çalıştım. Çünkü inanıyorum ki eleştirmek kolaydır; önemli olan çözümün bir parçası olabilmektir.

Hayalim; köylünün doğduğu toprakları terk etmek zorunda kalmadığı bir Milas…

Üreten çiftçinin alın terinin karşılığını aldığı, ürününü nasıl satacağını düşünmediği, pazarlama yükünü omuzlarında taşımadığı, kooperatiflerle ve güçlü bir üretim ağıyla desteklendiği bir Milas…

Hayalim; doğayla kavga etmeyen, doğayla birlikte yaşayan bir turizm anlayışı…

Beton yığınları yerine doğaya entegre tesislerin kurulduğu, yerel mimarinin korunduğu, bu tesislerde Milaslı gençlerin çalıştığı, esnafın kazandığı, üreticinin ürününü sattığı ve turizm gelirinin birkaç kişinin değil bütün şehrin yüzünü güldürdüğü bir Milas…

Hayalim; modern yolları, düzenli kavşakları, çağın ihtiyaçlarına cevap veren otogarıyla ulaşımın sorun olmaktan çıktığı bir şehir…

Hayalim; çocukların güvenle oynayabildiği parklar, gençlerin spor yapabildiği alanlar, sanatla ve bilimle buluşabildiği yaşam merkezleri…

Hayalim; tarihiyle gurur duyan bir Milas…

Labranda’dan Beçin’e, Euromos’tan İasos’a kadar uzanan binlerce yıllık mirasın hak ettiği değeri gördüğü, tarih turizminin şehrin ekonomisine güç kattığı, dünyanın Milas’ı sadece bir geçiş noktası olarak değil, bir destinasyon olarak tanıdığı bir gelecek…

Hayalim; zeytinin, zeytinyağının, Milas halısının, çam balının ve bu bereketli coğrafyanın bütün değerlerinin dünya markası haline geldiği bir Milas…

Hayalim; gençlerin iş bulmak için büyük şehirlere gitmek zorunda kalmadığı, yatırımcının güven duyduğu, sanayinin çevreyle uyum içinde büyüdüğü güçlü bir ekonomi…

Hayalim; sokaklarında huzurun olduğu, insanların birbirine selam verdiği, engellilerin rahatça yaşayabildiği, kadınların kendini güvende hissettiği, yaşlıların unutulmadığı bir şehir…

Hayalim; ortak aklın yönettiği bir Milas…

Siyasi görüşü ne olursa olsun herkesin fikrinin değer gördüğü, liyakatin esas alındığı, şeffaflığın benimsendiği, hesap verebilir bir yerel yönetim anlayışının hakim olduğu bir Milas…

Belki bunların hepsi bugün gerçekleşmemiş olabilir.

Belki bazıları uzun yıllar alacak. Keşke almasa.

Ama ben şuna inanıyorum;

Hayal kurmayan şehirler büyüyemez.

Hayal kurmayan toplumlar gelişemez.

Ve hayal kurmayan insanlar geleceği inşa edemez.

Ben bugüne kadar yazdığım her yazıda Milas’ın eksiklerini anlatırken aslında geleceğini yazmaya çalıştım.

Çünkü benim derdim eleştirmek değil; geliştirmekti.

Benim mücadelem birilerini yıpratmak değil; Milas’ı ayağa kaldırmaktı.

Belki yarın bu hayalleri ben gerçekleştiremem.

Ama birileri gerçekleştirecek. Biliyorum ki bir şehir, kendisi için kurulan hayaller kadar büyür.

Ve ben…

Milas için hayal kurmaktan hiç vazgeçmeyeceğim.

Çünkü bir gün bu şehrin çocukları, “İyi ki birileri yıllar önce bizim için hayal kurmuş.” diyebilsin istiyorum.!!

Hayallerimdeki Milas