Mehmet Nergiz
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. “Karikatür, bizi rahatsız edenleri rahatsız etme sanatıdır”

“Karikatür, bizi rahatsız edenleri rahatsız etme sanatıdır”

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

ÇİZGİLERLE BİR ÖMÜR: KARİKATÜR SANATÇISI ADNAN TAÇ ANLATIYOR

Karikatür sanatına adanmış 45 yıllık bir yaşam… Ulusal ve uluslararası yarışmalar, festivaller, tiyatro çalışmaları, kitaplar, sergiler ve yüzlerce öğrenci… Trabzon’un kültür ve sanat hayatında önemli izler b

ırakan Karikatür Sanatçısı Adnan Taç, gazetemize sanat yolculuğunu, karikatüre bakışını ve Türkiye’de sanatın mevcut durumunu anlattı.

“İLK KARİKATÜRÜM 1981 YILINDA YAYIMLANDI”

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

1960 yılında Trabzon’da doğdum. Ankara Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü’nü bitirdim. İlk karikatürüm 1981 yılında Karadeniz Gazetesi’nin Taka Mizah Sayfası’nda yayımlandı. Bugüne kadar bir kişisel sergi açtım, yaklaşık 150 ortak ve karma sergiye katıldım. Trabzon Belediyesi, Maçka Belediyesi ve Karadeniz Gazetesi adına çok sayıda ulusal karikatür yarışması düzenledim.

Bunun yanında televizyon programları yaptım, mizah gazeteleri çıkardım, Trabzon Sanatevi’ni ve Mizah Sanatı Derneği’ni kurdum. Gugulumdakiler Tiyatrosu’nun kuruluşuna öncülük ettim. Kitaplar ve belgeseller hazırladım. Gençlere yönelik “Yarının Karikatürcülerini Arıyoruz” projesini 1998 yılından bu yana sürdürüyorum.

Halen Karikatürcüler Derneği Trabzon Temsilcisi, Mizah Sanatı Derneği Başkanı ve Gugulumdakiler Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni olarak çalışmalarımı sürdürüyorum.

“KARİKATÜRE GİDEN YOL TAKA MİZAH SAYFASI İLE BAŞLADI”

Sanatla ilk bağınız ne zaman ve nasıl kuruldu?

Lise yıllarında mizaha olan ilgimle birlikte amatör çizimler yapmaya başladım. Gırgır, Fırt ve Çarşaf mizah dergilerini takip ediyordum. Daha sonra Trabzon’da yayımlanan Karadeniz Gazetesi’nin Taka Mizah Sayfası’nı keşfettim.

Sayfayı hazırlayan gazeteci ve karikatür sanatçısı Hikmet Aksoy ile tanışmam hayatımın dönüm noktalarından biri oldu. İlk karikatürümün 1981 yılında burada yayımlanması, karikatür sanatına doğru attığım ilk ciddi adımdı.

“ÇİZMEZSEM EKSİK KALACAKMIŞIM GİBİ HİSSEDİYORDUM”

Bu alanda üretmeye sizi iten şey neydi?

Başlangıçta karikatür benim için eğlenceli bir uğraştı. Fakat ülkemde ve çevremde yaşanan çarpıklıklar, haksızlıklar ve toplumsal sorunlar beni çizmeye yöneltti. Çizmezsem içimde bir şeylerin eksik kalacağını hissediyordum.

Usta-çırak ilişkisi içerisinde Hikmet Aksoy’dan, daha sonra Ziya Ramoğlu’ndan ve özellikle de büyük usta Oğuz Aral’dan çok şey öğrendim. Karikatür yarışmaları, sergiler ve sanatçı dostlukları benim için büyük bir okul oldu.

“BENİ EN İYİ SİYASİ KARİKATÜRLERİM ANLATIYOR”

Bugüne kadar ortaya koyduğunuz eserler içinde sizi en çok yansıtan çalışmalar hangileri oldu?

Evrensel dünya sorunlarına yönelik siyasi ve politik karikatürler çizmeyi daha çok seviyorum. Çünkü yıllar sonra dönüp baktığımda birçok sorunun hâlâ değişmediğini görüyorum.

Karikatürlerimin güncelliğini koruması aslında dünyanın ve ülkemizin birçok sorununu çözemediğinin de göstergesi. Bu nedenle beni en iyi siyasi içerikli karikatürlerim yansıtıyor diyebilirim.

“TURHAN SELÇUK ADINA YARIŞMA DÜZENLENMESİ ÇOK KIYMETLİ”

Milas, Ege ve Turhan Selçuk Karikatür Yarışması hakkında düşünceleriniz nelerdir?

Yerel konulara çok fazla eğilen bir çizer olmadım. Karadeniz’e dair de az sayıda yerel çalışma yaptım. Ancak her coğrafyanın kendine özgü mizahi bir dili vardır.

Türk karikatürünün büyük ustası Turhan Selçuk adına Milas Belediyesi’nin uluslararası bir karikatür yarışması düzenlemesi son derece önemli ve değerli bir girişimdir. Turhan Selçuk’un doğduğu topraklarda böyle bir yarışmanın yapılması Milas’a yakışan bir davranıştır.

Bu yarışmaların sürdürülebilir olması, jüri üyelerinin dünya karikatürünü takip eden deneyimli isimlerden oluşması ve her yıl yenilenmesi büyük önem taşımaktadır.

“SANATÇININ EN BÜYÜK SORUNU YALNIZLIK”

Bugün sanatla uğraşmak nasıl bir deneyim?

Türkiye’de sanatın en büyük sorunlarından biri devlet politikalarının yetersizliği ve yerel yönetimlerin sanata bakışıdır.

Sanatçılar çoğu zaman imkânsızlıklar içerisinde üretim yapıyor. Kentlerde sanatçıya yaşam alanı oluşturulmadığı için büyük şehirlere beyin göçü yaşanıyor.

Eskiden Trabzon’da sekiz yerel gazete vardı ve hepsinde mizah ile kültür-sanat sayfaları bulunuyordu. Bugün ise kalan gazetelerde ne sanat sayfaları var ne de karikatürler…

Sanatçılar ekonomik sıkıntılar yaşıyor, eserlerini sergileyecek alanlar bulamıyor. Gençler de kültür ve sanat ortamlarından giderek uzaklaşıyor. Ne yazık ki bugün sanatın izleyicisi yine sanatçıların kendisi olmuş durumda.

“SANATÇI HALKIN SESİDİR”

Sizce bir sanatçının toplumla ilişkisi nasıl olmalı?

Karikatür sanatçısı yaşadığı toplumun ve insanlığın sesi olmalıdır.

45 yıllık sanat hayatım boyunca çizdiğim karikatürlerle toplumsal mesajlar vermeye çalıştım. Karikatürün keskin dilini kullanırken hakaretle eleştiriyi birbirinden ayırmaya özen gösterdim.

Ustamız Turhan Selçuk’un dediği gibi;

“KARİKATÜR, BİZİ RAHATSIZ EDENLERİ RAHATSIZ ETME SANATIDIR.”

Karikatür sanatçısı halkının söyleyemediklerini söyleyen, alternatif düşünceler geliştiren, farklı ufuklar açan insandır. Sanatçı yaşadığı toplumun sorunlarıyla dertlenen kişidir.

“HAYALİM BİR MİZAH MÜZESİ KURMAK”

Üzerinde çalıştığınız yeni projeler var mı?

Uzun yıllar düzenlediğim karikatür yarışmalarını uluslararası boyuta taşıyarak yeniden başlatmak istiyorum.

Bir mizah festivalini geleneksel hale getirmek, “Yarının Karikatürcülerini Arıyoruz” projesini kalıcı bir yapıya kavuşturmak ve en önemlisi bir mizah müzesi kurmak en büyük hedeflerim arasında.

Arşivimde bulunan kitapları, dergileri, gazeteleri ve görsel materyalleri bu müzeye bağışlamak istiyorum.

Ancak kültür ve sanat projelerinin büyük bölümü maddi yetersizlikler nedeniyle hayata geçirilemiyor. Devletin ve yerel yönetimlerin sanatçıya ve kültür-sanat faaliyetlerine bakışının değişmesi gerekiyor.

“Karikatür, bizi rahatsız edenleri rahatsız etme sanatıdır”
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter