Mehmet Nergiz
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. “Kayıplar Listesindeki Bir Kasabanın Şairi” Halim Şafak

“Kayıplar Listesindeki Bir Kasabanın Şairi” Halim Şafak

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Şair ve Yazar Halim Şafak ile Edebiyat, Bellek ve Kayıplar Üzerine

Milas’ın kültürel belleğine şiirleri, eleştiri yazıları ve ansiklopedi çalışmalarıyla uzun yıllardır katkı sunan şair-yazar Halim Şafak; yazıyla kurduğu ilişkiyi, Milas’a dair kırgınlıklarını, edebiyatın bugünkü halini ve yeni çalışmalarını samimi ifadelerle anlattı.

1962 yılında Milas’ta doğan şair ve yazar Halim Şafak; şiirden eleştiriye, anlatıdan antoloji çalışmalarına kadar edebiyatın birçok alanında üretim yaptı. Yazıt, Eşik, Kavram/Karmaşa, İmlasız, bireylikler gibi önemli dergi oluşumlarında yer alan Şafak, yaklaşık kırk yılı aşan yazın yolculuğunu Milas’tan Talas’a uzanan yaşam çizgisiyle sürdürüyor. Milas Belediyesi tarafından 2018 yılında “Acımasız Okur: Halim Şafak” sempozyumu düzenlenen Şafak ile; edebiyatı, Milas’ı, belleği ve bugünün kültürel atmosferini konuştuk.

– Edebiyatla ilk bağınız ne zaman ve nasıl kuruldu? Yazmaya sizi iten temel duygu neydi?

Halim Şafak:

Yazma eylemi öncesinde okuma eylemi vardır. Yazmak çoğu zaman okumanın doğurduğu bir sonuçtur. Buna dünyayı değiştirme arzusu da eklenebilir. Yazmanın bir başka yanı da insanın kendini tanıma ve anlatma isteğidir.

Benim için okuma ve yazma süreci 1978 yazında Milas’ta başladı. O dönem Dörtyol’da yoksul bir kadınla karşılaşmam ve onun hikâyesini yazıp gazeteye göndermem önemli bir başlangıç oldu. Daha sonra Eskihisar’ın hikâyesi ve Sağıroğlu Zeytinyağı Fabrikası’ndaki patlama üzerine yazdıklarım geldi. Sonrası ise giderek yoğunlaşan bir yazı serüvenine dönüştü.

Bugün hâlâ yazmayı sürdürmemin nedeni biraz da dünyaya dönük itirazımı sürdürebilmek. Çoğu zaman hem kendimle hem de dünyayla yazı üzerinden hesaplaşıyorum.

– Bugüne kadar sizi en çok hangi eserlerinizin yansıttığını düşünüyorsunuz?

Halim Şafak:

Şiirle başlayan biri için insanı en iyi ifade eden alan yine şiirdir. Ancak zaman içinde şiirin yetmediği yerde düzyazı devreye giriyor.

Beni en iyi anlatan çalışmaların başında dört ciltlik Bireysel Milas Ansiklopedisi geliyor diyebilirim. Çünkü orada yalnızca bireysel bir hikâye değil; Milas’ın belleği, insanları, kayıpları ve zaman içindeki değişimi de var.

Benim yazılarımda asıl vurgu hiçbir zaman sadece “ben” olmadı. Hep “biz” duygusunu aradım. Yazı benim için bütün canlıları içine alan yeni bir “biz” oluşturma çabasıdır.

– Eserlerinizde Milas’ın izleri çok güçlü hissediliyor. Bunun özel bir nedeni var mı?

Halim Şafak:

Kesinlikle var. Çünkü çocukluğumun ve ilk gençliğimin bütün canlılarıyla yaşandığı yer Milas’tır. Şimdi Kayseri’de yaşıyorum ama Milas benim için geçmişi temsil ediyor.

İnsan belleğini kolay kolay terk edemiyor. Benim geçmişimi bütün sokaklarıyla, insanlarıyla, kayıplarıyla Milas temsil ediyor. Yazdığım hemen her şeyin bir yerinde mutlaka Milas vardır.

– Bugün edebiyatla uğraşmayı nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce toplumun edebiyata ilgisi azaldı mı?

Halim Şafak:

Ne yazık ki evet. Çok yüzeysel ve vasat bir kültürel ortam oluştu. İnsanların büyük çoğunluğunun kültürel bir talebi kaldığını düşünmüyorum.

Yaklaşık on beş yıl boyunca Milas üzerine yapılan birçok çalışma, birkaç kişinin desteği dışında neredeyse Milas’a rağmen yapıldı. Buna rağmen önemli bir kültürel bellek oluşturuldu.

Ama bugün geldiğimiz noktada kültürün yerini başka şeyler aldı. İnsanlar daha yüzeysel bir hayatın içine sıkıştı. Açık konuşmak gerekirse Milas’ın ışıkları uzun zaman önce sönmüştür ya da söndürülmüştür.

– Bu sözleriniz biraz umutsuzluk taşıyor…

Halim Şafak:

Belki öyle görünebilir ama benim bulunduğum yerden manzara maalesef böyle görünüyor. Yine de itiraz etmekten vazgeçmemek gerekiyor. Yazmak biraz da bunun için var.

– Şu sıralar üzerinde çalıştığınız yeni projeler var mı?

Halim Şafak:

Son yıllarda üç önemli dosya üzerinde çalışıyorum. Biri yeni şiir kitabım “Ah Barbar Ölüm!” Diğerleri ise Ahmet Oktay ve İlhan Berk üzerine hazırladığım çalışmalar.

Bunun dışında edebiyat, ekoloji ve canlılar üzerine yazılar yazmayı sürdürüyorum.

Ancak açık söylemek gerekirse, bugün Milas üzerine yeniden olumlu şeyler yazabilmek konusunda çok istekli değilim. Çünkü benim için Milas artık büyük ölçüde kayıplar listesindeki yerini almış durumda.

 

 

“Kayıplar Listesindeki Bir Kasabanın Şairi” Halim Şafak
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter