Ahmet Şenol
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. “ETNOGRAFYA VE HALK KÜLTÜR EVİ MÜZESİ, ÇALIŞMALARI..”

“ETNOGRAFYA VE HALK KÜLTÜR EVİ MÜZESİ, ÇALIŞMALARI..”

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

1

Türkiye’de çağdaş kentin öteki kültürlere göre formatlanmasına en çarpıcı örneklerden birini oyun ve spor alanları oluşturmaktadır. Türkiye’nin en fakir veya en küçük kentinin dahi yerel yönetimlerin gururla anlatacağı icraatlarından birisi, ne kadar çok futbol, voleybol, basketbol, beyzbol veya golf sahası açtığı olmaktadır. Hiçbir seçmen, hiçbir veli veya hiçbir çocuk,

Halk kültürü mirası olan çelik-çomak oyunu için de bir saha istiyorum demez. Çünkü çelik çomak, taşrayı, ötekini anımsatmaktadır ve onun çağdaş kentte yeri yoktur.  Beyzbol veya golf sopasının modern imgesi yanında çomak, çağdaş kentte hiç kimsenin tutmak istemediği çoban değneğini çağrıştırmaktadır.  Çağdaş kentin çocukları, geleneksel Türk çocuk oyunlarının oynandığı sokakları ve boş arsaları terk etmiştir. Bütün toplanma mekânları kapalıdır ve bu mekânların yazılı kuralları vardır. Parklar, spor sahaları, marketler, sinemalar hep ya tavanı ya duvarları ya da sınırları olan mekânlardır. Bu mekânların hiçbirisinde Türk Halk Kültürü mirasının icrası tasarlanmamıştır.

Çağdaş kentin çocuk bahçeleri, “iki salıncak, bir kaydıraktan ibaret olan ve sağında solunda “yasaktır” levhaları olan ve çocuklara adeta “gelmeyin” diyen mekânlara dönüştü. Nitekim son yıllarda, çocuk bahçelerinden artık çocuk sesleri gelmiyor. Salıncaklar ve kaydıraklar artık kimsesiz. Çünkü çağdaş kentin çocukları yeni bir oyun alanı keşfetti: Elektronik alan. Bu yasaksız, uçsuz bucaksız, arkadaşsız sanal oyun alanında artık çocuklar teknolojik üstünlük kurmuş ülkelerin ve kültürlerin penceresinden ve tabii oturdukları yerden dünyayı izliyorlar.

Gelişme çağında olup koşması, terlemesi, enerji harcaması gereken çocuklar daha 10-12 yaşlarında fiziksel olarak kilolu, hareketsiz ve daha da önemlisi yaşıtları içinde yaşam mücadelesi vermenin, yarışmanın, kazanmanın, dost edinmenin, düşman kazanmanın ilk provalarından mahrum bir şekilde büyüyorlar. Bizlerin de bu sosyal dönüşümün engellenebilmesi için gelişmiş ülkelerde çocukları sokağa çekmek için kullanılan yöntemleri kullanmamız gerekir.

Kent yöneticileri pekâlâ somut olmayan kültürel mirası kullanarak çocukları sokaklara, park ve bahçelere yeniden çekebilirler. Bugünün çocuk bahçeleri ailenin bütün bireylerinin birlikte eğlenmelerine, sözlü kültür birikimlerini genç ve gelecek kuşaklara aktarmalarına uygun bir şekilde “Halk kültürü ve Etnografya malzemelerinden yararlanılarak, yeniden düzenleyebilir.

Günümüz yerel yöneticilerinin çoğu, Halk Kültürü mirasını tanımadığı için, bu alandaki inanılmaz zenginliğin de farkında değildir. Kültür eğitiminin ve kültürel tasarımların toplumun kültürel sürekliliği ve önceki kuşaklar tarafından kazanılan kültürel deneyimlerin kuşaktan kuşağa aktarılması amacına yönelik olduğu kadar, ciddi bir ekonomik alan yarattığını artık görme zamanı gelmiştir.

(Devamı gelecek makalemizde)

“ETNOGRAFYA VE HALK KÜLTÜR EVİ MÜZESİ, ÇALIŞMALARI..”
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481