Siyasi kulislerde konuşulan iddialar, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın AK Parti’ye geçebileceği yönünde. Henüz doğrulanmamış bu söylenti, Türkiye’de siyaseti uzun süredir takip edenler için büyük bir sürpriz sayılmaz. Zira bu topraklar, makamdan makama, partiden partiye geçen siyasetçilerin hikâyeleriyle doludur.
Bu tür geçişleri konuşurken, “etik” ve “ahlak” kavramlarının yerini “siyasi pratik” ve “çıkar dengesi” kavramlarının aldığına sıkça tanık oluyoruz. Çünkü Türkiye’de siyaset, çoğu zaman bir “ilkeler mücadelesi” olmaktan çok, “iktidar oyunlarının” sahnesi haline geliyor.
Geçmişten Günümüze Siyasi Göçler
Yakın tarihimize baktığımızda, farklı partilerde görev yapmış, hatta birbirine tamamen zıt ideolojilerden gelen pek çok siyasetçinin, günü geldiğinde saf değiştirdiğini görüyoruz. Bir dönem sert muhalefet ettiği partinin çatısı altına geçenler, dün yerden yere vurduğu liderle bugün aynı karede gülümseyenler…
Kamuoyu tepkisi ise genelde kısa ömürlü oluyor. İlk günlerde yükselen “ihanet” ve “ilkesizlik” eleştirileri, birkaç hafta içinde gündemin hızına kapılıp unutuluyor. Oysa bu unutkanlık, siyasetçilerin en çok güvendiği şey.
Seçmenin İradesi Ne Oluyor?
Seçmen, sandıkta tercihini yaparken yalnızca adayın şahsına değil, temsil ettiği partiye, ideolojiye, vizyona oy veriyor. Bu nedenle, seçim sonrası yaşanan parti değişiklikleri, seçmenin iradesini yok saymak anlamına geliyor. “Ben bu makama kendi ismimle geldim” diyen siyasetçiler ise, gerçekte halkın onlara bu gücü hangi siyasi aidiyet üzerinden verdiğini görmezden geliyor.
Etik ile Siyasetin Ayrışması
Siyaset, elbette dinamik bir alan. İnsanlar fikir değiştirebilir, şartlar değişebilir, ittifaklar dönüşebilir. Ancak sorun şu ki, Türkiye’de bu değişimlerin çoğu fikir ve ilke dönüşümünden değil, makam ve güç hesaplarından kaynaklanıyor. Bu da siyaseti, halkın gözünde güvenilmez bir oyun haline getiriyor.
Neden Şaşırmıyoruz?
Çünkü hafızamızda yüzlerce benzer örnek var. Siyasetçi, koltuğunu korumak veya iktidara yakın durmak için yön değiştiriyor. Bugün CHP’de, yarın AK Parti’de; bugün muhalefette, yarın iktidarın yanında
Şaşırmıyoruz, çünkü biliyoruz; Bu ülkede siyasi aidiyet, ne yazık ki bir ömür boyu savunulan değerler bütününden çok, bir dönemlik çıkar ortaklığı olarak görülüyor.
Ahmet Aras’ın AK Parti’ye geçip geçmeyeceği henüz net değil. Ama net olan şu: Türk siyaseti, koltukların renk değiştirdiği, ilkelerin ise yerini çoğu zaman pragmatizme bıraktığı bir iklimde yol alıyor. Ve biz, her defasında aynı filmi yeniden izlemeye devam ediyoruz.
Makamın rengi değişir mi?
Evet, bu ülkede değişir.
Ama ilkenin rengi değiştiğinde, siyasetin tüm ahengi bozulur.

