YASİN ARSLAN
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. EMLAK SEKTÖRÜNE BİR ÇAĞRI: KAZANCIMIZ BEREKET OLSUN, GÖKTUĞ’LARA UMUT OLSUN

EMLAK SEKTÖRÜNE BİR ÇAĞRI: KAZANCIMIZ BEREKET OLSUN, GÖKTUĞ’LARA UMUT OLSUN

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

“Ateş Düştüğü Yeri Yakar” demiş atalarımız. Doğrudur! Acıyı en derin hâliyle yaşayan bilir. İmkânsızlıkların, yoklukların, çaresizliğin insanı köşeye sıkıştırdığı anlar vardır. Umudun bittiği, hayallerin yarım kaldığı anlar. Hele ki mesele evlatsa, o acı insanın yüreğine başka türlü işler.

Bir anne, bir baba düşünün,

Gözlerinin önünde eriyip giden evladını izlemek zorunda kalıyor.

Çare var, umut var, tıp var… ama imkân yok.

Ve çare varken çaresizlik yaşamak, anne babanın yaşayabileceği en ağır imtihanlardan biridir.

Bir baba içinden feryat eder:

“Ben yaşadım, gördüm ama bu yavrum daha 4 yaşında, Hayatı yaşamak, koşmak, oynamak istiyor.”

Bir anne gözyaşlarına sarılır:

“Evladımı kurtarabilecek çözüm var ama elimden bir şey gelmiyor.”

Devlete umut bağlarsın! “Elimizi tutar” dersin.

Ama devletin de bu hastalık konusunda yeterli desteği olmayınca, son ışık da sönmeye başlar. Geriye sadece dua kalır. Yaradana yalvarmak, sabretmek kalır.

Bugün Milas’ta iki evladımız var:

Göktuğ Karakaya ve Göktuğ Kurt… Daha 4 yaşındalar. Hayata tutunmak, koşmak, oynamak istiyorlar. Belki büyüyünce asker olacaklardı. Belki polis, doktor, öğretmen, kaymakam, vali…

Kim bilir, hangi güzel hayalin sahibiydiler?

Ama o musibet, o illet ! Duchenne Musküler Distrofi (DMD) kapılarını çaldı. Onların gücünü elinden alıyor, hayallerini tehdit ediyor.

Bu yükü bir anne bir baba tek başına taşımamalı. Taşıyamaz da zaten.

EMLAK CAMİASINA BİR ÇAĞRI:

Kazancımız Bereket Olsun, GÖKTUĞ’lara Umut Olsun!

Bizler emlakçılık yapıyoruz. Şükür olsun, rızkımızı kazanıyoruz. Az çok demeden kazandığımız her kuruş bir nasiptir. Ama gelin, kazancımız sadece cebimizi değil, gönlümüzü de büyütsün.

Bugün sattığımız bir ev, kiraladığımız bir dükkân, aldığımız bir komisyon; evet, hepimizin ihtiyacı var. Ama banka hesaplarındaki rakamların büyük olması kadar, vicdanımızın geniş olması da gerekiyor.

Gelip geçici paralar için değil; kalıcı iyilikler için çabalayalım. Bir dakikalığına düşünelim:

Göktuğ Karakaya’yı,

Göktuğ Kurt’u,

Onların gözlerindeki umudu, Ailelerinin çaresizliğini…

BİZ BU SEKTÖRÜN ÖNCÜLERİYİZ.

Milas’ta, Muğla’da insanlar mülklerini bize emanet ediyor. Demek ki güveniyorlar. O zaman gelin, bu güveni bir iyiliğe dönüştürelim.

Bugünden itibaren; Satışlardan aldığımız komisyonların, kiralamalardan elde ettiğimiz gelirlerin küçük bir kısmını bu çocuklarımızın tedavisine ayıralım.

“Benimki az olur.” deme. Az çok demeden, kuruş demeden, Her destek bir anne babanın umudu, bir çocuğun nefesi olur.

Biz başlatırsak, sektör de bize katılır. Birlik olursak, bu ateşi söndürürüz. Ve bir gün bu çocuklar koşarsa, oynarsa, hayallerine kavuşursa. Kendi kendimize gururla şunu deriz:

“Bu iyiliğin ucunda ben de vardım.”

EMLAK SEKTÖRÜNE BİR ÇAĞRI: KAZANCIMIZ BEREKET OLSUN, GÖKTUĞ’LARA UMUT OLSUN
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481