SELDA ÖZTÜRK
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. GAZETECİYİ HEDEF ALMAK, KENTİN SORUNLARINI ÇÖZMEZ

GAZETECİYİ HEDEF ALMAK, KENTİN SORUNLARINI ÇÖZMEZ

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Gazetecilik zor zanaattır. Hele yerel gazetecilik…

Hem sahadasınız, hem halkın gözü kulağısınız, hem de kimsenin duymak istemediği hakikatleri söylersiniz.

Bir de üstüne, söylediğiniz şey birilerinin konfor alanına dokunuyorsa, bilirsiniz ki asıl fırtına o zaman kopacaktır.

Menteşe Belediyesi’nin geçtiğimiz günlerde yayınladığı “Kamuoyuna Duyurulur” başlıklı bülteni gördüğümde hissettiğim tam da buydu:

Şaşkınlık… ve ardından gelen derin bir umutsuzluk!

Çünkü o metin, bir kamu kurumunun sorumluluk duygusuyla hazırlanmış bir değerlendirme değil;

Aksine, bir gazeteciyi hedef alan, gazetecinin mesleki sıfatlarını yok sayarak “Süleyman Akbulut adlı kişi” diye başlayan, hakikatin üzerini örtmeye çalışan bir refleks metniydi.

Şunu net söyleyelim:

Bir belediye, hele ki kamu kaynaklarını kullanan bir belediye, bir gazeteciyi böyle hedef alamaz.

Bu etik dışıdır.

Bu yanlıştır.

Bu tehlikeli bir pratiktir.

Ve en önemlisi:

Bu, gazeteciyi yıpratmaz; belediyeyi küçük düşürür.

Gazeteciyi “sosyal medyada paylaşım yapan bir vatandaş” statüsüne indirme çabası, bana çok ama çok kişisel geldi..

Nitekim;  söz konusu metinde Akbulut’un 30 yıllık gazetecilik birikimi, Muğla Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı, Mabolla Medya’nın yayıncılık rolü yok sayılmış; adeta sıradan bir sosyal medya kullanıcısıymış gibi muamele edilmiştir.

Bu bilinçli bir tercihtir.

Çünkü gazeteciyi gazeteci olarak anarsanız, o zaman onun söylediği şeyleri ciddiye almak zorunda kalırsınız.

Eleştirdiği sorunları çözmek zorunda kalırsınız.

Kamu denetimini kabul etmek zorunda kalırsınız.

Bu nedenle metnin ilk satırından itibaren gazeteciyi küçültme, sıradanlaştırma çabası hissediliyor.

Böyle metinler Türkiye’de maalesef yeni değil.

Kamu gücünü elinde tutanların, eleştirilince kendini savunmak yerine eleştiren kişiyi itibarsızlaştırmaya çalışma refleksidir bu.

Ama 2025 Türkiye’sinde artık kimse bu oyuna kanmıyor.

Kentte çöp birikmişse, fotoğrafı çeken değil; o çöpü orada bırakan sorumludur

Menteşe Belediyesi bir basın bülteni hazırlamış ama şunu atlamış:

Gazeteciler görüntü üretmez, görüntüyü gösterir.

Tabakhane Caddesi’ndeki, Basmacı Sokak’taki çöplerin fotoğraflandığı paylaşımlara “bunlar gelişigüzel bırakılmış atıklar, topluyoruz zaten” diye cevap verilemez.

Bunlar zaten herkesin bildiği şeyler.

Kurumun görevi “topluyoruz” demek değil; toplanmadığına dair görüntünün neden ortaya çıktığını açıklamaktır.

Kaldı ki belediyenin kendi bülteninde bile itiraf var:

O atıklar normal çöp aracı tarafından alınamıyormuş, başka bir araç gelmesi gerekiyormuş.

İyi de…

O başka araç neden zamanında gelmemiş?

Vatandaşın gözü önünde günlerce beklemesi neden?

Gazeteci bunları sordu diye hedef mi gösterilir?

O zaman her vatandaşın soru sorma hakkını da mı yok sayacaksınız?

“Negatif haber yapanı yok saymaya” çalışan bir refleks

Kamu kurumlarının rahatsız edici eleştiriler karşısında ilk refleksi çoğu zaman şudur:

“Sorun yok, görüntü yanlış, eleştiri kötü niyetli.”

Türkiye’de yüzlerce yıldır değişmeyen bir alışkanlık…

Oysa modern kurumlar böyle yönetilmez. İletişim bu değildir!

Bakın, Süleyman Akbulut’un paylaşımlarına! Menteşe Belediyesi’nin yetersiz kaldığı hizmet alanları ile ilgili neler paylaşmış?

– Futbol sahasının bakımsız hali,

– Tabakhane Caddesi’ndeki çöp görüntüleri,

– Şemsi Ana Çeşmesi’nin yıllardır el atılmayan saçak boyası,

– Pazar yerinin çevresinin depo gibi kullanılması,

– Halktan gelen onlarca şikâyet…

Bunların hangisi iftira?

Hangisi fotoğrafı çekene ait bir kurgu?

Hepsi sahada görülen gerçekler.

Gerçeği perdelemeye çalışan açıklamalar ise, sahadaki gerçeği değiştirmiyor.

Menteşe Belediyesi’nin “Kamuoyuna duyurulur” başlıklı metni gazetecilik kriterlerine göre sorunlu…

Basın bültenleri, muhatapla kavga etmek için yazılmaz.

Basın bültenleri, kamuoyunu bilgilendirmek için yazılır.

Bu metnin dili:

– Suçlayıcı,

– Kişiselleştirilmiş,

– Kurum ciddiyetiyle bağdaşmayan,

– Eleştiriyi düşmanlık gibi gören bir zihniyetin ürünü.

Belediye tarafından yazıldığı iddia edilen bültenler, kişiyi değil kamuoyunu muhatap alır.

Bu bültende ise kamu değil, gazeteci hedef alınmış.

Teknik olarak da sorunlu:

Bir kamu kurumunun yaptığı açıklamada;

“aynı kişi”, “o kişi”, “yakışıksız yorum”, “kötü niyetli” gibi subjektif yargı cümleleri kullanılamaz.

Bu tür ifadeler, basın açıklaması değil; sosyal medya polemiğidir.

Bir belediyenin basın müdürlüğünden çıkmaması gereken türden metinlerdir.

Belediyelere dost bir uyarı: Eleştiriyi susturarak değil, çözerek güçlenirsiniz

Buradan sadece Menteşe Belediyesi’ne değil, tüm yerel yönetimlere sesleniyorum:

Eleştiriyi düşman sanmayın.

Gazeteciyi rakip sanmayın.

Soru soranı hedef almayın.

Bir görüntü ortaya çıktıysa, önce o görüntünün neden var olduğuna bakın.

Bu ülkede gazetecilik zaten türlü zorluklarla, baskılarla mücadele ediyor.

Gazetecinin işi vatandaşın sesini duyurmaktır.

Bir belediye, gazeteciyi susturmaya değil, yanına almaya çalışmalı.

Eleştirenle kavga eden değil, eleştirenden öğrenen belediyeler güçlenir.

Kamu yönetimi böyle olur.

Kentin sorununu çözmeyen açıklama, gazeteciyi değil sizin yönetim anlayışınızı tartıştırır

Ne diyordu MGC Başkanı ve Mabolla Medya Genel Yayın Yönetmeni Süleyman Akbulut paylaşımlarında?

“Kentte bu görüntüler hiç yakışmıyor.

Spor alanları bu halde olmamalı.

Menteşe daha iyi bir hizmeti hak ediyor.”

Bunun neresi kötü niyetli?

Neresi düşmanca?

Neresi yanlış?

Bir gazeteci, kent adına doğruyu yaptığı için hedef alınmaz.

Kamu görevi yapan belediye, eleştiriyi duymadığı zaman zarar görür.

Kent zarar görür.

Belediyenin yayınladığı bülten, gazetecinin söylediği hakikati ortadan kaldırmıyor.

Sadece şu soruyu daha fazla insanın sormasına yol açıyor:

“Bir belediye, eleştiriye böyle tahammülsüzse; hizmetteki eksikler konusunda ne kadar şeffaf olabilir?”

Cevabı siz düşünün.

Ben de gazetecilik adına, halk adına, kent adına aynı soruyu sormaya devam edeceğim.

GAZETECİYİ HEDEF ALMAK, KENTİN SORUNLARINI ÇÖZMEZ
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481