Doktor Vahap Anısına

Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
featured

1980’li yılların sonları. Milas Devlet Hastanesine ilk defa bir göz doktoru atanmıştı. Tabi ki bizde bir Milas’lı olarak çok sevinmiştik. Çünkü en ufak bir göz rahatsızlığımızda ya Muğla’ya ya da İzmir ’ e gidiyorduk. Rahmetli babam Milas Devlet Hastanesinden 1979 yılında emekli olmuş, 1961 yılında hastaneye 50 metre mesafeden arsa alıp ev yapmış, bizde orada büyümüştük. Bende o zamanlar belediyede memurdum. İzinli olduğum bir günde Doktor Vahap Yazıcı ile tanıştık. Avcı olduğunu o zaman öğrendim. Günler geçtikçe samimi olduk. Ve ilk önceleri balık avına daha sonra kara avına gitmeye başladık. 1992 yılı Ağustos ayı sonlarında Milas- Ören’e beraber üveyik avına gitmiştik. Delikanlılığına ve dürüstlüğüne önceleri birkaç kez şahit olmuştum. Ama o gün için gördüklerim takdire şayandı. Sabah geçidinde birkaç kuş vurmuştum.  Hava ısınınca kuş gelmez olmuştu.  Beklemekten sıkılmıştım Dr. Vahap 300 metre karşı tarafımdaydı. Yerimden kalkıp onun yanına gitmeye karar verdim. Vahap beyin beklemekte olduğu zeytinliğin tam önünde bir bahçe vardı. Bahçede Domates, Biber, Salatalık ve buna benzer sebzeler ekilmişti. Bahçenin tam köşesinde kuyu kuyunun başında pancar motor kurulmuştu. Motorun yanından geçerken bir şey dikkatimi çekti. Motorun üst kısmındaki düz yere bir taşla bastırılmış kâğıt 250.000 tl. Vardı? Kendi kendime söylendim? “Motorun üstüne kâğıt para koymuşlar?”  Dr. Vahap cevap verdi. “Mustafa domatesler baksana yerli? Baktım çok güzeller. Dayanamadım iki tane koparıp yedim. Onun karşılığı bu parayı koydum”  Bu sözler karşısında duygulanmış bir acayip olmuştum. Doktora dönüp  “Abi bu dünyada hala senin gibi insanlar var oldukça sırtımız yere gelmez”  diye söylemeden edemedim…

O yıllarda sigara içiyordum. “Şimdiki aklım olsa ağzıma bile sürmezdim!” Yan yana oturup birer tane yaktık. Bir ara uzak mesafeden geçen bir üveyik’i 94 model Vursan’ı ile düşürünce büyük keyif almıştı. Oraya her ava gidişimizde yaptığımız gibi öyle saatlerinde oluşan sıcak ve aşırı nemden korunmak için gölgelik ve serin bir yer bulup orada oturup yemeğimizi yedik. Yemekten sonra akşama doğru hava biraz serinleyinceye kadar vaktimiz olduğundan kilimin üzerinde devrilip dinlenmeye koyulduk. Saat 16,00 sularında Doktor eski yerine kaldı. Ben ise denize doğru daha aşağılara doğru gitmiştim. Sahile 300 metre kadar mesafede bulunan susam tarlasının sınırında bulunan karaağaçtan onlarca üveyik kalkmıştı.  Bende hemen gidip karaağacın 25 metre kadar yakınında bulunan Armut ağacının dibine oturdum. Beş dakika kadar ancak geçmişti. Sırtımı armut ağacının gövdesine yaslamış bekliyordum. Bir anda tam karşımdan iki üveyik belirdi. Menzile girince tetiği çektim.  Biri düşerken diğeri de onunla birlikte yere doğru manevra yapıp susam kümelerinin arasından uçup kefeni yırttı. Attığım silahın sesinden çevremdeki ağaçlardan onlarca üveyik havalanmıştı. Boşalan namluya fişeği yeni sürmüştüm ki sağ tarafımdan üç tane üveyik bindirdi. Vursan süperpozemle önce birini sonra birini hakladım. Bu arada Dr. Vahap’ın kaldığı yerden ardı ardına tüfek atılıyordu. Çünkü üveyik taarruzu kesilmek bilmiyordu. Ardı ardına tüfek atmaktan namlu adeta kızgın bir demire dönüşmüştü. Nasıl olsa av bol diye tüfeğimi kırıp yan tarafa yere bırakıp bir sigara yaktım. Sigara bitinceye kadar yan taraf da ki ağaca onlarca üveyik gelip konmuştu.

İçgüdüsel olarak yan tarafım ki tüfeğime yavaşça uzandım. Harbimden iki dolu çıkarıp namluya sürdüm. Ağacın altından kalkıp meydana fırlayınca onlarca kuş kanat şapırtılarıyla değişik yönlere dağıldılar. Benim radarıma giren biriside havada söndü. O gün beraber çok güzel bir av gününü doyasıya yaşamıştık.  O günden sonra Doktor Vahap ile aramız hiç bozulmadı.  1990 lı yılların sonlarına doğru Göz Doktoru Vahap Yazıcı 75. Yıl Milas Devlet Hastanesine Başhekim oldu. İşte ne olduysa ondan sonra oldu? Devletimize bir kuruş yük olmadan hayırsever bir vatandaşın destekleri ile ek bina kazandırdı. Ultrason, Tomografi ve Diyaliz cihazları kazandırdı.  Ödül verilecekken 5 yıl sonra görevinden alındı. Yani bu dürüst ve namuslu insanın kıymeti bilinmedi? İşte bizim birlikteliğimiz o zaman sona erdi. Neden mi? Emekli oldu ve Milas’ı terk edip İstanbul ’a yerleşti!

Tüm bu sıkıntılar ve yaşadıkları onu bir hayli yıpratmış ve amansız bir hastalığa yakalandığını öğrendim. Ve bu güzel insanı 10 Ekim 2026 Cumartesi günü toprağa verdik! Yani Milas’tan efendiliğiyle, dürüstlüğüyle, insanlara yardım severliği ile bir Dr. Abdül Vahap YAZICI geldi geçti. Allah Rahmet Eylesin. Mekanı cennet torağı bol olsun…

Doktor Vahap Anısına