Müfit Demirkol
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. GENÇLERİMİZİN EĞİTİM SIKINTILARI

GENÇLERİMİZİN EĞİTİM SIKINTILARI

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yurdumuzda eğitim diğer ülkelere göre çok farklıdır. Başımızda bulunan iktidarımızın arzu ettikleri bir şekilde eğitim programları uygulanmaktadır.

Özellikle, teknik ve fen kökenli eğitim verilmesinden ziyade dini eğitime ağırlık verilmektedir. Yapılmakta olan eğitimin başlangıcı çocuklarımızın çok küçük yaşlardan itibaren aldıkları veya almakla zorlandırıldıkları bu eğitim sistemi için, çeşitli öğrenci evleri, medreseler ve vakıflar kurulmuştur.

Gençlerimiz, yüksek okul eğitimlerini yapabilmek için kendileri ve aileleri için her türlü eziyeti yaratabilmemek için, bulundukları yerde yüksek okul yok ise, büyük şehirlerimize veya ailesinin durumları el verdiğince yurt dışına çıkmak istiyorlar.

Büyük şehirlerimizde açılan öğrenci evlerinde, dinimizin gerektirdiği şekilde yaşanmak zorunludur. Namaz kılınmalı ve din yetkililerin söylevleri dinlenilerek uygulamaları istenmektedir.

Bulundukları şehirlerde istedikleri yüksek okulların veya üniversitelerin bulunmaması, gençlerimizin istedikleri üniversitelerin bulunduğu şehirlerde eğitimlerini almaları eğitimlerini almaları. Ailelerinin mali durumlarına göre, bu gençlerimizden bazıları da yurt dışında eğitim alma çabasına girmişlerdir.

Büyük şehirlerimizde gençlerimizin okumaları, eğitim almalarının maddi yükü çok ağırdır. Devletimizin bu konuda imkanları çok kısıtlıdır. Öğrenci yurtları, istenilen niteliklere sahip olmadığı gibi, talepleri kesinlikle karşılayamamaktadır.

Birçok üniversite öğrencisi bir derece kazanmayı ve evde ve işte geçimlerini iyileştirmeyi umar. Ancak, öğrenciler üniversite deneyimlerine başladıktan sonra, genellikle aşılması zor gibi görünen zorluklarla karşılaşırlar. Bu engeller, bazı öğrencilerin bu umut ve hayallere ulaşmasını engelleyebilir. Yükseköğretim kurumları, öğrenci zorluklarını belirlemeli ve başa çıkmalarına yardımcı olacak stratejiler uygulamalıdır. Öğrenciler ihtiyaç duydukları desteğe sahip olduklarında, akademik çalışmalarına odaklanmak için daha fazla özgürlüğe sahip olurlar ve bu da başarı şanslarını artırır.

Öğrencilerin bugün karşılaştığı en büyük zorluklar akademik başarı, erişilebilirlik, finans, yaşam ortamı, ruh sağlığı ve refahı ve zaman yönetimiyle ilgilidir.

  1. FİNANSAL BELİRSİZLİK

Finansal stres, bir öğrencinin hem akademik hem de sosyal olarak başarılı olma becerisi üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Çoğu öğrenci, üniversite yemek planları, harçları, kitapları ve materyalleri için çek yazamaz veya tasarruf hesabı üzerinden ödeme yapamaz. Üniversite önemli bir yatırımdır ve finansal belirsizlik öğrenciler arasında yaygındır.

Bu endişe, üniversiteye kayıtlı kalırken ailelerini de geçindirmesi gerekenler için daha da artabilir. Üniversite öğrencilerinin çoğunluğu üniversite ve kişisel harcamalarını karşılamak için kredi kullanır, bu nedenle mezun olduktan sonra öğrenci kredisi borcu gerçeğiyle de yüzleşeceklerdir. 2025 itibarıyla, öğrenci kredileri borçlu başına ortalama 37.853 dolardı ve çoğu insanın bakiyelerini ödemek için yaklaşık 20 yıla ihtiyacı vardı.

Zayıf finansal güvenlik öğrencilerin ruh sağlığını olumsuz etkileyebilir. Finansal konularda endişelenmek depresyon ve anksiyete gibi ruhsal hastalıklara katkıda bulunabilir veya onları kötüleştirebilir. Finansal stresle karşı karşıya kalan öğrenciler ayrıca daha zengin akranlarıyla ilişkilerini yönetmeyi daha zor bulabilir ve bu da utanç ve izolasyon duygularına yol açabilir.

Bazı öğrenciler üniversite masraflarını karşılamak için çalışmak zorunda kalıyor, bu yüzden akademik başarıları olumsuz etkileniyor. Üniversite öğrencilerinin yaklaşık %65’inin işi var ve işi olanların %40’ı tam zamanlı çalışıyor. Haftada 20 saatten fazla çalışmanın akademik performansı olumsuz etkilediği kanıtlanmıştır ve haftada 25 saatten fazla çalışanların akademik yolculuklarına başladıktan sonraki altı yıl içinde derece programlarını tamamlama olasılıkları daha düşüktür.

Finansal güvensizlik de öğrencilerin okulu ertelemelerinin veya bırakmalarının önemli bir nedenidir. Son araştırmalar, okulu bırakanların %42’sinin yüksek öğrenimi bırakmalarının temel nedeninin finansal kaygılar olduğunu göstermektedir. Birkaç öğrencinin bir araya gelerek ev tutabilmeleri çeşitli sebeplerden dolayı imkansızdır.

Büyük şehir belediyelerinin girişimleri ile öğrenci yurtları açılmıştır. Bu yurtlarda, yemek bedelleri ile yatma bedelleri, devlet yurtlarından çok daha azdır.

Ne yazıktır ki, başta cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, beledilerin bu yurtları açmalarına kesinlikle karşı çıkılmıştır.

Öğrencilere özel barınma hizmeti veren kurumlara kurum açma izniyle işyeri açma ve çalışma ruhsatı, ortaokul ve ortaöğrenim düzeyinde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından verilecek. Yükseköğretim düzeyindeyse yetki, Gençlik ve Spor Bakanlığına verilmiştir.

Bakanlıklar bu yetkilerini valiliklere devredebilecek, usul ve esaslar yönetmelikle belirlenecektir. Belediyelerin yurt açma ve işletme yetkisinin olmadığı 2010’da yayınlanan Sayıştay kararıyla belirlenmişti. Milli Eğitim Bakanlığı’ndan izin almaları halinde yurt açıp işletebilen özel işletmeler ve vakıfların, pek çok istismar haberi ve ihtiyacı karşılamadığı eleştirileri gündeme gelmişti. CHP konuyu bir kanun teklifi ile Meclis gündemine getirdi.

Özellikle büyükşehirlerde öğrencilerin yurt sorunu yaşadığına dikkat çeken Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, belediyelere öğrenci yurdu açma ve işletme yetkisi tanınması için kanun teklifi verdi. Gürer, 5393 Sayılı Belediyeler Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun Teklifi’nde, mevcut kanuna göre öğrenci yurdu açma ve işletme yetkilerinin gerçek ve tüzel kişilere verildiğine dikkat çekti.

Gürer, “Özellikle büyük şehirlerde başta olmak üzere yerel yönetimlerin, öğrenim dönemlerinde öğrencilere barınma hizmeti sunabilmeleri ve bu yönde gelen talepleri karşılayabilmeleri için, gerçek ve tüzel kişilere sağlanan öğrenci yurdu açma ve işletme yetkisinin belediyelere de tanınması gerekmekte olup, bu yönde atılacak adımlar öğrenciler için de destek ve fayda sağlanmış olacaktır” ifadelerini kullandı.

Son olarak, devletin Yurt-Kur vasıtasıyla yapmış olduğu yurtlar, belli ki yetersiz kalmaktadır… Bu açığı kapatmanın yollarından biri de Belediyelerimizin devreye girmesidir. Belediyelerimizin kendilerine ait arsaları vardır. Arsaları yoksa öğrenci yurdu yapma amaçlı talep edildiğinde Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nden arazi tahsisi talebi yapılabilir…

Bunlar kolay ve ses getirici projelerdir. Ayrıca öğrencilerimize de hem maddi hem de manevi anlamda oldukça büyük bir hizmettir.

Bu hizmetlerin yapılıp yapılmayacağı devletimizin yetki ve görevlerine kalmıştır.

Önemli olan gençlerimizin, dini eğitim alma zorunluğu olmadan eğitimlerini tamamlayarak yurdumuzun, gelişmiş ülkelerin eğitim seviyesine yükselebilmelerini sağlamaktır.

GENÇLERİMİZİN EĞİTİM SIKINTILARI
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481