Müfit Demirkol

FAŞİZİM

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Faşizm, 20. yüzyılın başlarında İtalya’da (Mussolini) ortaya çıkan, aşırı milliyetçilik, otoriter tek parti yönetimi, militarizm ve bireysel hakların reddiyle karakterize edilen aşırı sağcı bir ideolojidir.

Devleti en üstün otorite olarak gören faşizm, demokrasiyi küçümser, muhalefeti şiddetle bastırır ve toplumsal hiyerarşiyi savunarak genellikle lider odaklı totaliter bir düzen kurar.

Faşizm, toplumu baskı altında tutan bir siyasi ideoloji ve harekettir. İtalyan diktatör Benito Mussolini tarafından 20. yüzyılın başlarında geliştirilen ve benimsenen faşizm, totaliter bir devlet yapısını ve güçlü bir lider figürünün egemenliğini öngörür. Faşist ideoloji, milliyetçilik, ırkçılık, otoriterizm, şiddet, terör, militarizm, anti-demokrasi ve anti-komünizm gibi özelliklere dayanır. Faşist hareketler, genellikle ulusal birliği, güçlü bir devleti ve lideri, toplumun disiplinini ve sınıfsal birlik içinde milli çıkarları vurgular. Faşist liderlerin kişisel gücü ve karizması ön plandadır ve liderlerin iradesi tüm toplum üzerinde egemen olmalıdır. Faşizm, sert bir hiyerarşi, sansür, baskı ve şiddet kullanımını teşvik eder.

Bireysel özgürlükler ve insan hakları, faşist rejimlerde sınırlıdır ve burjuva egemen sınıfının çıkarlarına göre şekillendirilir. Irkçılık, ayrımcılık ve nefret politikaları da faşizmin temel unsurları arasındadır.

Faşizm, tarihte İtalya ve Almanya gibi ülkelerde yükseldi ve II. Dünya Savaşı’na yol açan büyük çatışmalara neden oldu. Bugün, faşizm genellikle totaliter rejimlerin ve aşırı sağcı ideolojilerin sembolü olarak görülür. İnsan haklarına, demokrasiye ve hoşgörüye dayanan değerlerle çelişen faşizm, ilericiler tarafından genellikle eleştirilir ve reddedilirken gericiler tarafından savunulur.

“Faşizm” kelimesinin etimolojik kökeni, İtalyanca “fascismo” kelimesine dayanır. “Fascismo” kelimesi ise Latince “fasces” kelimesinden türetilmiştir. “Fasces”, Roma döneminde kullanılan bir sembol olup, bir demir sopanın etrafına sarılmış kırbacı ve içinde bulunan balta ile birlikte otorite ve gücü temsil etmek için kullanılırdı.

Diktatör bir lider, merkezi otokrasi, militarizm, muhalefetin zorla bastırılması, doğal bir toplumsal hiyerarşi inancı, ulusun veya ırkın algılanan iyiliği için bireysel çıkarların tabi kılınması ve toplumun ve ekonominin güçlü bir şekilde düzenlenmesi ile karakterize edilen aşırı sağcı, otoriter ve aşırı milliyetçi bir siyasi ideoloji ve harekettir.

Faşizm, 20. yüzyılın başlarında Avrupa’da ön plana çıktı. İlk faşist hareketler, I. Dünya Savaşı sırasında İtalya’da ortaya çıktı ve ardından başta Almanya olmak üzere diğer Avrupa ülkelerine yayıldı. Faşizm, Avrupa dışındaki bazı bölgelerde de taraftar buldu. Faşistler, I. Dünya Savaşı’nı sadece bir çatışma değil, savaşın, toplumun, devletin ve teknolojinin doğasını kökten değiştiren bir devrim olarak gördüler.

Faşizm, siyasi şiddet, emperyalist şiddet ve savaş gibi şiddet biçimlerini ulusal gençleşmenin araçları olarak görmektedir. Faşistler genellikle totaliter bir tek parti devleti kurulmasını savunur ve devletin ekonomiye güçlü müdahalelerde bulunduğu yönlendirmeci bir piyasa ekonomisinden yana olurlar.

Faşizmin aşırı otoriter ve aşırı milliyetçi yapısı, kimi zaman ulusal yazgının tarihsel bir zorunlulukla gerçekleşeceğine inanan “kutsal görev” anlayışı ya da geçmişteki büyük bir imparatorluk döneminin yeniden diriltilmesi arzusu şeklinde tezahür edebilir.

Faşizmde, toplumsal yaşamın tüm alanlarını kapsayan bir tek ideoloji bağlayıcı olarak ilan edilir. Gerek devlet gerekse de iktidarın dünya görüşüne göre ve lider ilkesine göre örgütlenir ve belirlenir.

Basın ve yayın kuruluşlarının mevcut ideolojiye göre yayınlar yapması zorlanır. Hakim görüşe zıt düşünceler ve muhalif seslerin çıkması çeşitli baskı unsurlarıyla önlenir. Aykırı yayın yapanlar sansürlenir, kapatılır veya başka türlü yollarla engellenmeye çalışılır. Böylece hakim düşüncenin karşısına farklı düşüncelerin çıkmasının önüne geçilmiş olunur ve tek tip düşünce, toplumda baskın hale getirilir.

Gerek devlet gerekse de yönetim dünya görüşüne göre ve lider ilkesine göre örgütlenir ve belirlenir. Aynı şekilde işletmelerde de patron ve işçi arasında işletme yöneticisinin iktidarına dayalı bir ilişki kabul edilir.

Bir ulusa, kültüre ya da “ırka” üye insanların toplumun geri kalanı üzerinde üstün oldukları iddiası, faşizimin özelliğidir. Bu yaklaşım aynı zamanda lider ilkesinde de ifadesini bulur. Belli bir kişi diğer herkesten ve topluluktan daha isabetli kararları alabilir durumdadır.

İşçi ile işveren, emek ile sermaye gibi arasında sorunların bulunduğu ekonomik tarafların ve toplumsal sınıfların arasındaki problemleri faşist devlet uzlaşma yoluyla çözmeye çalışır.

FAŞİZİM
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481