Mehmet Nergiz
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. KALEMİN UCUNDA BİR HAYAT: SADIK PALA İLE ÇİZGİ, MİZAH VE TOPLUM

KALEMİN UCUNDA BİR HAYAT: SADIK PALA İLE ÇİZGİ, MİZAH VE TOPLUM

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Karikatür, çoğu zaman tek bir çizgiyle söylenemeyeni söylemenin, susturulanı görünür kılmanın ve zamanı kayda geçirmenin en güçlü yollarından biridir. Türkiye’de karikatürün hem basınla iç içe olduğu hem de toplumsal hafızaya yön verdiği dönemlere tanıklık etmiş ustalar, bugün yalnızca çizdikleriyle değil, bıraktıkları izlerle de anılıyor. Sadık Pala, işte bu ustalar arasında yer alan, çizgisiyle bir dönemi anlatan isimlerden biri.

1960’lı yılların sonunda başlayan yaşam yolculuğunu, daha çocuk yaşlarda mizah dergilerinin ve çizgi romanların dünyasıyla birleştiren Sadık Pala, karikatürü erken yaşta bir tutkuya, ardından bir mesleğe dönüştürdü. Henüz lise yıllarında dergilere çizim gönderen, ilk karikatürü yayımlandığında bunun hayatındaki yön değiştirici etkisini hisseden Pala, 1980’li yılların başından itibaren Türkiye mizah basınının en üretken ve en hareketli dönemlerinde aktif olarak yer aldı.

Yeni Asır Gıcık’tan Gırgır’a, Fırt’tan Limon’a uzanan çizgi serüveni boyunca yalnızca güldüren değil, düşündüren, sorgulatan ve eleştiren bir mizah dili kurdu. Grafik tasarımdan kitap resimlemeye, gravür baskılardan karikatür haritalara kadar uzanan çok yönlü üretimiyle çizginin sınırlarını genişletti. Aldığı çok sayıda ödül ise bu uzun ve emek dolu yolculuğun sessiz tanıkları oldu.

Sadık Pala’nın çizgisi, yalnızca mizah dergilerinin sayfalarında kalmadı; yaşadığı coğrafyanın izlerini, Ege’nin dilini, insanını ve gündelik hayatını da içine alarak büyüdü. Toplumdan kopmayan, aksine onunla sürekli temas halinde olan bu üretim anlayışı, sanatçının karikatüre bakışını da belirledi. Ona göre karikatür, vitrinde sergilenen bir süs değil; yaşanılan hayatın içinden beslenen, sorumluluk taşıyan bir anlatım biçimi.

Bugün, mizah dergilerinin giderek azaldığı, basılı yayıncılığın daraldığı ve yapay zekânın sanat alanında tartışıldığı bir dönemde, Sadık Pala geçmişten bugüne tanıklıklarını, sanatla kurduğu bağı ve geleceğe dair umutlarını samimi bir dille paylaşıyor. Ustalara duyulan vefadan genç çizerlere, toplumsal sorumluluktan hayalini kurduğu projelere kadar uzanan bu söyleşi; yalnızca bir karikatüristin değil, bir dönemin hafızasına açılan kapı niteliği taşıyor.

-Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

1966 Manisa Gölmarmara doğumluyum. İlk, orta ve lise eğitimimi İzmir’de tamamladım. Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Mezunuyum. 1982 yılından beri çiziyorum. Yeni Asır Gıcık, Gırgır, Fırt , Limon, Ustura, Arıza, Tercüman, Dokuz Eylül gibi gazete ve dergilerde çalıştım. Bir çok yarışma ve sergiye katıldım. 50 civarında ödülüm var.

Evli ve 1 çocuk babasıyım. Karikatürcüler Derneği ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti üyesiyim.

-Sanatla ilk bağınız ne zaman ve nasıl kuruldu?

Liseye giderken dergilere çizdiklerimi yolluyordum. 1982 yılında ilk Karikatürüm bir çocuk dergisinde yayımlandı. 1983 yılında Eflatun Nuri yönetimindeki Yeni Asır Gıcık dergisinde çizmeye başladım. Liseden sonra Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümünü kazanınca sanatın içinde buldum kendimi.

-Bu alanda üretmeye sizi iten şey neydi? Bir kırılma anı veya ilham kaynağı var mıydı?

İlkokula gitmeden önce de çizgiye meraklıydım. Eve bütün mizah dergileri ve Teksas, Tommiks, Zagor gibi çizgi romanları inceleye inceleye daha ilk okula başlamadan okumayı öğrenmiştim. Lisede sınıfta kaldığımı öğrendiğimde aynı anda ilk karikatürüm yayımlandı. İzmirli çizerlerle ve Eflatun Nuri hocamızla tanışıp onun çizdiği yerde çizmeye başlayınca Karikatürü meslek olarak seçmeye karar verdim.

 

-Bugüne kadar ortaya koyduğunuz eserler içinde sizi en çok yansıtan neler oldu?

Mizah dergisi çizerliği, gazete çizerliği, grafik mizah işleri, gravür baskıları, kitap resimleme işleri yaptım. 79 yıllık köklü kuruluş olan İzmir Gazeteciler Cemiyeti yönetimine seçilen ilk karikatürist oldum. Karikatür haritalar da beni en çok yansıtan işlerdendi. En çok mizah dergisi çizerliğinden keyif aldım.

-Eserlerinizde Milas’tan, Ege’den, yöresel unsurlardan izler bulunuyor mu? ve Turhan Selçuk karikatür yarışması hakkında düşünceleriniz nelerdir?

Milas’a birkaç defa geldim ve çok beğendim. Çizdiklerimde yaşadığım coğrafyayı yansıtmaya çalıştım. Arka planlarda çevremi, yazılarda yöremin sözlerini vermeye gayret ettim. Tanışmaktan onur duyduğum Turhan Selçuk usta adına yapılan yarışmayı çok önemsiyorum. Sahip çıkılmaya devam edilmeli ve daha üst seviyeye çıkılması biz çizerleri çok sevindirir. Ben de koordinatörü olduğum, Konak Belediyesi ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti paydaşlığında Eflatun Nuri Karikatür Yarışması ile hocamıza vefa borcumuzu ödemeye çalışıyorum.  Jürisinde de Hocamızın yetiştirdiği çizer dostlarım yer alıyor. Umarım uzun yıllar devam eder.

-Bugün sanatla uğraşmak sizce nasıl bir deneyim? İmkânlar, ilgi ve çevre açısından değerlendirir misiniz?

Gazete ve dergilerin karikatürcüler açısından en parlak döneminde çalışma ve iş üretme imkanı buldum. Bir çizerin sevdiği işi yapması çok büyük bir keyif. Ancak şu ara mizah dergilerinin birer birer kapanması, gazetelerin çizgilere yer vermemesi ve yapay zeka ile gelinen nokta çizerliği zor bir duruma düşürdü. Umarım eski parlak günlerine tekrar döner.

 

-Sizce bir sanatçının toplumla ilişkisi nasıl olmalı?

Asla toplumdan kopmamalı. Maddi menevi değerlerinin yaşadığı çevrenin farkında olması, topluma saygılı olmalı. Toplumdan kopuk yaşam sanatçıyı köreltir ve üretemez duruma düşürür.

 

-Son olarak, şu anda üzerinde çalıştığınız yeni bir proje veya paylaşmak istediğiniz bir gelişme var mı?

Uzun bir süredir Türk Okçuluğu yapıyorum. Bununla ilgili bir sergi projem var. Umarım uygun bir anı bulup bunu gerçekleştiririm. Bir de karikatürcülerin tasarladığı binalardan, planlardan oluşacak Karikatür Köyü düşüncem var.  Bir gün gerçekleşmesini umuyorum.

KALEMİN UCUNDA BİR HAYAT: SADIK PALA İLE ÇİZGİ, MİZAH VE TOPLUM
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Notice: ob_end_flush(): Failed to send buffer of zlib output compression (1) in /home/milasciz/public_html/wp-includes/functions.php on line 5481