
(Koçarlı Haber gazetesi Şener Alevci’nin kaleminden)
Bir ilçenin nabzını kim tutar?
Mahallesinde akan suyun, köy yolundaki çukurun, okulun eksik çatısının, hastanedeki doktor sıkıntısının haberini kim yapar?
Cevap basittir: Yerel basın.
Ama bir düşünelim…
Ya yerel basın olmazsa?
Yerel basın, bir ilçenin gözü, kulağı ve dili gibidir. Halkın sorununu, sevincini, umudunu yansıtır. Büyük gazeteler kentin merkezine odaklanırken, köydeki çiftçinin derdini, mahalledeki yaşlı ninenin feryadını yerel basın duyar.
O ses sustuğunda, sessizliğin içinde kayboluruz.
Yerel basın olmazsa, halkla yönetim arasındaki köprü yıkılır.
Belediyelerin, kurumların, siyasilerin yaptığı işlerin doğru yapılıp yapılmadığını kim takip eder?
Yerel gazeteci, belki bir maaşla değil ama vicdanıyla görev yapar; kâğıdın kokusuna değil, doğrunun kokusuna inanır.
O gazeteci sorar, araştırır, yazar… Çünkü bilir ki, halkın haber alma hakkı kutsaldır.
Yerel basın olmazsa, sadece haber kaybolmaz; kültür de kaybolur.
Bir ilçenin tarihi, insanı, gelenekleri, yerel basının sayfalarında yaşar.
Her köşe yazısı bir hafıza, her haber bir arşivdir.
Yarın çocuklarımız “bizim ilçemizde neler yaşanmış” diye sorduğunda bakacakları yer, işte o sararmış gazete sayfalarıdır.
Ama en çok da doğruluk kaybolur.
Yerel basın susarsa, sosyal medyanın kirli bilgi bataklığı doldurur boşluğu. Dedikodu, gerçeklerin yerini alır. Halk yanlış bilgilendirilir, toplum kutuplaşır.
Kısacası yerel basın olmazsa,
demokrasi topallar, şeffaflık ölür, halk körleşir.
O yüzden, her küçük ilçede çıkan bir yerel gazete, bir ülkenin vicdanıdır.
Belki matbaası küçüktür, belki sayfa sayısı azdır ama taşıdığı sorumluluk büyüktür.
O gazetenin mürekkebi, sadece haber yazmaz; tarihe not düşer.
Ve unutmayalım:
Bir ilçenin kaderi, o ilçenin basını kadar güçlüdür.
KÖŞE YAZILARI DEYİP GEÇMEYİN! İKTİDARI DEVİRME GÜCÜ VARDIR!

Ulusal gazeteyi eline alan okuyucu…
Gazetenin manşetinde ki büyük puntalı yazılara göz attıktan sonra…
Kalemini beğendikleri…
Siyasi gündemi araştırarak tahlil eden…
KÖŞE YAZARLARININ yazılarını okur öncelikle!…
Bugün Sözcü Gazetesi eğer en çok satış yapan gazete ise…
Emin Çölaşan-Rahmi Turan-Saygı Öztürk-Yılmaz Özdil
Karar Gazetesi
Taha Akyol
Cumhuriyet Gazetesi
Mustafa Balbay-Sinan Meydan-Ataol Behramoğlu
Hürriyet Gazetesi
Abdülkadir Selvi-Nedim Şener
Milliyet Gazetesi
Güneri Civaoğlu-Melih Aşık
Size okurların tercih ettiği ve yazıları en çok okunan köşe yazarlarından bazılarını hatırlattım…
Bu köşe yazarları sayesinde gazete satışları önem taşır!…
****
Yerel gazetelerde de okur alışkanlık ve müdavimlik tercihleri değişmez!..
Yazılı gazete veya internet gazetelerine önemli reytingler sağlayan…
Tüm gazetelerde aynı haberler yayına girdiğinden…
Kalemine güvenilen, doğru bilgilere dayalı yazılar kaleme alan ve değişik konularla okurlarına hitap eden…
Köşe yazarlarının yazılarını okumak için gazeteye abone olurlar ve o gazeteyi tercih ederler!..
Sonuç itibarı ile;
Şener Alevci meslektaşımın kaleminden okuduğunuz yerel basının önemini…
Haber yoğunluğu olan, konuları tarafsız gözlemleyen, okurlarına saygılı olan ve güçlü kalemlere sahip köşe yazarı kadrosu olan…
Yerel gazetelere destek vermek her aydın kişinin görevi olmalıdır…!
NEDENSE…!
Aydın ve Milas’ta köşe yazıları kaleme aldığım gazete imtiyaz sahiplerinin birçoğu veya hemen hemen hepsi…
Kökeninde ekonomik sıkıntı yatan sorunlarından dolayı;
Köşe yazarlarına ekonomik katkı sağlayamamakta hatta; bazıları köşe yazılarını önemsememekte” olmazsa olmasın” zihniyetine sahipler!…
Evet!
Hiçbir Köşe yazarı bir beklenti içerisinde kalemi eline almaz…
Gündemi aralıksız takip eder…
Yazısı içeriği ile araştırma yapar…
Yazı konusu içerisinde ki siyasi veya ticari kişilerle iletişim kurarak, asılsız konulara değinerek okurlarına karşı güven sarsıntısı yaratmamaya özen gösterir…
Yaşamının belki de önemli saatlerini ayırır yazısını yazmak için…
Yani; BİR EMEK HARCAR…
Her Emeğin mutlaka bir değeri olduğunu düşünürsek…
Ekonomik olmasa da;
Sevgi… Saygı… Hatırlanma Beklemekte HAKSIZ MIDIR…?

