Ilımlı monarşi, meşruti (anayasal) monarşi ile eş anlamlıdır. Hükümdarın (kral/kraliçe) yetkilerinin bir anayasa, yasalar ve halk tarafından seçilmiş bir parlamentoyla sınırlandırıldığı siyasi yönetim biçimidir.
Yurdumuzda monarşi var mıdır?
Türkiye’de monarşi yoktur; Türkiye, anayasal bir Cumhuriyet ile yönetilen demokratik bir devlettir.1982 Anayasası’nın 1. maddesine göre, Türkiye Devleti’nin yönetim şekli kesin olarak cumhuriyettir ve bu madde değiştirilemez
Türkiye Devleti bir Cumhuriyet – TBMM. Egemenlik kayıtsız şartsız millete aittir ve yönetim gücü, monarşilerde olduğu gibi babadan oğula veya hanedana geçmez. Kararlar, halkın seçtiği temsilcilerden oluşan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve anayasal kurumlar aracılığıyla alınır.
Mutlak monarşi, yasama ve yürütme kuvvetlerinin hükümdarda toplandığı bir hükûmet sistemidir. Bu sistemde, devlet içinde tek ve en büyük otorite sahibi hükümdardır. Yasama, yürütme ve hatta yargı yetkisinin sahibi ‘hükümdar’dır (monark, kral, padişah…).
Mutlak monarşiyi meşruti monarşi ile karıştırmamak gerekir. Meşruti monarşi bir kuvvetler ayrılığı sistemidir. Mutlak monarşi ise kuvvetler birliğini esas alır. Yani mutlak monarşi, devletin tek bir kişi tarafından hiçbir sınırlamaya bağımlı olmayarak yönetildiği rejim türüdür. Merkezi krallık anlamına ya da padişahın tek elden kendi kararlarıyla yönetimine denir.
Mutlak monarşiler Avrupa’da ilk defa Kara Ölüm ve Rönesans’ı takip eden beyliklerin yıkılması gibi siyasi ve sosyal değişimler ile Orta Çağ toplumunun hükûmeti dengeleyici güçlerine karşı olarak hükümdarların merkezi bir devlet kurma çabaları sonucunda çıkmıştır. Başlangıçta Burgonya Düklüğü’nde görülmüş ve sonrasında İspanya ve Fransa Krallıkları’nın çeşitli topraklarını merkezileştirmek için bir model olarak yayılmıştır.
Mutlakiyetçi hükûmet sistemi, 16. yüzyılın sonları ve 17. yüzyılda, Fransa Kralı 14. Louis ve İspanya Kralı II. Felipe gibi daha otokratik bir yönetim biçimiyle ilişkilendirilen figürler altında en tepe noktasını gördü. Mutlakiyetçi bir hükûmet kurmaya çalışan I. Charles parlamentoyu gereksiz olarak gördü ve bu sonrasında İngiliz İç Savaşı’na ve takiben idamına yol açtı.
Mutlakiyetçilik ilk olarak Fransız Devrimi’nin ardından ve sonrasında I. Dünya Savaşı’nın bitişiyle büyük ölçüde geriledi. Her iki olay da halkın egemenliği temelli hükûmet sisteminin halk arasında yaygınlaşmasına yol açtı. Fakat, 19. yüzyılın başlarında Meşruiyetçilik ve Karlizm gibi liberal demokrasiye karşı çıkan yeni siyasi hareketler ile 20. yüzyılın başlarında çıkan bütüncül milliyetçilik için bir temel sağlamıştır.
Günümüzde Mutlak monarşiyle yönetilen ülkeler arasında, Brunei, Esvatini, Umman, Suudi Arabistan, Vatikan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni oluşturan emirlikler vardır.
28 Ağustos 2014 tarihinde göreve başlayan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin 12. ve şu anki cumhurbaşkanıdır.
2017 yılındaki halk oylamasıyla kabul edilip 2018’de yürürlüğe giren sistemdir. Bu sistemde yürütme yetkisi ve sorumluluğu doğrudan Cumhurbaşkanına aittir. Kanun yapma ve denetleme görevleri halk tarafından seçilen Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından yerine getirilir.
Yargı yetkisi, bağımsız ve tarafsız, Türk Milleti adına Cumhurbaşkanımız tarafından uygulanmaktadır.
Türkiye gelişmekte olan bir ülkedir ve cumhurbaşkanlığı sistemiyle yönetilen demokratik, ılımlı islamiyeti ile üniter bir anayasal cumhuriyettir…
Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi, yurdumuzda 16 Nisan 2017 Referandumu’yla kabul edilen ve 9 Temmuz 2018 tarihinden itibaren uygulanmaktadır.
Bu sistemde millet vekillerinin oluşturduğu meclis vardır. Parlamento yoktur. Başbakanlık yoktur. Bakanlar cumhurbaşkanımız tarafından seçilirler.
28 Ağustos 2014 tarihinde göreve başlayan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin 12. ve şu anki cumhurbaşkanıdır.
Şu anda ki yönetim şeklimizi Amerika Birleşik Devletleri başkanı Trump desteklemektedir. Türkiye’nin ılımlı İslamiyetli, monarşi ile, Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yürütülmesini istemektedir.
Önümüzde yapılması istenen seçimlerin ne şekilde gerçekleşeceği de milletimiz tarafından merak konusudur.
Milletimiz, büyük kurtarıcımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bize emanet etmiş olduğu cumhuriyet ile idare edilmesini şiddetle arzu etmektedir.

