Müfit Demirkol
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Ormanlarımız Ve Madenlerimiz…

Ormanlarımız Ve Madenlerimiz…

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Doğal kaynaklar açısından son derece zengin olan Türkiye’de yenilenebilir ve yenilenemez doğal kaynaklar arasında üstünlüklerinden dolayı sıklıkla öncelik çatışmaları yaşanmaktadır. Türkiye yüzölçümünün %28,6’sını oluşturan orman alanına talep olması da kaçınılmazdır.

Orman alanlarının madencilik için tahsisi, günümüzün küresel iklim değişikliğini etkileyen arazi kullanımı değişikliğinin önemli bir örneğidir. Küresel iklim değişikliğinin olumsuz etkileri ciddi boyutlarda olup, madencilik yapılmasına izin verilen orman alanları da sel ve erozyona maruz kalmaktadır. Bu şaşırtıcı değildir ancak onay için hukuki alt yapının çok dikkatli oluşturulması ve onay sürecinin çok hassas bir şekilde takip edilmesi gerekmektedir. Türkiye’nin ulusal ormanlarında madencilik izinlerinin verilmesi çok detaylı ve kapsamlı yasal düzenlemelere tabidir. Bu faaliyetler orman işlevselliğinin maksimum düzeyde korunmasını gerektirdiğinden, asıl amaç ormanların bu faaliyete tahsis edilerek zararın en aza indirilmesidir. Onay süresinin bitiminden sonra alanın restorasyonu 6831 sayılı Türk Çevre ve Orman Kanunu’nda ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Bu bağlamda, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 16.maddesi ve ilgili mevzuat uyarınca, maden ruhsatı sahibi, ulusal ormanda madencilik faaliyeti yürüttükten sonra teslim edilen bölgeyi rehabilite etmekle yükümlüdür.

Özellikle verimliliği düşük bir orman alanında izin alanı verilmeye çalışılması, süreç boyunca kontrollerin yapılması, izin süresi sonunda iyileştirme koşullarının gözden geçirilmesi, alanın talep edilmesi gibi durumlar, korunan bir madenciliğin gerekli olduğunu açıkça göstermektedir.

Türkiye’de yürütülen her türlü madencilik çalışmalarının orman alanlarında yarattığı olumsuz algının kaldırılması için neler yapılabileceğine ön ayak olmaktadır.  Bu sayede de orman alanlarında madencilikten kaynaklanan olumsuz algının kaldırılması için neler yapılabileceğini ortaya koymaktadır.

Özellikle Sanayi Devrimi’nden bu yana geçen iki yüzyıllık insanoğlunun baş döndürücü gelişimi içinde madencilik sektörünün yeri ve önemi inkâr edilmemektedir

Madencilik faaliyetleri milli gelir sağlayarak, istihdamı ve ihracat kazançlarını artırarak kalkınma sürecine önemli katkı sağlamaktadır. Ancak madencilik faaliyetleri aynı zamanda önemli olumsuz çevresel dışsallıklar da yaratmaktadır. Bunlar genellikle hava, su ve toprak kalitesinin bozulması, sera gazı emisyonları (GHG), insan sağlığının, eko sistemlerin ve estetik görünümün bozulmasıyla ilişkilendirilmektedir.

Çünkü madencilik ve metal işleme sanatlarının en eski örneklerine Anadolu’da rastlamak mümkündür.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde üretim amaçlı olmaktan ziyade madencilik alanında maden haklarının elde edilmesine yönelik anlaşmalar yaygındı ve gelir elde etmeye yardımcı olduğu düşünülüyordu. Bu dönemde madencilikle ilgili getirilen düzenlemeler esasen yabancı sermayenin yararınaydı. Cumhuriyetin ilk yıllarında insanlar madenciliğin ekonomik kalkınma açısından önemini fark etmiş ve bu hedefe ulaşmak için çok önemli yasal ve kurumsal adımlar atmışlardır.

1960’lı yıllardaki planlama geliştirme döneminde madencilik sektörü önemli ve öncelikli bir ekonomik faaliyet alanı olarak görülüyordu.

Yer altı ve yer üzeri kaynakları açısından zengin olan Türkiye`de bu kaynakları ekonomiye kazandırmak için madencilik sektörü faaliyetlerini devamlı artırmaktadır.

Günümüzde dünyada ortalama 90 çeşit madenin üretimi yapılmaktayken, Türkiye`de 60 civarında maden türünde üretim yapılmaktadır.

Ormanlarımız Türkiye yüzölçümünün yüzde 30’un kapsamaktadır. Bölgenin yüzde 2,7’sinde madencilik yapılmaktadır. Madenlerin kurallara uygun olarak çıkarılması gerekmektedir.

Ormanlarımızın yüzde 60’ının, tarım alanlarımızın yüzde 70’inin madencilik izinleriyle kapatıldığı yalanı maalesef halkımızın aklını bulandırmaktadır En büyük sorunumuz bu olumsuz algıdır.

Ormanlarımız Ve Madenlerimiz…
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter